Adı:
Kuş Kapanı ve Dönüşüm
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052940761
Kitabın türü:
Çeviri:
Derya Öztürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Baskılar:
Kuş Kapanı ve Dönüşüm
Kuş Kapanı
Bir itirafla başlayayım hikâyeme. Geçen yıl ağustosta Cadenabbia’daydım ve aynı otelde kaldım. Bunu sizi şaşırtacağından eminim, çünkü size tekrarlardan kaçınmaktan bahsettiğimi hatırlıyorum. Ama hikâyemi öğrenir öğrenmez neden bu kuralımı yıktığımı anlayacaksınız.
Burası o zaman da şimdiki gibi ıssızdı. Milan’lı bir adam vardı, bütün gün balık tutuyor, ertesi sabah aynı balığı yakalamak için akşam olduğunda tuttuğu balığı yeniden göle bırakıyordu. Sessiz sakin, etyemez, varlıkları yoklukları belli olmayan iki İngiliz vardı. Bir de yakışıklı bir delikanlı ve yanında soluk tenli, güzel bir kız kalıyordu otelde. Kızın, karısı olup olmadığını merak etmiştim çünkü birbirlerine karşı çok sevgi dolu davranıyorlardı.
*****
Beni bugün her şeyin gizemli bir şekilde çektiği gibi, uzaktan bir yerden müzik sesi ve çılgın sesler beni kendine çekmişti. Kendimi hayatın akışına bırakmak istiyordum. Kalabalığın içinde böyle sürüklenmenin sıra dışı bir büyüleyiciliği vardı. Heyecanlanan kütlenin içinde ben de heyecanlanıyordum; tüm duyularım toz, tütün, nefes ve terle karışmış bu ekşi sisin etkisiyle uyarılmıştı. Son zamanlara, düne kadar bana bayağı ve sıradan ve sonuç olarak da tiksindirici görünen her şey, kesinlikle uzak durmam için eğitildiğim her şey sanki ilk defa hayvani, dürtüsel ve sıradan güdülerle kendi akrabalarımın farkına varmışım gibi, arzularımın birincil hedefi haline gelmişti. Burada, şehrin varoşlarında, sıradan askerlerin, hizmetçi kızların ve serserilerin arasında kendimi tarif edilmez şekilde rahat hissediyordum. Bu yeni havayı sevinçle ciğerlerime çektim; kalabalığın içinde omuz omuza olmak mutluluk vericiydi ve tuhaf bir merak içinde bu sürüklenişin beni nereye götüreceğini öğrenmek için bekliyordum…
Stefan Zweig kitapları son zamanlarda çok popüler olmasiyla her kitabini farkli yayınevlerinin basimina neden oldu özellik kitaplarin isimlerini degistirerek okuyucuya yeni bir Stefan zweig kitabi daha algisi yaratmaktadir. Bu Kitabinda Olaganustu Bir Gece ile Donusum ayni hikaye olmasi hayal kirikligindan baska birsey degil
Yaşlı bir yazarın canı sıkılınca kendisine kuklalar bulup hikaye yaratması amacı ile bir genç kıza aşk mektubu yollaması ve genç kızın o mektubu yakışıklı gencin yolladığını sanması. çok kısa keşke daha uzun olsaydı :)
  • Kürk Mantolu Madonna
    8.9/10 (15.943 Oy)19.876 beğeni45.519 okunma3.513 alıntı192.339 gösterim
  • Küçük Prens
    9.0/10 (11.110 Oy)13.933 beğeni36.097 okunma3.783 alıntı153.384 gösterim
  • Hayvan Çiftliği
    8.9/10 (7.765 Oy)8.378 beğeni23.962 okunma954 alıntı95.534 gösterim
  • Şeker Portakalı
    9.0/10 (7.896 Oy)9.440 beğeni26.566 okunma1.806 alıntı135.651 gösterim
  • Dönüşüm
    8.2/10 (8.924 Oy)9.197 beğeni30.176 okunma922 alıntı146.381 gösterim
  • Uçurtma Avcısı
    9.1/10 (9.992 Oy)11.787 beğeni29.584 okunma1.685 alıntı154.716 gösterim
  • Fareler ve İnsanlar
    8.6/10 (5.904 Oy)6.017 beğeni20.596 okunma915 alıntı107.006 gösterim
  • Simyacı
    8.5/10 (8.236 Oy)9.229 beğeni27.542 okunma2.928 alıntı121.418 gösterim
  • Suç ve Ceza
    9.1/10 (6.726 Oy)8.188 beğeni22.276 okunma4.489 alıntı136.693 gösterim
  • 1984
    8.9/10 (6.283 Oy)6.635 beğeni17.645 okunma2.943 alıntı90.215 gösterim
İçinde yazarın iki öyküsü bulunan bu kitap, yine derin duygusal tahliller ile okuyucuyu sarıp sarmalamayı bilmiş. Kuş Kapanı'nda, kendi oyununun kurbanı olan kahramanın duygusal tahlillleri ve Dönüşüm'de ise, yaşamın hazzını sonradan bulabilen kahramanın hisleri, hepsi o kadar ustaca veriliyor ki, okuyucuya da keyfine varmak kalıyor sadece..
