Kuş Kapanı ve DönüşümStefan Zweig

·
Okunma
·
Beğeni
·
589
Gösterim
Adı:
Kuş Kapanı ve Dönüşüm
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
86
ISBN:
9786052940761
Kitabın türü:
Çeviri:
Derya Öztürk
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Bir itirafla başlayayım hikâyeme. Geçen yıl ağustosta Cadenabbia’daydım ve aynı otelde kaldım. Bunu sizi şaşırtacağından eminim, çünkü size tekrarlardan kaçınmaktan bahsettiğimi hatırlıyorum. Ama hikâyemi öğrenir öğrenmez neden bu kuralımı yıktığımı anlayacaksınız.
Burası o zaman da şimdiki gibi ıssızdı. Milan’lı bir adam vardı, bütün gün balık tutuyor, ertesi sabah aynı balığı yakalamak için akşam olduğunda tuttuğu balığı yeniden göle bırakıyordu. Sessiz sakin, etyemez, varlıkları yoklukları belli olmayan iki İngiliz vardı. Bir de yakışıklı bir delikanlı ve yanında soluk tenli, güzel bir kız kalıyordu otelde. Kızın, karısı olup olmadığını merak etmiştim çünkü birbirlerine karşı çok sevgi dolu davranıyorlardı.
*****
Beni bugün her şeyin gizemli bir şekilde çektiği gibi, uzaktan bir yerden müzik sesi ve çılgın sesler beni kendine çekmişti. Kendimi hayatın akışına bırakmak istiyordum. Kalabalığın içinde böyle sürüklenmenin sıra dışı bir büyüleyiciliği vardı. Heyecanlanan kütlenin içinde ben de heyecanlanıyordum; tüm duyularım toz, tütün, nefes ve terle karışmış bu ekşi sisin etkisiyle uyarılmıştı. Son zamanlara, düne kadar bana bayağı ve sıradan ve sonuç olarak da tiksindirici görünen her şey, kesinlikle uzak durmam için eğitildiğim her şey sanki ilk defa hayvani, dürtüsel ve sıradan güdülerle kendi akrabalarımın farkına varmışım gibi, arzularımın birincil hedefi haline gelmişti. Burada, şehrin varoşlarında, sıradan askerlerin, hizmetçi kızların ve serserilerin arasında kendimi tarif edilmez şekilde rahat hissediyordum. Bu yeni havayı sevinçle ciğerlerime çektim; kalabalığın içinde omuz omuza olmak mutluluk vericiydi ve tuhaf bir merak içinde bu sürüklenişin beni nereye götüreceğini öğrenmek için bekliyordum…
Yaşlı bir yazarın canı sıkılınca kendisine kuklalar bulup hikaye yaratması amacı ile bir genç kıza aşk mektubu yollaması ve genç kızın o mektubu yakışıklı gencin yolladığını sanması. çok kısa keşke daha uzun olsaydı :)
Stefan Zweig kitapları son zamanlarda çok popüler olmasiyla her kitabini farkli yayınevlerinin basimina neden oldu özellik kitaplarin isimlerini degistirerek okuyucuya yeni bir Stefan zweig kitabi daha algisi yaratmaktadir. Bu Kitabinda Olaganustu Bir Gece ile Donusum ayni hikaye olmasi hayal kirikligindan baska birsey degil
1. hikâye çok kısa. Kendi duygularını gizlice başkasının ağzından dile getiren yaşlı adam, aslında kendi hissiyatlarını açığa vurmaktadır. Ava giderken avlanır...Kendini kafesletmiştir...
2.hikâye herşeyi olan zengin bir adamın, hiçbirşeyden mutlu olmamasıyla başlayıp, şımarık duygularının esiriyle sağdan sola yalpalamasının hikâyesi. Suçluluktan haz duymaya başlamasıyla içindeki durağanlığı harekete geçirir ve daha çok suç işleme hissiyatına kapılır. Halbuki bu da çare değildir. Zaten yine mutlu değildir. Çözüm kendi kendine oluşur...
Artık mutlu mudur? o da belli değil...
İçinde yazarın iki öyküsü bulunan bu kitap, yine derin duygusal tahliller ile okuyucuyu sarıp sarmalamayı bilmiş. Kuş Kapanı'nda, kendi oyununun kurbanı olan kahramanın duygusal tahlillleri ve Dönüşüm'de ise, yaşamın hazzını sonradan bulabilen kahramanın hisleri, hepsi o kadar ustaca veriliyor ki, okuyucuya da keyfine varmak kalıyor sadece..
Keyifli okumalar
Bitti !!!
🦅 İki hikayeden oluşan kitap çok güzeldi.
🦅 İlk hikaye, yalnız bir genç Kıza gizli bir mektuplar yollayıp, ondaki değişimi ve kendine karşı geri gelen özgüvenini dışarıdan izleyen bir adamın öyküsü.
