Burak Çap

Burak Çap
@burakcap
Ben Pauline’i Arıyorum Ama O, Jordan, Endülüs ve Elma Ağacı ve Figore’un yazarı
Mühendis/Yazar
169 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Annie Ernaux'un Seneleri ve Zamanı Nasıl Okuruz
Puan vermedi·232 syf.··
2022 3. kitabı
Kitapta hayatın ve zamanın gelişmelerine yönelik sürekli bir olumsuz bakış, geçmişe yönelik ise abartılı bir “geçtiğine hayıflanma” hali var. Üslup zenginliğiniz varsa bu şekilde ortaya fena olmayan bir edebi eser çıkarabilirsiniz ama uzun vadede edebiyata, düşünceye katacağınız çok da fazla şey olmaz. Bu yaklaşım hayatın gerçekliğini anlamak söz konusu olduğunda doğru bir yaklaşım değil. Eskiden değerli olan neyi kaybettiğimiz ve yenide değerli olan, korunması ve geliştirilmesi gereken neler olduğu konusu iyi bir üslupla ortaya iyi eserler koymanın ötesinde ciddi bir konu. İnsanın kendisi için bir cümle bulması, içinden söylediğinde yaşamasına yardımcı olan o cümleyi bulması gitgide zorlaşıyordu. Örneğin, bu cümle kitabı değindiğim doğrultuda iyi tarif eden bir cümle. Yazar hem çok hakiki bir tespitle iyi edebiyatın sularında geziniyor hem de okuru “Neden o cümleyi bulmak eskiden kolay olsun ki?”, “Neden o cümleyi bulmanın kolay olması bizi daha “olunması gereken” bir insan yapsın ki?” sorularıyla baş başa bırakıp gidiyor. Kitaptaki zamir sorunundan ise daha önce bahsetmiştim. Kitapta muğlak bir “biz” kavramı var ve anlatı tamamen bu muğlak “biz” kavramına dayanıyor. Ne var ki yazarın temsil ettiği “biz” için doğru bir işaretlendirme yapmak zor. Yazarın kendi toplumu içerisinde hem anlatıya sahne olan zamanda hem de zaman akışında nasıl bir “biz”i temsil ettiği bütün bir okuma boyunca okur için bir soru olarak varlığını koruyor. Farklı toplumsal gruplar tek bir zamanda sanki tek bir “ben”e indirgeniyor ve aynı zaman diliminde yazarın bireysel ve toplumsal kişiliğini diğerlerinden ayıran, aslında zamansal değişime yerleştirilmiş sabit görünümlü bir “ben”in hikayesine göre okura çok daha ilginç veriler sunabilecek farklar silinip gidiyor. Seneler, belli bir bugünden
Edebiyat
SenelerAnnie Ernaux · Can Yayınları · 20212,526 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Tim Parks ve Ben Buradan Okuyorum... Bahsettikleri
Puan vermedi·224 syf.··
2022 1. kitabı
Kitabı değerli buldum. Yazarın ele aldıkları genel olarak üzerinde sıkça tartışılan ve yenilik içermeyen meseleler gibi görünse de kitapta sahiden de bu meseleler üzerine farklı bakış açılarıyla önemli tespitler bulunuyor. Kitabın temel meselesinin uluslararası edebiyatın, uluslararası ödüller ve uluslararası şöhreti de kapsayan biçimiyle getirilerinin ve götürülerinin bir değerlendirmesi olduğu söylenebilir. Yazar uluslararası ortak paydaların önemini bütünüyle görmezden gelmese de bu meselede daha çok yerel olanın tarafını tutmuş ve yerel dil zenginliklerinin kaybının edebiyata da çok şey kaybettirdiğini vurgulamış. Ayrıca yazar hiyerarşisi uluslararası alanda başarı üzerinden yapılandırıldığında çevrilmesi zor yerel renkler taşıyan ve uluslararası okuru özellikle gözetmeden yazan yazarların haksızlığa uğradığından bahsetmiş. (Yazar özellikle Amerika'nın saf merkez olarak görülüp bütün dünyanın Amerika için yazıyor görünümü almasından, Amerikan yazarları kitaplarında ülkeleriyle ilgili her ayrıntıdan rahatça bahsedebilir, sıkıcı kültürel listeler bile yaparken diğer ülkelerin uluslararası satan yazarlarının kendi kültürel renklerini neredeyse saklayıp anonim bir ülkeden bahsediyormuşçasına metinlerle öne çıkmasından rahatsız.) Yazarın e-kitaplarla ilgili okurların büyük bölümünü şaşırtabilecek görüşleri var. E-kitabın bir yetişkin işi olduğunu, basılı kitabınsa resimli çocuk kitaplarının ileri bir aşaması olarak değerlendirilebileceğini, henüz saf ve salt metin okuma keyif düzeyine ulaşamamış okurların bir çeşit takıntısı olduğunu söylüyor. Telif hakkı meselesiyle ilgili yakınmaları da var yazarın. Telif hakkı çıktı çıkalı yazarların hedef kitlesinin gerçek eleştirmenler ve okurlar yerine karton bir kitaba para vermeye hazır yetkinliği az sıradan müşteriler olduğunu,
Edebiyat
Ben Buradan OkuyorumTim Parks · Metis Yayıncılık · 2016279 okunma
Britanya İmparatorluğu
Puan vermedi·392 syf.··
2021 491. kitabı