Keyifli okumalar
Kendi kapanına düşen bir çapkını ve diğerinde de kendini, benliğini yeni fark eden, yaşama sevincini ve mutluluğu yeni keşfeden bir adamın hikayesini yansıtıyor. Her ikisi de ders verici, düşündürücü ve akıcı hikayeler. Okunması gereken kitaplardan çünkü zweig
Stefan Zweig kitaplarını okuyan biriyseniz zaten kitap kapağından kitabın içinde 2 tane öykü olduğunu rahatça anlayabilirsiniz. İlk öykü yaşlı bir adamın imkansız platonik aşkını betimleyerek karşımıza çıkarırken , ikinci öykü de ise bir askerin hayatını bir günde nasıl değiştirdiğini ve sonrasında yaşadığı mutluluğu ele almış.
İlk öykü kısa olduğu için hemen bitiyor zaten diğeri ise İlkine oranla biraz daha uzun. ikinci hikayeyi okurken baya baya sıkıldım taa ki son 8 sayfaya gelene kadar .. Son 8 sayfaya geldiğimde ise iyi ki de okumuşum diyebildim. eminim sizlerde eseri okuduktan sonra benimle benzer düşüncelere sahip olacaksınız. Kitapta çok güzel mesajlar vermiş yazar tabi anlayabilmek lazım. Son olarak şu cümleyle incelememi bitirmek istiyorum: ''İçinde ki insanlığı anlayan kişi , tüm insanlığı anlayacaktır.'
Keyifli okumalar diliyorum.
1. hikâye çok kısa. Kendi duygularını gizlice başkasının ağzından dile getiren yaşlı adam, aslında kendi hissiyatlarını açığa vurmaktadır. Ava giderken avlanır...Kendini kafesletmiştir...
2.hikâye herşeyi olan zengin bir adamın, hiçbirşeyden mutlu olmamasıyla başlayıp, şımarık duygularının esiriyle sağdan sola yalpalamasının hikâyesi. Suçluluktan haz duymaya başlamasıyla içindeki durağanlığı harekete geçirir ve daha çok suç işleme hissiyatına kapılır. Halbuki bu da çare değildir. Zaten yine mutlu değildir. Çözüm kendi kendine oluşur...
Artık mutlu mudur? o da belli değil...
Olağanüstü bir gece adlı eserinin tıpa tıp aynısı dönüşüm adlı eserdir. İlk defa okumuş gibi okudum ve aynı zevki aldım. Zweg ne yapıyor ediyor bizi bağlıyor eserine. Kendi yaşamının, fikirlerinin etkisi eserlerinde bariz şekilde fark ediliyor.
Kalemiyle farklı bir hava estiren yazarları siz de fark ediyorsunuz değil mi? Sizi saran, alıp götüren bir yerlere, hikayeyi size izlemeniz için sunan yazarları. Kör Baykuş'ta biz de gittik o mezarlığa, o masada o odada biz de vardık. Raskolnikovla biz de ecel terleri döktük o kapının arkasında. Cibranla bizde 'ermiş' bulunduk. İşte Stefan Zweig de böyle. Kaleminin ucuyla tutunuyoruz dünyasına. Çizdiği/Yazdığı. Her hikayesi kült. İçinde ummanlar olan damla gibi.
Bu eserde de iki hikaye var. Birinde bir yaşlı adamın bir genç kıza oynadığı küçük bir aşk oyunu, bir tuzak ama kurbanın değil kapanı kuranın yakalandığı bir tuzağı anlatıyor. (Yaşlının aşka sobelendiği an muhteşemdi.) ikinci hikaye sonradan açıp açıp okuyacağım bir şiir gibi. İnsana, hayata, balona, gökyüzüne değmeyen bir adamın 'hayat' ile tanışmasını yeniden yaşamasını anlatmış. 8 Haziran 1913 sabahının yarattığı kişiyi anlatıyor iyi, kötü, erdem, doğru, yanlış kavramlarından sıyrılıp yeni bir nefesle. (Ata kek verdiği an. Bunda da o çok hoştu.)
Şiddetle değil yine sevgiyle tavsiye ederim.
Çok keyifli okumalar dilerim.
Sanırım şimdiye kadar okuduğum en kısa kitaptı. Yedinci sayfadan yirminci sayfaya kadar. Çünkü kitabın ikinci hikayesi olan Dönüşüm' ü Olağan Üstü Bir Gece adıyla Türkiye İş Bankası Yayınları'ndan okumuştum. iyi bir satış stratejisi midir bilemem ama pek de hoşuma gitmedi aynı öyküyü farklı isimde satın alımış olmak.
Bitti !!!
🦅 İki hikayeden oluşan kitap çok güzeldi.
🦅 İlk hikaye, yalnız bir genç Kıza gizli bir mektuplar yollayıp, ondaki değişimi ve kendine karşı geri gelen özgüvenini dışarıdan izleyen bir adamın öyküsü.
