Sevdiği adam giderken, arkasından bakan üzgün kadınların yüzü; kırık ayna, soluk fotoğraf, saksıdaki solgun frezya, Yağmur yüklü bulut ve gücenmiş ve incinmiş ve dargın başka başka şeyler...
Sevdiği adam giderken, kapıda kalan kadınların yüzü. Eşikte kalmış. İçerde ve dışarıda. Eşikte. Evin, hayatın,aşkın , öfkenin, özlemenin, hep beklemenin eşiğinde.
Ben kaç kere gidip döndüm öte dünyanın sınırından! O yola çıktın mıydı dalga, bulut hiç farketmiyor çünkü ancak hatıraların sırtına binerek gidiliyor öte tarafa, o yüzden hiç durma, hemen hatıra biriktirmeye başla!
Sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
Herkesin perde perde çekildiği bir akşam
Siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
Ağzında eriklerin aceleci tadı
Elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
Bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun
"sen beni sevdikçe ey yar derdim artar daima"
çünkü beni sevsen de
güvenmezsin bana bilirim
ama artan her şeyle birlikte yanlışlık da artar
meselâ her su gözyaşı olur
her dönem bir hazin geçiş
suya boşversem yanılsama
aya baksam bir bulut
sevgisizlikle birlikte yanlışlığın hükmü başlar
çünkü beni sevsen de bana güvenmezsin iyi bilirim
..... neyi hatırlatır benim sana uzak bir bakışım
bilirim
aslında mutsuz yaşayıp gidiyoruz
ölüme direnerek şimdilik
şimdilik alımlı başka mutluluklara özenerek
aşkımız ve.........
bir yudum gelecek ve mutlu saatler üstüne korkumuz........
sev beni, alış bana
kimse ürkütemez bağlandığımız güzelliğin utkusunu
sev beni, bir dağ gölgesi kadar sev
...... bir tırnak gibi büyü domuz bir tırnak gibi
zorlayarak her bir yanı
çünkü biraz sonra umut başlar.......
aslında bir alıştırmadır umut
öbürlerinin azıcık nefes diye bağışladığı
-baharı beklemeye benzer-
hain ve olmayanadır çünkü
"Hem ben çirkin miyim, sevgilim? Ben de insanoğluyum. Bu, senin beni bir sevmene bakar. Bak o zaman nasıl burnum düzeliyor, gözlerim mahmurlaşıyor, küt parmaklarım incelip sanatkâr parmağı oluyor, dişlerim incileşiyor."