47'liler

Füruzan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·672 syf.··
2026 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 22:32
47’liler uzun zamandır okumayı çok istediğim kitaplar arasındaydı. Füruzan’ın bir dönemi insan hikâyeleri üzerinden anlattığı kahramanımız Emine’nin hayatı etrafında şekillenen roman, 1947 kuşağının umutlarını, hayal kırıklıklarını ve yaşadıkları kırılmaları etkili bir şekilde anlatıyor. Kitapta politiklik arka planda hissediliyor ama asıl ağırlığı insanların iç dünyasına veriyor. Füruzan’ın yalın be samimi bir dili var okurken karakterleri kolayca anlayabiliyorsunuz. Dönemi anlamak ve insan hikâyeleri okumayı sevenler için etkileyici bir kitap tavsiye edilir.
47'lilerFüruzan · Milliyet · 1979830 okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2026 13. kitabı
Bazı kitaplar sadece bir hikâye anlatmaz; bir dönemin kalp atışlarını, suskunluklarını ve kırılgan umutlarını da taşır. 47’liler tam olarak böyle bir roman. Füruzan, 1947 kuşağının gençlik hayallerini, politik çalkantılar içinde savrulan hayatlarını ve içsel yalnızlıklarını son derece sahici bir dille gözler önüne seriyor. Romanın merkezinde yer alan Emine karakteri, sadece bireysel bir kahraman değil; aynı zamanda bir dönemin simgesidir. Onun yaşadığı aşklar, hayal kırıklıkları ve arayışlar, aslında bir kuşağın kendini var etme mücadelesinin yansımasıdır. Füruzan’ın anlatımı ise yalın ama derin; duyguyu abartmadan, ama eksiltmeden aktaran bir ustalık taşır. 47’liler, idealler ile gerçekler arasındaki o sert çarpışmayı anlatırken, okuyucuyu da kendi hayatına dönüp bakmaya zorlar. Kimdik, ne olmak istedik ve neye dönüştük? Belki de romanın en sarsıcı tarafı, bu soruları sessizce zihnimize bırakmasıdır. Bu eser, yalnızca bir dönemi anlamak isteyenler için değil; insan ruhunun kırılganlığını, direncini ve yalnızlığını hissetmek isteyen herkes için okunması gereken bir roman. “Bazı kuşaklar hayal kurmakla cezalandırılır.”
47'lilerFüruzan · Milliyet · 1979830 okunma
12 Mart'a Doğru
6/10
·518 syf.··
2021 63. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2021 21:48
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı Kırk Yedi’liler. Benim için okuması hem kolay hem de zor bir kitap oldu. Bilinç akışı tekniği ile yazılan, zaman sıçramaları sıkça kullanılan bir eser. Kitabın zorluğu nereden geliyor diye soracak olursanız, çok ağır ilerleyen bir kitap. Hem ağır ilerleyip hem de kitaptaki tek bir diyaloğun bile paragraflarca sürdüğü için kitabın çoğu yerinde okurken sıkıldım. Hatta birkaç sefer yarıda bıraksam mı diye de düşündüm. Kitap üç farklı dönemde geçmekte. Tüm bu dönemlerin merkezindeki kişi ise kitabın kahramanı Emine. Emine’nin çocukluğunun geçtiği Erzurum kitapta önemli bir yer teşkil etmekte. Öğretmen anne-Baba’nın ortanca kızı olan