İkincisi ise, ailesinden miras kalan atadan zengin bir adamın, bir süreden sonra yaşadığı hayattan, lüks yaşamdan ve istediği herşeyi elde etmesinden sıkılması üzerine hayatında yaptığı değişimden bahseden bir öykü.
Tavsiye ediyorum. 8/10
Söz konusu Stefan Zweig olunca kitap her ne kadar sıkıcı ilerlesede sonuna gelip kapağı kapadığınız an iyi ki de okumuşum dedirtiyor. Fakat kitabı alırken benim düştüğüm hataya düşüp de yayınını göz ardı etmeyin derim. Sonrasında yazım yanlışlarına katlanmak durumunda kalabilirsiniz.
Heyecan arayan absürt bir adam portresi okudum.hic hosnut kalmayacağım bir kişilik profili sergiledi.heycan ve yaptığı şeylerin hislerini yaşamak için yaptıkları hırsızlık ahlaksızlık sonra iyilikler çok sıradan ve birde yaptıklarını enteresan bir açıdan bize sunuyor.iyi okumalar Allah'tan kısaydı yoksa heran birakabikirdim.
"Anılarla hiç işim olmaz.
Bir kere yaşamışsınızdır ve sonra biter, hepsi bu kadar."
Stefan Zweig
Sayfa 8 - Maviçatı yayınları
Kendini bulan bir insan, bu dünyada kendini kaybetmeyecektir. İçindeki insanlığı anlayan kişi, tüm insanlığı anlayacaktır.
Stefan Zweig
Sayfa 86 - Dönüşüm
"Bilinçsiz ya da yarı bilir, yarı bilmez özlemlerim hala devam ediyordu. Ama gerçek istekler değildi bunlar, sadece istemek için istiyordum; daha güçlü, daha az kontrol edilebilen, daha tutkulu ve daha az tatmin edilen arzuları arzuluyordum; hem daha dolu dolu yaşamak, hem de acı çekmek istiyordum."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Kuş Kapanı ve Dönüşüm
Baskı tarihi:
Ağustos 2017
Sayfa sayısı:
86
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052940761
Kitabın türü:
Çeviri:
Derya Öztürk
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Maviçatı Yayınları
Baskılar:
Kuş Kapanı ve Dönüşüm
Kuş Kapanı
Bir itirafla başlayayım hikâyeme. Geçen yıl ağustosta Cadenabbia’daydım ve aynı otelde kaldım. Bunu sizi şaşırtacağından eminim, çünkü size tekrarlardan kaçınmaktan bahsettiğimi hatırlıyorum. Ama hikâyemi öğrenir öğrenmez neden bu kuralımı yıktığımı anlayacaksınız.
Burası o zaman da şimdiki gibi ıssızdı. Milan’lı bir adam vardı, bütün gün balık tutuyor, ertesi sabah aynı balığı yakalamak için akşam olduğunda tuttuğu balığı yeniden göle bırakıyordu. Sessiz sakin, etyemez, varlıkları yoklukları belli olmayan iki İngiliz vardı. Bir de yakışıklı bir delikanlı ve yanında soluk tenli, güzel bir kız kalıyordu otelde. Kızın, karısı olup olmadığını merak etmiştim çünkü birbirlerine karşı çok sevgi dolu davranıyorlardı.
*****
Beni bugün her şeyin gizemli bir şekilde çektiği gibi, uzaktan bir yerden müzik sesi ve çılgın sesler beni kendine çekmişti. Kendimi hayatın akışına bırakmak istiyordum. Kalabalığın içinde böyle sürüklenmenin sıra dışı bir büyüleyiciliği vardı. Heyecanlanan kütlenin içinde ben de heyecanlanıyordum; tüm duyularım toz, tütün, nefes ve terle karışmış bu ekşi sisin etkisiyle uyarılmıştı. Son zamanlara, düne kadar bana bayağı ve sıradan ve sonuç olarak da tiksindirici görünen her şey, kesinlikle uzak durmam için eğitildiğim her şey sanki ilk defa hayvani, dürtüsel ve sıradan güdülerle kendi akrabalarımın farkına varmışım gibi, arzularımın birincil hedefi haline gelmişti. Burada, şehrin varoşlarında, sıradan askerlerin, hizmetçi kızların ve serserilerin arasında kendimi tarif edilmez şekilde rahat hissediyordum. Bu yeni havayı sevinçle ciğerlerime çektim; kalabalığın içinde omuz omuza olmak mutluluk vericiydi ve tuhaf bir merak içinde bu sürüklenişin beni nereye götüreceğini öğrenmek için bekliyordum…

Kitabı okuyanlar 138 okur

  • Seda Goktepe
  • Zeynep Tok
  • emre saydam
  • Ayşe
  • Miyase Tatlı Gündüz
  • Merve Melisa Keskin
  • Bey Böyrek
  • Rukneddin Baybars
  • İLKNUR ZEYBEK
  • Aysu Tarakcı

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8 (4)
9
%24 (12)
8
%32 (16)
7
%20 (10)
6
%8 (4)
5
%2 (1)
4
%2 (1)
3
%2 (1)
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları