Kalbimi Ebru'nun yazdığı mektubun sayfasında bıraktım.
Şimdi seni, tekrar tekrar okumak ümidiyle kütüphanemin en güzel köşesine kaldırıyorum.
Tekrar buluşacağız.
İlgi çeken bir olay örgüsü yoktu kitabın klasik türk dizisi tadında bir şeydi. Fakat içinde yer alan fedakarlıklar çok güzel bir şekilde işlenmiş ve insanın içinde yer edecek türdendi.
Kesinlikle okunmalı demiyorum ama Klasikler içinde olduğu için 2 saatinizi ayırıp bitirebilirsiniz.
Böylesi güzel bir kitabın bu kadar az okunmuş olması gerçekten büyük haksızlık.
Okuduğumda sanki Tanzimat Dönemi yazarları ile Muallim Naci'nin kaleminden çıkan yazıları okuyormuş gibi hissettim. Bir yanda yenileşme çabası diğer yanda eskiyi yaşatma umudu.
Etem'in kendisini ölüme sürükleyen takıntılı sevdası, Oğuz'un aşkına engel olan işi, Meral'in bir aşktan kurtulma çabası, Hale'nin her şeye rağmen devam etme isteği... Bunlardan ziyade eskiyle yeninin çatışması, verdiği hasarlar o kadar güzel işlenmiş ki bu yönleriyle içimde yer eden bir kitap oldu.
Ben şans vermek isteyen herkese tavsiye ediyorum hiç beklenmeyen bir son ile karşılaşacaksınız.
Keyifli Okumalar :)
Yine kitaplığımda bulunduğu halde geç kaldığım, beni buna pişman eden bir kitap. O kadar güzel ve yalın bir anlatımı var ki kitap su gibi akıp gidiyor.
Belirli bir olay örgüsü yok içerisinde farklı hikayeler yer alıyor. Bu hikayeler günlük hayattan bir kesitmiş gibi başlayıp insanı hayrete düşürüp, kendine hayran bırakarak bitiyor.
Yazar yazdığı hikayelerde ruh haline o kadar güzel bürünmüş ki sanki yalnızca Aykut Ertuğrul'u değil Asiye Bucan'ı Oğuz Atay'ı Sait Faik Abasıyanık'ı ve Paulo Coelho'dan Simyacı'yı okuyormuş gibi oldum. Tavsiye ediyorum şans verilmesi gereken bir kitap.
Keyifli Okumalar.
Ağır hastalık geçiren ama bu dereceye geldiğini annesine söyleyemeyen ince yürekli bir çocuk.
Etrafa anlattığı 'iyiyim' yalanları kendine de umut oluyor ve umudu günbegün ölüyor.
Fazla spoiler vermek istemiyorum mutlaka herkesin okuması gereken muhteşem bir eser.'