Emine’nin ileriki zamanlarda kişiliğini oluşturan unsurları burada okuyoruz. Özellikle anne-kız ilişkileri bu kısmın esas konusu. Bu ilişkiler annesinin hem Emine ile hem de ablası Seçil ile olan ilişkileri üzerinden aktarılmış. Bu kısımda Cumhuriyet’in ilk kuşağını oluşturan aydın çevresine bir eleştiri de mevcut. Zira kitabın kötü olmasa bile samimi olmayan şahsiyeti Emine’nin annesi Nüveyre. İkinci dönem ise Emine’nin üniversite hayatı ve solculuk ile tanışıp bir eylem insanına dönüşmesini okuyoruz. Bu kısımda sadece Emine’nin değil Emine’nin dava arkadaşlarının hayatlarına da giriyoruz. 1961 anayasasının getirdiği özgürlük ve hakları kaybetmemek için verdikleri mücadele esnasında hayatını kaybeden bir sürü aydın genç. Okudukça üzüleceğiniz sayfalar…Ayrıca bu kısımda ablası Seçil ve eniştesi üzerinden modern Türk romancılığının olmazsa olmazı burjuva yozlaşması da aktarılmış. Son kısım ise Emine ve arkadaşlarının işkence gördüğü aşağılandığı mahpus kısmı. Kırk Yedi’liler bir 12 Mart dönemi romanı olmasına rağmen 12 Mart’ın önemli figürlerinden hiç bahsetmiyor. Kitapta ne İlhan Selçuk’un ne Doğan
Edebiyat
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma
Puan vermedi·518 syf.··
2020 50. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2020 11:56
Firüzan’ın 12 Mart dönemini yaşayan kuşağı, o kuşağın nasıl yetişip Türkiye’de o noktaya nasıl gelindiğini irdeleyen romanı Kırk Yedili’ler. Yakın tarihimizdeki o karanlık dönemde yaşananlara da tanıklık ediyorsunuz kitapta yer yer; fakat arka kapakta belirtildiği gibi kitap aslında o dönemi yaşayan kuşağın hikayesi, bunu da Cumhuriyet döneminin idealist öğretmenlerinden olan bir anne-baba ve onların kızları Emine’nin hikayesi üzerinden okuyoruz. Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ya da Türk Edebiyatı’ndaki dönem romanlarına aşinaysanız, anlatılanlar sizin için yeni olmayacağından kitap sizi çok sarsmayabilir. Ancak Firüzan’ın gerçekten çok çarpıcı ve muazzam tespitleri var, bunlar hem kişisel anlamda aile içi ilişkiler, kuşak çatışması, anne-kız ilişkileri, evliliklerle ilgili tespitler hem de toplumsal anlamda aydınların durumu ve ülkemizdeki sosyal sınıflarla ilgili tespitler. Bunun yanında, Firüzan kitapta bilinç akışı ve geriye dönüş tekniklerini harikulade şekilde kullanmış. Baş karakter Emine’nin zihninde dolanarak okuyoruz hikayeyi ve bir ses, his, kokunun başka bir olayı çağrıştırmasıyla zamanda yolculuk ederek Emine’nin küçüklüğünden yetişkin bir kadın olmasına dek hayatının tüm önemli noktalarına tanıklık ediyoruz. Özetlemek gerekirse muazzam tespitleri olan harika bir dönem romanı. Türk Edebiyatı eserlerinden ve dönem romanlarından hoşlanan herkese mutlaka tavsiye ederim. Bu kitabı severek okuyanlara da Adalet Ağaoğlu, Vedat Türkali ve Sevgi Soysal önermeden geçmek istemem.
