(İlk Baskısı)

47'liler

Füruzan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Seveceğimiz insanı da siz mi ayırıp, bulup getireceksiniz?
9/10
·518 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 13:32
“Onlar ölüme dokunmuşlardı. Onlar çıkarsız girişimlerinin üstlerine kapatılan çıkmazında direnip ayakta kalmışlardı. Kan ılık ılık dudaklarında tadını duyurmuştu.” s.457 47liler; 70li yıllarda ülkemizde yaşananlara geniş bir perspektif sunuyor. 46,47,48 civarı doğumluların üniversite gençliği olduğu o dönemlere. Füruzan çok akıcı ve güzel bir dille anlatmış bu romanı. Ama çok acı şeyler anlattığı gerçeğini değiştirmiyor bu. Uzun sürede okumamın bir sebebi de budur zira. “—Kitapların çoğunu yaktık Emine. Seninkilerin bazılarının bizde olduğunu bilmiyordum. Baban da söylememişti, yaktık korkudan. Üstelik hem öğrenci, hem de delikanlı falan olan bir evde kitap barındırmak bu günlerde zor. İnan ki ruhsatsız silahtan beter. Ankara'da kalorifer kazanlarında günlerce kitaplar yakıldı.” s.455 Sanırım dönemin özetini gözler önüne seriyor bu cümleler. Acı, çok acı ama gerçek, çok gerçek.. “Çıkarları gereği yalan söyleyerek bu yalanları egemen güçlerin payandalamasıyla doğrulaştırmaya çalışanları daha iyi tanımalıyız. Tarih bağışlar mı sanırsın? Gönüllü kanışların aydınlar arasındaki geçerliliği, sanımca en tehlikeli olanıdır. Nasıl kullanıldıklarını bilmezlerse başa çıkılmaz olurlar. O aydın kibirliliği yok mu, odur onlara halkı unutturan. Tüh rezilliğe bak! Nasıl kolaycacık senteze varılmış hep.” s.460 Tarih bağışlar mı dersiniz? Hangimizi bağışlar? Nasıl bu kadar kolay sonuçlara varılabilir, açıklanamaz? “Söze döndürebileceği bir duygu değil içini alan karanlık. Çığlıkları, böğürmesi nerdeyse çıksın gelsin. İçine ateşlenen elektriğin acısı hep bir öncekinden daha etkin, paralayıcı, hain.” s.373 Sen Emine Semra. Ama ben sana Emine diyeceğim senin de istediğin gibi. İliklerime kadar hissettim seni, tüm yaşadıklarını. Ağladım, hem ne çok ağladım. Çaresizlik, tükenmişlik,
1000Kitap
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
Puan vermedi
Füruzan, en çok Parasız Yatılı öykü kitabı ile biliniyor.47'liler ise 12 Mart dönemini ve doğumları ortalaması 1947 olan ve yönetime karşı tutum sergileyenlerin yaşadığı tutuklamaları, işkenceleri ve fikirleri anlatan bir roman. Roman, kadın karakterler üzerine kurulu. Tüm erkekler yan karakter ve olayların gidişinde etkisi en az olacak şekilde anlatılmış. Kadın duyarlılığı ve kadın bakış açısıyla Türk kadının; sosyal, toplumsal ve siyasal yaşamdaki yeri ve yaşadığı sıkıntılar göz alıcı şekilde işlenmiş. Bana kalırsa her yan karakter çok gerekli ve ana karakter olan Emine Semra Kozlu'nun yaşantısında mutlaka olması gereken kişilerdir: Sesinde masal duyulan Leylim nine, beslemeliğiyle sınıfsal farkı ortaya koyan öksüz Kiraz, Hademe Kadir'in okuyup eylemci olan ve işkence gören oğlu Hüseyin, güzel Seçil'in gönül sürgününün sebebi, evli ve çocuklu Ertegün üstteğmen, evli sevdiğiyle basılan ve aydın öğretmen kimliğindeki İclal öğretmen, Bulgaristan'dan göçüp de bahçıvanlık eden Ramadan, 47'liler olarak anılacak olan