Mesela, genç bir subayken Paris’e gidiyor, manevralara... Orada bir tayyareye binmek istiyor, beraber gittiği komutanlardan biri elini tutuyor, “Kemal” diyor “Bilmediğin aş karın ağrıtır, otur oturduğun yerde.” Atatürk’ün binmek istediği tayyare düşüyor ve içindekiler ölüyor. Mesela Atatürk bu olaydan sonra hayatı boyunca hiç tayyareye binmemiştir. Hava Kuvvetleri’ne bu kadar önem veren adam hiç tayyareye binmemiştir. Sonra, Büyük Taarruz başlayacak, “Halide Edip’i getirin” diyor. Batıl inanç. Halide olursa garanti kazanırız harbi düşüncesinde. Sakarya’dan beri aklına işlemiş böyle bir şeyi. Bu kadar zeki, bu kadar akılcı bir adamın da bâtıl inançları olduğunu keşfediveriyorsun; ona yakıştıramıyorsun. Ama var işte, o da insan.