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma
47'liler
Puan vermedi·518 syf.··
2023 30. kitabı
Füruzan'ın kalemiyle tanışmama vesile olan 12 Mart'ı anlatan Kırk Yedi'liler romanının her ne kadar dili sade ve anlaşılır olsa da akıcı olmayan sıcak ve soğuk ilişkilerin yer aldığı uzun bir sergüzeşte sahip. Uzak yolun töresidir ağlamak. Ne marifetleri ne günahları vardır ki insanoğlunun başkalarınca ayan olmadığında kişim kişim kişileyiverir ortaya. Niye sıkılıyoruz demeyiz de, çoğunluk 'canım sıkılıyor' deriz. Çünkü özümüzü duyarız sıkılırken. Acı duyarken, severken, sevilirken. Sevginin ölmezliği doğrudur. İnsanlık bilincine varmış, varma hakkını elde etmiş, emeği ile dünyayı her gün kuran bütün insanları kapsayan bir sevgi anlattığımız, önerdiğimiz. Sevmenin kadın erkek ilişkisinde de yücelticiliğini yadsımıyoruz. Asıl geçici olan etsel tutkudur. Sizse sanırım sevgi diye bunu tanımlıyorsunuz. Sevgisiz yapılan her şey insanları sonunda kötüleştiriyor. Sanırım susarak yatıştırılmış hüzünler, acılar kişiye giderek daha derinden koyuyor.Söylenecek sözlerin hepsinin canı cehenneme. Ben sana yakıştırıp söyleyeceğim sözleri uygun bulamadım. Ölüm yaşamayı bilince anlam kazanıyor. Sana, seni ne çok sevdiğimi desem de istediğimce anlamıyorsundur. Seni dehşetli seviyorum. Niye sevdalara sakınmadan yer bırakmadık içimizde? Has güzellikleri yumuşatırız diye görmezlendik. Nasıl şeydir? Sorarım. Yaşamayı özüyle, insana yatkın doğruluğuyla tutmaya gönül vermiş bizim gt gibiler, sevmeyi arkaya ittik. Katı bir yanım var, onu koruyorum. Acımak yerinde harcanacağı günü bekliyor. O ezik duruşum, uzun sürmüş bir düşüncenin arasındaki yerde sabırla bekleyiştir. Bazan yüreğin en iyi gördüğü söylenir. Benim yüreğimle gördüğüm insanlarım bırakılmışlığın kör karanlığındalar.
1000Kitap
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2023 22. kitabı
Doğumları aşağı yukarı 45'le başlayıp 47-49 arası değişen, hatta bazen 51'e varan yani ortalamasına "47'liler" diyebileceğimiz bir grup gencin ideolojileri uğruna sindirilmelerini, yaşadıkları işkenceleri, öldürülmelerini konu edinen çok yönlü ve çok etkileyici bir kitaptı 47'liler. Kozlu ailesinin ve ortanca çocukları Emine'nin etrafında şekillenen ve dalga dalga büyüyerek anlatılan bir Türkiye gerçeğini, yitip giden nice hayatı, iletişimsizliği, sevgisizliği, kuşak çatışmasını gözler önüne seren bu etkileyici kitap özellikle okunmalı ve hiçbir karakteri unutulmamalı diye düşünüyorum. Yaşayanlar zaten hiç unutmuyordur. Füruzan, edebiyatımız için gerçekten çok önemli bir yazar. Tanışmayan kimse kalmasın isterim.
Edebiyat
Kırk Yedi'LilerFüruzan · Can Yayınları · 1990830 okunma
Puan vermedi·472 syf.··
2019 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2019 01:07
İnsanı içine çeken, kitapla, insanlarla karıştığım bir roman. Beni derinden etkiledi. Bizde tarih anlatılırken milli mücadeleden sonra hep bir kopukluk vardır sanki o ara dönem yokmuş gibi fakat bilinmesi gereken, yaşanılanların azımsanmayacak derecede insanın içini parçalayan bir tarih olduğudur. Kitabı okurken "gerçekten bunları yaşadılar mı?" sorusu kafanızda dolaşıp duracaktır. İnanması güç, gözlerinizi dolduran, tam anlamıyla bilinmeyen bir döneme ışık tutuyor.