Melek, Zülkadir, Nedim, Şerife, Gümüşüm Ahmet ve Emine'ye kadınlığı öğreten ve yaşatan Haydar. Tüm bu kalabalık şahıs kadrosu, çocukluğundan genç kadınlığa kadar Emine'ye tesir eden olayları tesis etmek için yerleştirilmiş romana. Romanın olay seyri, zamanda gidiş gelişler ve bilinç akışıyla sekteye uğrar gibi görünse de "Ne olacak?" çarpıntısıyla sürüklüyor.Dili ise çeviri romanlardan sonra okuduğum için:Yıllar sonra memleketine dönen gurbetçinin duyduğu tatla zihnimde bir mestlik oluşturdu. Erzurum ve Kars yöresi ağızlarında sıkça kullanılan sözcükler ve artık günümüzde pek kullanmaya yeltenmediğimiz sözcüklerle bezeli. Bazı sözcüklerin sık kullanımı biraz tırmalasa da beni dilinden çok keyif aldım.Romanda özellikle Leylim nine karakteriyle kadınların,
1000Kitap
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2024 7. kitabı
kitap dönemin şartlarını iyi ele alıyor postmodern türü içi çokk yetersiz kalmış, bir anda tamamen farklı bir zamana geçiyor ve hikayenin akışını çok bozmuş bu özellik
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
Puan vermedi·518 syf.··
2025 29. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2025 15:07
Kitabın adı:47'liler Yazarın ada:Firuzan Sayfa sayısı:518 Yazarımızın 12 Mart dönemini yaşayan kuşağın nasıl yetiştiğini Türkiye'de o noktaya nasıl gelindiğini yazdığı 47'liler yakın tarihimizin o karanlık dönemine ışık tutuyor. Okurken üzüldüğüm ve kızdığım noktalar çok oldu şimdi buraya yazarsam olmaz. Seçil; Selahattin ve nübeyire kozlu'nun büyük kızları güzel çekici bir kızdır bir Üsteğmeni sever ama Üsteğmen evlidir bunu duyan anne hemen seçili İstanbul'a anneannesinin yanına gönderir. Çünkü onun kızı değil evli bekar bir erkeği bile sevemez sonra adı çıkar dedikodu olur. Seçil İstanbul'a gider orada Okur sonra varlıklı biriyle evlenir ama mutlu değildir annesi yediğin önünde yemediğin ardında hesabı halen kızını azarlar ve bir gün Seçil... Emine Semra; ailenin ortanca çocuğu çalışkan bir kızdır ama biraz dışlanıyor gibime geldi annemiz çok dikkat diktatörce davranıyor kitabı okurken bir bakıyorum Emine üniversitede okuyor ve bayağı siyasi olaylara katılmış ve gözaltına alınmış çok i**enceler yapılmış çok çekmiş ve mahkemede serbest bırakılmış acaba eskisi gibi oldu mu? Haydar; Emine ve Haydar birbirlerini severler aynı zamanda ikisi de aynı frekanstadırlar ama Haydar'ı çıkarmamışlar mahkemesi devam ediyor. Kubilay ailenin en küçüğü ve tek erkek çocuğudur anne tarafından korunan bir çocuk şımartılmış aynı zamanda burs kazanmış ve yurt dışında okuyacaktır. Okumayı çok istediğim bir kitaptı ve de iyi ki okudum okumayanlara tavsiyemdir. Not: bazı sahneler açık açık yazılmış onları buraya yazamadım kusura bakmayın yazılacak gibi değil çünkü ben okurken çok üzüldüm çok yıprandım aklımdan çıkmıyor Bir türlü hatta o günler gözümün önüne geldi duyardım da inanmazdım demek ki gerçekmiş.
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
OKUNMALI
8/10
·656 syf.·
2024 4. kitabı
Nesillerdir değişmeyen devlet şiddetini, işçi sınıfının özgürlüğüne gönül vermiş gençlere gösterilen insanlık dışı muameleyi anlatılabilecek en iyi şekilde anlatmıştır Füruzan.
