Puan vermedi·432 syf.··
2026 5. kitabı
Hayatın bir bumerang gibi işlediğini, attığımız her adımın bir gün mutlaka bize geri döneceğini anlatan sarsıcı bir yolculuk. Hikâye, Nazlı’nın eşinin şüpheli ölümü ve evindeki kuşların katledilmesiyle başlayan bir kabusun içine, karakterin zihnindeki o derin sisle birlikte bizi de çekiyor. Karakterlerin o puslu ve çözülmesi zor bilinçaltı dehlizlerini okumayı çok seviyorum. Zihnin o sisli tarafı, hikayeye bambaşka bir derinlik katıyor. Polisiye türünün o merak uyandıran temposunu taşırken, asıl gücünü karakterlerin kendi geçmişleri ve karanlıklarıyla yüzleşmelerinden alıyor. Sistemin dışına itilmiş eski bir istihbaratçı ile Cinayet Büro'nun tek kadın polisinin, birbirlerine güvenip güvenmeme ikilemiyle başlayan zorunlu iş birliği, aslında sadece bir dosyayı değil, birbirlerinin yaralarını da kapatma çabasına dönüşüyor. Geçmişin günahlarının, ödenmemiş borçların ve insanın kendi zihnindeki o sessizliğin peşine düşen bu roman; olaylar netleştikçe dünyada tesadüf diye bir şeyin olmadığını, her şeyin bir ritim içinde dengelendiğini hissettiriyor. Polisiye türünde çıtayı her zaman yüksek tutan, insan bilinçaltı ve içsel yolculuklar üzerine de fazlaca okuma yapan bir okur olarak; bu kitabın kurgusunu ve psikolojik derinliğini tam tadında bulduğumu söyleyebilirim. Hem zihni yoran hem de duyguları harekete geçiren, dengeli ve sarsıcı bir okuma deneyimiydi. Oyunculuğuyla yakından tanıdığım Başak Hanım'ın kaleminden okuduğum bu eser, yazardan okuduğum ilk kitaptı ve gerçekten enfes bir kitap olduğunu söylemek isterim. "Kime ne yaşattıysan verdiğin şeyin aynısını yaşarsın bu hayatta. Acı verirsen aynı acıyı, mutluluk verirsen aynı mutluluğu yaşarsın. Unutma, başkasına yardım eden insan aslında kendine yarım ediyordur. Evrensel prensipler bunlar."
Ölü Kuşların SessizliğiBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026907 okunma
10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 113. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 00:00
"ÖLÜ KUŞLARIN SESSİZLİĞİ" "Evrenin adalet sisteminde kimsenin kimseye ufacık bile hakkı geçemezdi. İyilik ve kötülük insanın kendi seçimleriydi ve insan bu tür sınavlarla tekâmül ediyordu bu dünyada. Her şey zıddıyla var olmalıydı ki seçimler olabilsin. Sadece iyilik olsaydı hayatta, o zaman seçecek ne kalırdı geriye! Kötülük de olmalıydı ki iyilik var olabilsin. Soğuk olmadan sıcak olamazdı, uzun olmadan kısa. Güzel olmadan çirkin olamazdı. Mutsuzluk olmadan da mutluluk. Hayat müthiş bir denge üzerine kuruluydu ve en büyük zorluklar en büyük tekamül fırsatlarını barındırıyordu içinde. Şeytan ve cehennem gerçekten varsa o dışarıda değil içimizdeydi aslında." Bazı kitaplar vardır, okurken içimizi tarifsiz bir huzursuzluk kaplar. Daha ilk sayfalardan itibaren o garip his gelip yerleşiyor içimize. İstanbul Dragos’taki yazlık evde ölü bulunan Emre... İlk bakışta intihar gibi görünen ölüm, aslında intihar süsü verilmiş bir cinayettir. Olayı aydınlatmak üzere Başkomiser Mehmet Ali ve Cinayet Büro’nun tek kadın polisi Özlem, kendilerini sırlarla dolu bir soruşturmanın içinde bulurlar. Ancak bu soruşturma sadece bir cinayeti çözmekle kalmayacak. Herkesin geçmişte üzerini örttüğü sırlar, tek tek gün yüzüne çıkacak. Maktulün eşi Nazlı, yayınevlerinde editörlük yapan, dışarıdan bakıldığında sıradan bir hayatı olan bir kadındır. Ama görünenin ardı hep bir şeyler saklı değil mi? Küçüklüğünden beri hatırladığı ve hatırlamadığı iki ayrı benlik arasında sıkışıp kalmıştır. Nazlı’nın en yakın arkadaşı Evrim’i kaybetmesine sebep olmuştur bu evlilik. Artık yapabileceği bir şey yoktur belki ama ağır bir bedel ödenmiştir. Annesi ve kız kardeşi Aslı için de sorun şudur: Emre’nin ailesine dair neredeyse hiçbir şey bilmiyorlardır. Hiçbir şey. İşte bu bilinmezlik, kitabın giderek koyulaşan