Edebiyat
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma
Puan vermedi·518 syf.··
2024 9. kitabı
Öncellikle bu kitaba sadece 12 Mart romanı demek büyük bir haksızlıktır.47 kuşağı gençlerinden henüz gençliğinin baharında olan,sol kesimi anlatan,sosyalist düşüncede olan gençleri anlatan bir romandır.Bu olaylar yalnızca Türkiye'de olmuyordu.Dünyada özgürlükçü hareketler yaygın olup o dönem ki Türkiye'nin de iktidarında Demokrat parti bulunuyordu.Demokrat Parti'nin de daha muhafazakâr olduğunu bilmekteyiz.Karakterleri ele alırsak ilk önce dikkatimi çeken unsurlardan birisi Nüveyre'nin çocuklarına koyduğu isimler olmuştu.Emine'nin ablası Seçil,seçmekten geliyor.Seçil kendi kararlarını vermeyen birisi artık annesi ne derse onu yapmaya başlamış annesinin isteklerine boyun eğiyor annesi de onun kaderini beliriyor.Kubilay ismi ise roman karakteri ile asla özdeşleşmeyen bir isim İzmir'in Menemen ilçesinde Kubilay,din elden gidiyor adı altında bir grup şeriat yanlısı tarafından katledilmiştir.Kubilay direnişin,devrimin sembolüydü.Kırk yedililer romanında ise Kubilay'ın oldukça silik bir tip olduğunu görüyoruz.Kubilay,Nüveyre için tam olması gerektiği gibi bir evlat tipi çünkü onun boyunduruğu altında.Romanda ki baba karakteri de oldukça silik ve geri planda kalmış tıpkı Tanzimat romanlarında ki gibi(Mai ve Siyah,Aşk-ı Memnu,Felatun Bey ile Rakım Efendi,Menfi...)anne figürü daha ön plana çıkmıştır.Çünkü toplumu inşa etmede annenin rolü oldukça mühimdir.Nüveyre öğretmen ise sınıf atlamaya çalışan bir tiptir ve çocuklarının en iyi mevkilerde olmasını ister.Bu yüzden Seçil'i zengin birisi evlendirir daha iyi yaşayacağını düşündüğü için.Bu roman bize kadın üzerinden toplumun inşasını gösterir.Bu dönem de yaşayan kişiler daha Atatürkçü, Atatürk'ün ilke ve inkılaplarını benimseyen öğretmenler olmuştur.Ancak Nüveyre öğretmen bunun tam tersidir kendisini o şekilde tanımlasa da
Edebiyat
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma
9/10
·518 syf.··
2023 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2023 01:39
Berna Moran "12 Mart romanının konusu ilgi çekici değil çarpıcı ve sarsıcı."diyor Halkın destek vermediği doğum tarihleri genelde 1947 olan gençlerin romantik girişiminin üzerine bir balyoz gibi inen 12 Mart darbesi sonucunda bu gençler; sindirildi, tutuklandı, işkence gördü, öldürüldü, hapse atıldı, kimileri de asıldı. Romanda bunları okuyacaksınız Diğer 12 Mart romanlarında da sıkça gördüğümüz gibi burada da kahramanımız olaya yön veren değil, daha çok başına gelenlere katlanmak zorunda kalan edilgen duruma düşmüş gençlerden biri:Emine Semra. Olaya yön verenler ise gençleri bulunduğu ortamdan alıp kendi işkence alanına çekenler. Emine ve Haydar'ı evden alıp götürürler ve Emineye yapılan işkenceler sayfalarca anlatılır. Bu anlatımın arasına Emine'nin Erzurum'da geçirdiği çocukluk yıllarıyla İstanbul'da geçirdiği ilk gençlik yılları belli bir kronoloji takip edilmeden verilir. Füruzan' ın üslubuna alışmak ilk başlarda zor gelse de zamanla alışıyor okur. Eser bşr macera romanı gibi akıp gitmiyor çünkü anlatılanların bir kısmı kan dondurucu ve tüyler ürpertici. Keyifli okumalar diyemiyorum çünkü okurken bir insanlık suçu olan işkeceyi anlatan bölümler var.
