Burak

Kemik çorbasını bulanlarla, kuru somuna gövde verenler beklerler dağlardan doğru ılımanlaşacak esintiyi.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam
İnsanlar, sanırım yaşlandıkça ya da, bilemiyorum, dünyaya bakışlarında tekdüzeliğe alıştıkça yılların biriktirip kötü de olsa elden ele geçirdiği şeyleri değiştiremez mi oluyor ne. Şimdi artık okumuyorum da, hep içiyorum. İsteklerim sevinçlerim yok oldu. Sonra karlarda yürüyorum. Eskiden okumayı öyle severdim ki. Sabah kalk borusu çalmadan ilk aydınlıkta ders dışı kitapları istekle okurdum. Bir kıyı çocuğuyum ben. Okumaktan da vazgeçtim, öfkelendim insanlara. Sarhoşluğun bir uçtan öte uca atlayan hastalıklı oyalanmasıyla avunuyorum. Karlara çıkıyorum. Kıyılarda kar bir gün bile dayanmaz. Sıcağı, güneşi iyi tanırım ben. Bunlar insanı uzaklığa, karamsarlığa itmezler. Okumuyorum, içiyorum işte. Sövüyorum aşağılık canlılara. En adi şeylere batıp çıkmanın yollarını arıyorum.
Sayfa 138·Kitabı okudu
Edebiyat
Sevgisiz yapılan her şey insanları sonunda kötüleştiriyor.
Sayfa 137·Kitabı okudu
Edebiyat
Sevince, kafayla yürekle sevince vücut niye sakınılsın?
Sayfa 125·Kitabı okudu
Edebiyat
-Sevgi deyince sizin aklınıza geliveren hep kadın erkek ilişkisidir. Seçil'ciğim oysa biz işi çok geniş alıyoruz. İnsanlık bilincine varmış, varma hakkını elde etmiş, emeği ile dünyayı her gün kuran bütün insanları kapsayan bir sevgi anlattığımız, önerdiğimiz. Sevmenin kadın erkek ilişkisinde de yücelticiliğini yadsımıyoruz. Asıl geçici olan etsel tutkudur. Sizse sanırım sevgi diye bunu tanımlıyorsunuz
Sayfa 125·Kitabı okudu
Edebiyat
Reklam