Yas, bumerang kıvamında bir şeydi. Öyle atıp kaçamıyordun. Sahibinin kurtulmak için şehirdışına götürüp bıraktığı sadık köpekler gibi koşup geri geliyordu.
Issızlığa terk edemeyeceğin bir ıslık sesinden yola çıkan bumerang avcısının son kurbanının dizüstü yansımalarının profil deseni olmaya mı geldin bu dünyaya, yoksa uzayan yolların çiğ düşmüş yeşilinde, buzlarını çözmeye çalışan bir gelin böceğinin noktalarında mı buldun sonsuz sevdayı?
Siz de benim gibi ara ara düşünüyor musunuz? Hayatın kısır döngüsü içinde bumerang gibi dönüp durduğunuzu ve hep aynı noktada o ahşabın sert yumruğuna yakalandığınızı...
Sarsıcı gerçeğin hayallerinize vurduğu tokadı!
Bazı insanlara yer yer hakkınız olmadığınızı bildiğiniz hâlde gıpta etmiyor musunuz; sizin bin bir çaba ile sahip olabildiğiniz şeylere, onların çabasızca erişmesi adaletsizlik olarak gelmiyor mu? Tuhaf ve çirkin bir kıyas zihninizin ardını tırmalamıyor mu mesela?