İkincisi ise, ailesinden miras kalan atadan zengin bir adamın, bir süreden sonra yaşadığı hayattan, lüks yaşamdan ve istediği herşeyi elde etmesinden sıkılması üzerine hayatında yaptığı değişimden bahseden bir öykü.
Tavsiye ediyorum. 8/10
"Anılarla hiç işim olmaz.
Bir kere yaşamışsınızdır ve sonra biter, hepsi bu kadar."
Stefan Zweig
Sayfa 8 - Maviçatı yayınları
"Bilinçsiz ya da yarı bilir, yarı bilmez özlemlerim hala devam ediyordu. Ama gerçek istekler değildi bunlar, sadece istemek için istiyordum; daha güçlü, daha az kontrol edilebilen, daha tutkulu ve daha az tatmin edilen arzuları arzuluyordum; hem daha dolu dolu yaşamak, hem de acı çekmek istiyordum."
"Yıldızlarla bezeli gökyüzü uçsuz bucaksızdı. Arada sırada bir meteor ortaya çıkıyor, tıpkı bu yıldızlardan birinin gök kubbeden kopup gecenin karanlığında karşıdan karşıya geçmesine benziyordu; sonra karanlıkta aşağılara, vadilere, tepelere ya da uzaklardaki suya düşüyor, tıpkı yaşamlarımızın, bilinmeyen kaderlerimizin uçurumuna sürüklenmesi gibi kör bir güç tarafından sürükleniyordu."
Benimle hayata dair şeyler arasında şeffaf bir bölme vardı, ama bu bölmeyi kırıp parçalamaya gücüm yoktu.
“Budalaca hayaller, lüzumsuz düşler bu saatte gün yüzüne çıkmaya hazırdır.
İyi geceler!”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuş Kapanı ve Dönüşüm
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
86
ISBN:
9786052940761
Kitabın türü:
Çeviri:
Derya Öztürk
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Bir itirafla başlayayım hikâyeme. Geçen yıl ağustosta Cadenabbia’daydım ve aynı otelde kaldım. Bunu sizi şaşırtacağından eminim, çünkü size tekrarlardan kaçınmaktan bahsettiğimi hatırlıyorum. Ama hikâyemi öğrenir öğrenmez neden bu kuralımı yıktığımı anlayacaksınız.
Burası o zaman da şimdiki gibi ıssızdı. Milan’lı bir adam vardı, bütün gün balık tutuyor, ertesi sabah aynı balığı yakalamak için akşam olduğunda tuttuğu balığı yeniden göle bırakıyordu. Sessiz sakin, etyemez, varlıkları yoklukları belli olmayan iki İngiliz vardı. Bir de yakışıklı bir delikanlı ve yanında soluk tenli, güzel bir kız kalıyordu otelde. Kızın, karısı olup olmadığını merak etmiştim çünkü birbirlerine karşı çok sevgi dolu davranıyorlardı.
*****
Beni bugün her şeyin gizemli bir şekilde çektiği gibi, uzaktan bir yerden müzik sesi ve çılgın sesler beni kendine çekmişti. Kendimi hayatın akışına bırakmak istiyordum. Kalabalığın içinde böyle sürüklenmenin sıra dışı bir büyüleyiciliği vardı. Heyecanlanan kütlenin içinde ben de heyecanlanıyordum; tüm duyularım toz, tütün, nefes ve terle karışmış bu ekşi sisin etkisiyle uyarılmıştı. Son zamanlara, düne kadar bana bayağı ve sıradan ve sonuç olarak da tiksindirici görünen her şey, kesinlikle uzak durmam için eğitildiğim her şey sanki ilk defa hayvani, dürtüsel ve sıradan güdülerle kendi akrabalarımın farkına varmışım gibi, arzularımın birincil hedefi haline gelmişti. Burada, şehrin varoşlarında, sıradan askerlerin, hizmetçi kızların ve serserilerin arasında kendimi tarif edilmez şekilde rahat hissediyordum. Bu yeni havayı sevinçle ciğerlerime çektim; kalabalığın içinde omuz omuza olmak mutluluk vericiydi ve tuhaf bir merak içinde bu sürüklenişin beni nereye götüreceğini öğrenmek için bekliyordum…

Kitabı okuyanlar 53 okur

  • Esin Anaç
  • İrem Uyanık
  • Tuba Şahin
  • İrem
  • ŞEBNEM BADA
  • soner
  • Barış ŞAHİNER
  • CEYLAN GÜNEŞ KARAKAYA
  • Adem Zeybek
  • Hilal

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%12 (3)
9
%24 (6)
8
%44 (11)
7
%12 (3)
6
%4 (1)
5
%4 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0