Edebiyat
Ölü Kuşların SessizliğiBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026907 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2026 95. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 04:47
Herkese Merhaba Bugün sizlere Başak Sayan kaleminden Ölü Kuşların Sessizliği kitabının yorumu ile geldim Mayıs ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 430 sayfalık bir kitap •Ölü Kuşların Sessizliği, sadece bir polisiye değil; vicdanın, geçmişin ve kaçınılmaz adaletin hikayesi. •Kitap, İstanbul Dragos’ta bir arabanın içinde bulunan Emre Erdoğan’ın şüpheli ölümüyle başlıyor. İlk bakışta her şey trajik bir intihar gibi görünse de adli tıbbın ve keskin gözlerin devreye girmesiyle işler bambaşka bir boyuta evriliyor. Emre’nin yaka düğmesinin kopuk olması, sahte olduğu grafoloji raporuyla kanıtlanan o intihar notu ve asıl ölüm nedeninin egzoz gazı değil de şarabına karıştırılan bir zehir karışımı çıkması... •Hikâyenin kalbinde ise Nazlı var. O en trajik ve gizemli karakter. Nazlı, çocukluğundaki o büyük olaydan beri stres anlarında dünyadan kopan, ruhunun ikiye ayrıldığını hisseden bir kadın. O boşluk zamanları ve dissosiyasyon sahneleri beni çok etkiledi. Kendi kocasının ölüm gecesini hatırlayamayan bir kadının çaresizliğini, o vicdan azabını resmen yaşadım. Nazlı suçlu mu, yoksa geçmişinin bir kurbanı mı? Bu soruyu sormaktan beynim yandı. Mehmet Ali Başkomiser; Sert, disiplinli ama bir o kadar da sezgileri güçlü. Olayın peşini bırakmayan, her detayda mantık arayan o profesyonel duruşu hikâyeye müthiş bir ciddiyet katıyor. Özlem Komiser; Cinayet büronun tek kadın polisi olarak, o eril dünyada var olma çabası ve olaylara getirdiği farklı bakış açısıyla favori karakterlerimden biri oldu. •Yazarın bu kitapta ilmek ilmek işlediği bir felsefe var: Bumerang Etkisi. Hayat bir sarkaç gibidir; ne yaparsan o sana döner, hiçbir günah cezasız, hiçbir fedakârlık ödülsüz kalmaz. Kitabın her sayfasında altını çizdiğim o felsefi dokunuşlar, konuyu sadece bir katil kim hikayesi olmaktan çıkarıp derin bir
Ölü Kuşların SessizliğiBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026907 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 21:34
Polisiye ve psikoloji türünün başarılı bir harmanlanmasıyla karşılaştığım anlatım beni çok etkiledi. Öyle ki kitabın müptelası oldum, bırakmak istemedim. Okurken özellikle merak ve heyecan duygusunu yoğun yaşatırken çoğu yerde kalbimin göğüs kafesine sığmadığını hissettirdi. Son sayfasına gelip kapağını kapattığımda ise tatlı bir huzur bıraktı. Her ne kadar hayatın adaletsizlikleri ile karşılaştığımızı düşünüyor olsak da aslında hayatın öyle bir adil olduğunu, ne yaparsak bumerang gibi bize döndüğünü, hayat terazisinin sarkacının iki yöne de eşit olduğunu anlatan, iyi-kötü kavramını farklı çerçeveden değerlendirten güzel bir okuma deneyimi oldu. Kitap 53 kısa bölümden oluşan soluksuz okunacak bir roman. Ama her bir bölüm ayrı ayrı okunsa sanki birer bağımsız öykü gibi. Bir mesaj veriyor, okuru içine alıyor, bir sonuçla bağlanıyor ve okuruna yoğun bir merak duygusu bırakıyor. Sonrasında her bir bölüm pazılın parçaları gibi biraraya gelerek kurguyu bir tablo gibi sunuyor biz okurlarına. Yazarın kalemiyle tanışma kitabım olmasına rağmen beni çok etkiledi. Harika bir anlatımı var. Sürükleyici, merak uyandırıcı, empati uyandıran, hayata ve insanlara farklı bakış açıları kazandıran bir anlatım. Bir intihar sahnesi de başlıyor kitap. Nazlı henüz 7-8 yaşlarındayken yaşadığı travmanın etkisinde. Ne yaşadığını tam hatırlayamıyor ama o onun psikolojisinde öyle derin hasarlar bırakmış ki stresli zamanlarında veya hayatında ters giden bir şeyler olduğunda; kişilik bölünmeleri ve zaman kayıpları yaşıyor. Böyle bir zaman kaybı yaşadığı bir anın sonunda eşinin intihar etmiş olduğu haberiyle sarsılıyor, atak kriz geçiriyor ve ruh hastanesne yatırılıyor. Zihnindeki kayıp zaman ve farklı kişilikler yaşaması nedeniyle Bu intihar cinayet, ikileminde kendini sorgularken yaşamanın