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma
10/10
·518 syf.··
2019 89. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Eylül 2019 02:04
Sevgi Soysal’ın Şafak adlı romanını okurken sık sık Füruzan’ı hatırladım. Beni bu kadar derinden etkileyen bir yazar için bir iki kelam etmemek içimi sızlattı açıkçası. 47’lileri sanki dün okumuşum gibi hala bende etkisi sürüyor. Dönem romanlarına ilgili olduğum aşikar lakin bu roman 12 Mart’ta neler olup bittiğini anlatmıyor. 12 Mart’ı yaşayan çoğu 1947 doğumlu bir genç kuşağı anlatıyor. Annesi ve babası öğretmen olan Emine baş karakterimiz, yoksa Semra mı demeliydim? Ailesi Semra’yı tercih ediyor daha modern diye ama o Emine’de ısrarcı, ilk böyle baş kaldırıyor ailesine... Erzurum’un soğuğunu Emine’yle hissettim iliklerime kadar. Onunla ağladım onunla güldüm onunla direndim. Acıyı onunla birlikte hissettim, ürperdim... Füruzan bilinç akışı ve geriye dönüş tekniğini mükemmel kullanmış romanında.Türk edebiyatında benim için istisna olan isimlerden biri. Siyasi ve tarihi roman sevmeyenlere saygım sonsuz lâkin bu kitabı okumamış olmak bence büyük kayıp.
Edebiyat
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023830 okunma

Yazar Hakkında

FüruzanYazar · 20 kitap
Feruze Çerçi veya tanınan adıyla Füruzan (d. 29 Ekim 1932, İstanbul), Türk yazar. Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisidir. Türk öykücülüğünde genellikle "küçük insanlar" diye adlandırılan toplumun ezilmiş, hakkı yenmiş, duyarlıklı iç dünyaları keşfedilmemiş insanlarını yazmıştır. Öykünün yanı sıra şiirden, romana, gezi yazısından, denemeye, şiire ve çocuk kitabına kadar edebiyatın farklı türlerinde eserler vermiş, öykülerinin bazıları tiyatro sahnesine ve sinema perdesine taşınmıştır. 1970'li yıllarda en çok dikkat çeken üç kadın yazardan biri olarak Sevgi Soysal ve Adalet Ağaoğlu’yla birlikte anılır. Gülsün Karamustafa ile birlikte yönettiği Benim Sinemalarım filmi, Türk sinema tarihinin en başarılı eserleri arasında sayılır. Hayatı 29 Ekim 1932'de İstanbul'da doğdu. Esnaf olan babasını küçük yaşta kaybetti. 1946 yılında Yalova Demir Köyü İlkokulu'ndan mezun oldu. Ailesinin kısıtlı ekonomik imkanları nedeniyle ortaöğrenimi tamamlayamadı. 1950'li yıllarda tiyatrocu olmaya karar verdi. Bir süre Küçük Sahne’de tiyatro oyunculuğu yaptı. Uzun bir süre resim ile ilgili çalışmalar yaptıktan sonra tamamen edebiyatla ilgilenmeye karar vererek çalışmalarını bu alana yöneltti. İlk öyküsü Olumsuz Hikâye, 1956’da Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nde yayınlandı. 1956’dan 1958'e dek öykülerini Türk Dili, Yenilik ve Pazar Postası’nda yayımladı. 4 Temmuz 1958'de karikatürist Turhan Selçuk ile evlendi. Boşanma ile sona eren bu evliliğinden kızı Aslı dünyaya geldi. Eserlerinde evlenmeden önce Füruzan Yerdelen, evlendikten sonra Füruzan Selçuk, eşinden ayrıldıktan sonra Füruzan imzalarını kullandı. Yazarlığının ilk dönemini “gençlik hevesi” olarak tanımlayan Füruzan, asıl eserlerini 1960’lı yıllarda vermeye başladı. 