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
Puan vermedi·656 syf.·
2025 123. kitabı
47’liler, 1947 doğumlu bir kuşağın hikâyesini anlatıyor. Politikleşen gençler, sınıf çatışmaları, aile baskısı, özgürlük arayışları… Konu aslında oldukça ilgi çekici. Türkiye’nin çalkantılı dönemlerini, özellikle 12 Mart sonrasını ele alıyor. Ancak kitap ilerledikçe kendimi hikâyenin dışında hissetmeye başladım. Füruzan’ın dili edebi ve yoğun – bu elbette onun yazarlık gücünü gösteriyor ama aynı zamanda romanın temposunu da oldukça yavaşlatıyor. Sayfalar ilerledikçe olayların ağırlığı değil, anlatımın ağırlığı beni yordu. Uzun betimlemeler, karakterlerin iç dünyasında yapılan detaylı gezintiler, bir noktadan sonra dikkatimi dağıttı. Hikâyenin içine giremedim. Karakterlerle bağ kurmakta da zorlandım. Lale, Tuncer, Aydın… Her biri bir şeyleri temsil ediyor gibiydi ama ben onları birer “insan” gibi değil, sanki bir düşüncenin taşıyıcısı gibi okudum. Dolayısıyla yaşadıkları acılar, sorgulamalar, seçimler bana pek dokunmadı. Tüm bunlar birleşince, 47’liler benim için edebi anlamda tatmin edici bir okuma deneyimi olamadı. Füruzan’ın anlatmak istediklerine, dönemin önemine elbette saygım sonsuz. Ama bu kitapla duygusal bir bağ kuramadım, ne yazık ki içine giremediğim bir dünya gibi kaldı. Belki başka bir zaman, başka bir ruh hâliyle yeniden denemek isterim. Ama şu an için, bu roman benim rafımda “yolumuz kesişti ama yürüyemedik” kitapları arasında yerini aldı.
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
10/10
·656 syf.··
2024 34. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2024 20:13
12 Mart Muhtırası sonrası devrimci gençlerin yaşadıkları bir anne kız ilişkisi üzerinden anlatılıyor. Söylenecek çok fazla şey var dönem yaşanan olaylara ya da yapılan uygulamalara yönelik ama kitabı okutmanız daha anlamlı olur diye düşünüyorum. Dönem olaylarına kitaplar ilginizi çekiyor ise beğeneceğiniz bir kitap olacaktır. Yazarın kalemi de çok güzel be olaylar ajite edilmeden aktarılmış.
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
Puan vermedi·656 syf.··
2025 102. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2025 13:00
47'liler Yazar; 12 Mart dönemini anlattığı ilk romanı 47’liler ile 1975 TDK Roman Ödülü’nü kazandı. Türkiye’nin yakın tarihinin anlatıldığı bu kitap siyasi, politik ve sosyolojiktir. Emine Semra Kozlu, hapishanede çıldırma noktasında çocukluğunu ve ailesini hatırlıyor. Bu kısımdaki anlatım eski köy hayatını aile ilişkilerini Erzurum'da bir öğretmen kızı olan Emine ve kardeşleri Seçil ile Kubilay arasındaki ilişkilerle birlikte komşuluk ilişkilerini de görüyoruz. Sonrasında 47 doğumlu kuşağın içine düştükleri ülkenin durumu, politikası, toplumsal kırılmalarıyla birlikte mücadelesi anlatılıyor. İstanbul, Erzurum ve Kars gibi şehirlerde geçen bu roman siyasi mücadelelerle birlikte; üniversite gençlerini, aydınları, siyasetçilerin tutumunu ve direnişçilerin hayatını çok yönlü bir şekilde aktariyor. Okurken zorlanıyorsunuz çünkü karakterlerin psikolojisi derinlemesine anlatılırken dili inceleme türünde. Türkiye’nin çalkantılı bir dönemini daha okurken; kadının toplumdaki yeri, aile baskısı, travmalar, siddet, idealleri uğruna bir kuşağın bastırılması ve işkencelerin olduğu bu kitap okurken zorlar ama sabrederseniz bir döneme de ışık tutar. Bence sonunun havada kalması aslında o dönemde hiçbir şeyin çözüme ulasmamasini da simgeliyor. Kadın karakterler ön olanda gibi gözükse de devrime öncelik eden erkek karakterleri daha çok okuyoruz. Sistem tarafından ezilen bir kuşak, çaresizlik, tükenmişlik, umut direniş hepsini okumak insana daha ne kadar dayanabilirsin sorusunu sorduruyor. Okurken zorlandım mi hemde nasıl ama iyiki bitirdim diyorum.