Ölü Kuşların SessizliğiBaşak Sayan · İthaki Yayınları · 2026907 okunma
Puan vermedi·280 syf.·
2026 1. kitabı
Selamünaleyküm dostlar ! Sevgili @_birvaize Fatma Bayram Hocamızdan yine muhteşem bir eser. Kitap 4 bölümden oluşuyor ; *Neye , Nasıl inanır, Niçin isteriz ? *Yaratılışın Anlamı *Yaratan da O (cc) Yöneten de *Hac’la gelen Medeniyet Hocamız ,Merhum Elmalılı Hamdi Yazır tefsirinden belli bölümleri bize açıklarken hayatın içinden örneklerle desteklemesi daha kolay anlaşılmasını sağlıyor . Hocamızın kalemini ve okurken bende açtığı pencereleri çok seviyorum , ufkumu genişletiyor . Tefsir okumaya başlamak isteyenler için giriş niteliğinde bir kitap . Kitaptan Alıntılar ; Hayatta yol almak istiyorsan , yüklerini azaltacaksın! Herkesin kendi imkanları dahilinde yapabileceği bir iyilik mutlaka vardır ! Kur’an insanın bu dünyadaki yaşama kılavuzudur. Size ne kadar çok nimet verilmişse , sizden o kadar çok şey isteniyor demektir. İyilik bumerang gibidir. Başkası için yaptığınızı zannedersiniz ama en büyük faydası sizedir. Mutlaka okuyun , okutturun . Gönülden tavsiyemdir Her daim sevgiyle kalın !
Elmalılı Hamdi Yazır ile Kur'an SohbetleriFatma Bayram · Timaş Yayınlar · 01,023 okunma
KADIN BEYNİ KİTAP ÖZETİ
Puan vermedi·328 syf.··
2026 4. kitabı
Kitap Özeti ve Değerlendirmesi Louann Brizendine'in “Kadın Beyni” kitabını da şimdi bitirdim. Bir önce okuduğum “Erkek Beyni” kitabında yer verdiğim hususları tekrar etmeksizin, altını çizdiğim bazı satırları sizinle paylaşacağım. 1990'a kadar araştırmacıların kadın fizyolojisine, nöro-anatomisine ya da psikolojisine erkeğinkiyle aynı gözle baktıklarını; Yale'de bir gün deney yaparken dişilerde ne gibi sonuçlar elde edileceğine dair hocasına soru sorması üzerine “Araştırmalarda asla dişi denek kullanmayız; menstrual döngüleri elde edilen verileri mahveder.” şeklinde cevap aldığını nakleder. Brizendine, üniversiteye feminist hareketin yükselişte olduğu dönemde gittiğinden, kadın ve erkek arasındaki farklılıkların politik ve psikolojik olduğunu, cinsiyet ayrımının aile ve kültür kaynaklı olduğunu, suçlunun ise dönemin kültürüne hâkim olan erkek egemen duruş olduğunu düşünürdü. Daha sonra konu üzerinde çalıştıkça erkek ve kadının beyin devrelerinin tamamen farklı olduğunu ve kadınların sık sık yaşadığı hormonal değişikliklerin arzularını, değer yargılarını ve hayatı algılayışlarını birçok yönden etkilediğini keşfediyor. Tıp fakültesinde yaptıkları deneylerde hayvan beyninin dişi ve erkeklerde uterusta farklı geliştiği ve çiftleşme, gebelik ve yavruların yetiştirilmesi gibi dürtülerin hayvan beyninde dahi değiştirilemez şeyler olduğunu tespit ettiklerini naklediyor. Benim dikkatimi çeken ilginç farklılıklardan biri, kadınların bebeklikten itibaren yüz okumada maharetli olmaları hususudur. Küçük kızların dahi ifadesiz yüzleri tehdit olarak algıladıklarını, yanlış bir şey yaptıkları ya da annelerinin kendisini sevmediği şeklinde yorumladıklarını, hatta botokslu yüzlerin bu anlamda dezavantaj oluşturduğunu söylüyor. Bana şunu hatırlattı; bir açık oturumda konuşmacılar
Duygu ve Düşünce
Kadın BeyniLouann Brizendine · Say Yayınları · 2011818 okunma