1964-1972 arasında Dost, Yeni Dergi ve Papirüs’te yayınlanan öyküleriyle dikkat çekti. İlk kitabı Parasız Yatılı ile 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanınca ünlendi. Bu ödülü kazanan ilk kadın yazar ünvanını aldı. Parasız Yatılı'yı Kuşatma (1971) ve Benim Sinemalarım (1973) adlı öykü kitapları izledi. Öykülerinde kötü yola düşmüş kadın ve kızların, çöküş sürecindeki burjuva ailelerin, yeni yaşama koşullarından bunalan, yurt özlemi çeken göçmenlerin, yoksulluk içinde yaşama savaşı veren, tek silahları sevgi olan yalnız kalmış kadınların, çocukların dramlarına sevecen bir bakışla eğildi. Benim Sinemalarımkitabının ardından öyküye 9 yıl ara verdi. 1973'te ilk romanı Kırkyedililer 'i yayımladı. Türkiye tarihine '68'liler olarak geçmiş, devrim ve isyancı bir kuşak olan 1947 doğumluların hikayesini anlatan eser, geniş bir kitle tarafından sevildi, 1975'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü aldı. 1975 yılında Alman Akademik Değişim Servisi (A.A.D.D) adlı bir sanatçı programı kapsamında davet edildiği Berlin'e gitti ve bir yıl kaldı. Bu şehirde Türk işçilerle röportajlar yaptı. Röportajlarını Yeni Konuklar adlı kitabında topladı (1977). Dokuz Çağdaş Türk Öykücüsü (1982) adlı antolojisini ve Türkiye Çocukları (1979) adlı çocuk kitabını da Berlin'de hazırladı. Füruzan, daha sonraki yıllarda da göçmen ve gurbetçi işçi soranları üzerinde durmuştur. 1988'de yayımlanan ve belge niteliğinde bir kitap olan Ev Sahipleri 'nde Almanya'nın önde gelen aydınları ile göçmenleri konuşturdu. 1988'de yayımlanan ikinci romanı Berlin'in Nar Çiçeği 'nde de Almanya'daki göçmenlerin hayatını işledi. Ah Güzel İstanbul öyküsünden uyarlanan aynı isimdeki filmi 1981’de Ömer Kavur ile birlikte yönetti. Film, hiçbir filmin birinciliğe değer görülmediği Antalya Film Festivalindeikincilik ödülü aldı. 1982'de yayımladığı Gecenin Öteki Yüzü kitabında yer alan ve kitapla aynı adı taşıyan öykü, 1986'da TRT tarafından dizi olarak çekildi. Dizi, TRT ve Modern Gazeteciler Kurumu tarafından en iyi dizi olarak seçildi.[5] Bütün çekimlerde sette bulunan Füruzan,[3] bu deneyimden sonra kendisi film yapmak üzere cesaret buldu. 1988-1989’da "Benim Sinemalarım" adlı öyküsünü senaryolaştırdı ve 1989’da Gülsün Karamustafa ile birlikte aynı adla sinema filmi olarak çekti. Film, uluslararası festivallerde büyük ilgi gördü. Yazar, Redife'ye Güzelleme, Kış Gelmeden ve Sevda Dolu Bir Yaz adlı öykülerini ise oyunlaştırmıştır. "Kış Gelmeden" ve "Sevda Dolu Bir Yaz" Ankara Devlet Tiyatroları tarafından sahnelendi. 1991'de Lodoslar Kenti adlı şiir kitabını yayımladı. Bosna Savaşı esnasında Balkanlar'ı kapsayan yolculuğunun izlenimleriniİşte Bizim Rumeli (1994) ve yeni baskısı Balkan Yolcusu (1996) kitaplarında paylaştı. Yapıtları başta Almanca olmak üzere İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Boşnakça, Bulgarca, Farsça gibi çeşitli dillere çevrilmiştir. 2006 yılında Ankara Öykü Günleri Onur Ödülü alan yazar[7], 2008 yılında 27. İstanbul Kitap Fuarı'nın Onur yazarı olarak seçilmiş[8] ve hakkında Füruzan Diye Bir Öykü adlı kitap hazırlanmıştır.