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
Puan vermedi·656 syf.·
2025 4. kitabı
60 darbesinin kıyısından dolanıp o günlerin eylemlere katılanlar üzerindeki etkisini ve eylemcilerin yaşadığı zorlukları, uğradıkları şiddeti, işkenceleri, tecavüzleri, insanlık dışı muameleleri konu edinen roman. Birçok sorgulama yer alıyor kitapta. Sol görüşlüler arasında, plan yapıcıların yakıtı oldukları ve onların planlarının parçası oldukları tartışılır. Sömürülen halkın bu sömürülmeyi kendi hataları sonucu oluşturduğunu savunanlar olur. Klişe dışına çıkılarak cepler ters yüz edilir ve sık sık doğru bilinen yanlışlara vurgu yapılır, okurun da bunlar üzerine düşünüp kendi muhasebesini yapması istenir. Sorgulamalarının en önemli parçası Emine'dir. Öğretmen anne babasını fikir dünyasında sorguya çeker, yargılar, sonuca varır, vardığı sonuçları yeri ve zamanı geldiğinde soyutluktan çıkarıp somutlaştırarak anne babasının yüzüne vurur. İç sesi, dış sese dönüşerek, sözü olur. Aile, anne baba olma, çocuk yetiştirme, 'sevme' eyleminin samimiliği, toplum davranışlarındaki yapmacıklık, sahte davranışlar genelde Emine vasıtasıyla, bazen de Haydar, Zülkadir, Melek gibi eylemcilerin ağzıyla yazar tarafından dile getirilir. Özellikle Emine'nin sorgulamaları; kendini yetiştirmiş, övünmek için değil dünyaya faydalı olmak için bilgiyi aramış, sorgulamaktan ve asi olmaktan çekinmeyen, asi olmanın verdiği asil duruşu olan asaletli birinin göstergesidir. Satır aralarında okunan bu asi ve asil duruşa dair cümleler şunlardır: Bize büyüklerden allahtan korkar gibi korkmayı belletmişlerdi. S.46 Kubilay hariç hepimiz biliyoruz. Sen iyice safsın. Annemiz tedbirlerini alıyordur kızım. Babamıza da söylemiştir. Çünkü sen genç kızlık yolunun başındasın. Annemin çizdiği planlar var. Seni üstelik çok akıllı buluyorlar, güzel de olacaksın. Oturmuşsun karşıma, annem söz verdiydi, diyorsun. Emine
Edebiyat
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma
7/10
·656 syf.··
2025 22. kitabı
·
38 günde okudu
·
Okunma: 03 Kasım 2025 10:09
Bir döneme ışık tutan bir kitap 47 liler . Bir belgesel niteliğinde oldukça şiirsel bir anlatımla. Bir aile üzerinden bir dönemi o dönemdeki farklı farklı kişiler üzerinden anlatarak bizi o yıllara götürüyor. Keyifli okumalar
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974830 okunma

Yazar Hakkında

FüruzanYazar · 20 kitap
Feruze Çerçi veya tanınan adıyla Füruzan (d. 29 Ekim 1932, İstanbul), Türk yazar. Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisidir. Türk öykücülüğünde genellikle "küçük insanlar" diye adlandırılan toplumun ezilmiş, hakkı yenmiş, duyarlıklı iç dünyaları keşfedilmemiş insanlarını yazmıştır. Öykünün yanı sıra şiirden, romana, gezi yazısından, denemeye, şiire ve çocuk kitabına kadar edebiyatın farklı türlerinde eserler vermiş, öykülerinin bazıları tiyatro sahnesine ve sinema perdesine taşınmıştır. 1970'li yıllarda en çok dikkat çeken üç kadın yazardan biri olarak Sevgi Soysal ve Adalet Ağaoğlu’yla birlikte anılır. Gülsün Karamustafa ile birlikte yönettiği Benim Sinemalarım filmi, Türk sinema tarihinin en başarılı eserleri arasında sayılır. Hayatı 29 Ekim 1932'de İstanbul'da doğdu. Esnaf olan babasını küçük yaşta kaybetti. 1946 yılında Yalova Demir Köyü İlkokulu'ndan mezun oldu. Ailesinin kısıtlı ekonomik imkanları nedeniyle ortaöğrenimi tamamlayamadı. 1950'li yıllarda tiyatrocu olmaya karar verdi. Bir süre Küçük Sahne’de tiyatro oyunculuğu yaptı. Uzun bir süre resim ile ilgili çalışmalar yaptıktan sonra tamamen edebiyatla ilgilenmeye karar vererek çalışmalarını bu alana yöneltti. İlk öyküsü Olumsuz Hikâye, 1956’da Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nde yayınlandı. 