Öncelikle, çok iyi bir kitap, yazarının özenli, sıkı bir çalışma okuduğumu söyleyerek başlamak istiyorum. Çalışmanın zaten, İngiliz televizyonu için dizisi de hazırlanmış. Kaynakça kısmında ve toparlanmasında bundan da ileri gelen geniş bir ortaklık bulunuyor. Kitaba dair genel fikrimi belirttikten, yazarın özenli çalışmasının hakkını verdikten sonra eserin Türkçe çevirmeni için de bir parantez açmak isterim. Bu tarz kapsamlı ve anlam hatalarına açık incelemelerle ilgili en büyük sorunlardan biri çeviridir. Nurettin Elhüseyni çeviride sade, anlaşılır ama anlamı da gayet iyi yakalayan Türkçesiyle gerçekten harika bir iş çıkarmış. Yazar Niall Ferguson nasıl bir tarafta duruyor, konuya yaklaşımı ne, önce bunu belirtmek lazım. Yazar, eserine girişi, kendi aile bağlarının ve kökeninin de dünyanın çeşitli kısımlarındaki post-imparatorluk alanlarına dağıldığını belirterek bir nostaljiyle yapan, bir nevi, ideallerdeki Britanya İmparatorluğu’nu arayan bir düşünce yapısına sahip. Bunu bir kenara koymak lazım. Bunun yanında, imparatorluk tarihini olguları-olaylarıyla anlatırken kötü olanı anlatmaktan çok da sakınmadığını, olaylarda eleştirel gözlüğünü takmayı ihmal etmediğini söyleyebilirim. Aslında bu yumuşak-teknik değerlendirme biçimini bir kenara bırakıp daha dürüst olmak gerekirse yazarın anlattıklarını okurken pek çok yerde insanlığımdan utandığımı, yazarın bunu ne oranda bilerek ya da bilmeyerek yaptığından emin olamasam da buna bir biçimde izin verdiğini söylemeliyim. Britanya İmparatorluğu’nu okurken ister istemez insan insana neden bunu yapar, neden bu zulmü reva görür sorularını soruyorsunuz kendinize. Acımasız boyun eğdirme, kendine benzetme, hırs ve kar güdüsünün açılımlarının nerelere varabileceğiyle yüzleşip duruyorsunuz. Kitap, ahlak, iyilik, kötülük, özgürlük,
İmparatorluk Britanya'nın Modern Dünyayı BiçimlendirişiNiall Ferguson · Yapı Kredi Yayınları · 2013111 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2021 489. kitabı
Serinin Doppler isimli ilk kitabını çok daha popüler olmuş olmasına rağmen okumadım. Açıkçası Volvo Kamyonlar’ı okuma isteğim de bu kez hikayenin İsveç’te geçmesi ve bir goodreads kullanıcı incelemesinde kitapta İsveç-Norveç rekabetine dair (ilgimi çeken bir konu) kısımlar olduğunun belirtilmesinden kaynaklandı. İçeriğe gelecek olursak, kitapta üç karakter var diyebiliriz. Bunlar absürt-gerçeküstü sınırlarında dolaşan bir şeyler yaşıyorlar. Yazar anlatıcının okurla konuştuğu postmodern yöntemi sık kullanmış. Genelde sevimli kullanılan bu yöntem bazı örneklerde de doğrusu bana itici geldi. Okuma boyunca sıklıkla Doppler’in bu kadar meşhur olduğu bir dünyada Figore’u neden kimse bilmez ve muhtemelen de hiç bilmeyecek diye düşünmekten kendimi alamadım (sıkıcı sayılabilecek, yaratıcı dokunuşların mütevazi olduğu bir akış). Ancak yine de kitabım kimi bölümlerinde ve özellikle sonunda yazarın yapmaya çalıştığı şeyi daha iyi anlayıp kendince hakkımı verdim. Okunmalı mı? Bence serinin ilk kitabı Doppler’i ve ikinci kitabı Bildiğimiz Dünyanın Sonu’nu okumuş olanlar (bu arada Volvo gerçekte serinin ikinci kitabı) ve İskandinav edebiyatı severler çok da tereddüt gerekmeden okuyabilir.
Volvo KamyonlarErlend Loe · Yapı Kredi Yayınları · 20241,159 okunma
Puan vermedi·99 syf.··
2021 488. kitabı
Öncelikle genelde yayınevleri okur 100 sayfanın altındaki kitaplara para vermekte isteksiz davranır varsayımıyla 80-85 sayfalık kitapları bile 100'e doğru şişirmeyi seçerken kitabın 99 sayfada tutulmasının hoşuma gittiğini söylemeliyim. Kitap, okuyucunun ilgisini kaybetmemesini sağlayan derli toplu bir öyküye ve kurguya sahip. Yazar, ilk eserini yazarların sıklıkla içine düştüğü bayağı aforizma, beylik "önemli sanılan laf" ve "tekrar" tuzaklarına düşmeden tuhaflıklarla dolu öyküsünü anlamı olan cümlelerle, anlamlı bir akışla oluşturmayı başarmış. Öykünün, bazı kısımlarının Gogol, Bulgakov tarzı oldukça nitelikli bir mizahla süslendiğini de belirtmek gerek. Yazarın novella diye adlandırılabilecek bu kitabında kullandığı tarz ilerideki çalışmalarında hem daha kısa öyküler hem de daha hacimli bir roman için yine başarıyla kullanılabilecek ve ilgi çekici eserler ortaya çıkarabilecekmiş gibi görünüyor.
Cehennemde KahvaltıUğur Karabürk · Sapiens Yayınları · 202081 okunma