1956’dan 1958'e dek öykülerini Türk Dili, Yenilik ve Pazar Postası’nda yayımladı. 4 Temmuz 1958'de karikatürist Turhan Selçuk ile evlendi. Boşanma ile sona eren bu evliliğinden kızı Aslı dünyaya geldi. Eserlerinde evlenmeden önce Füruzan Yerdelen, evlendikten sonra Füruzan Selçuk, eşinden ayrıldıktan sonra Füruzan imzalarını kullandı. Yazarlığının ilk dönemini “gençlik hevesi” olarak tanımlayan Füruzan, asıl eserlerini 1960’lı yıllarda vermeye başladı. 1964-1972 arasında Dost, Yeni Dergi ve Papirüs’te yayınlanan öyküleriyle dikkat çekti. İlk kitabı Parasız Yatılı ile 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanınca ünlendi. Bu ödülü kazanan ilk kadın yazar ünvanını aldı. Parasız Yatılı'yı Kuşatma (1971) ve Benim Sinemalarım (1973) adlı öykü kitapları izledi. Öykülerinde kötü yola düşmüş kadın ve kızların, çöküş sürecindeki burjuva ailelerin, yeni yaşama koşullarından bunalan, yurt özlemi çeken göçmenlerin, yoksulluk içinde yaşama savaşı veren, tek silahları sevgi olan yalnız kalmış kadınların, çocukların dramlarına sevecen bir bakışla eğildi. Benim Sinemalarımkitabının ardından öyküye 9 yıl ara verdi. 1973'te ilk romanı Kırkyedililer 'i yayımladı. Türkiye tarihine '68'liler olarak geçmiş, devrim ve isyancı bir kuşak olan 1947 doğumluların hikayesini anlatan eser, geniş bir kitle tarafından sevildi, 1975'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü aldı. 1975 yılında Alman Akademik Değişim Servisi (A.A.D.D) adlı bir sanatçı programı kapsamında davet edildiği Berlin'e gitti ve bir yıl kaldı. Bu şehirde Türk işçilerle röportajlar yaptı. Röportajlarını Yeni Konuklar adlı kitabında topladı (1977). Dokuz Çağdaş Türk Öykücüsü (1982) adlı antolojisini ve Türkiye Çocukları (1979) adlı çocuk kitabını da Berlin'de hazırladı. Füruzan, daha sonraki yıllarda da göçmen ve gurbetçi işçi soranları üzerinde durmuştur. 1988'de yayımlanan ve belge niteliğinde bir kitap olan Ev Sahipleri 'nde Almanya'nın önde gelen aydınları ile göçmenleri konuşturdu. 1988'de yayımlanan ikinci romanı Berlin'in Nar Çiçeği 'nde de Almanya'daki göçmenlerin hayatını işledi. Ah Güzel İstanbul öyküsünden uyarlanan aynı isimdeki filmi 1981’de Ömer Kavur ile birlikte yönetti. Film, hiçbir filmin birinciliğe değer görülmediği Antalya Film Festivalindeikincilik ödülü aldı. 1982'de yayımladığı Gecenin Öteki Yüzü kitabında yer alan ve kitapla aynı adı taşıyan öykü, 1986'da TRT tarafından dizi olarak çekildi. Dizi, TRT ve Modern Gazeteciler Kurumu tarafından en iyi dizi olarak seçildi.[5] Bütün çekimlerde sette bulunan Füruzan,[3] bu deneyimden sonra kendisi film yapmak üzere cesaret buldu. 1988-1989’da "Benim Sinemalarım" adlı öyküsünü senaryolaştırdı ve 1989’da Gülsün Karamustafa ile birlikte aynı adla sinema filmi olarak çekti. Film, uluslararası festivallerde büyük ilgi gördü. Yazar, Redife'ye Güzelleme, Kış Gelmeden ve Sevda Dolu Bir Yaz adlı öykülerini ise oyunlaştırmıştır. "Kış Gelmeden" ve "Sevda Dolu Bir Yaz" Ankara Devlet Tiyatroları tarafından sahnelendi. 1991'de Lodoslar Kenti adlı şiir kitabını yayımladı. Bosna Savaşı esnasında Balkanlar'ı kapsayan yolculuğunun izlenimleriniİşte Bizim Rumeli (1994) ve yeni baskısı Balkan Yolcusu (1996) kitaplarında paylaştı. Yapıtları başta Almanca olmak üzere İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Boşnakça, Bulgarca, Farsça gibi çeşitli dillere çevrilmiştir. 2006 yılında Ankara Öykü Günleri Onur Ödülü alan yazar[7], 2008 yılında 27. İstanbul Kitap Fuarı'nın Onur yazarı olarak seçilmiş[8] ve hakkında Füruzan Diye Bir Öykü adlı kitap hazırlanmıştır.