47'liler

Füruzan
Yazar:
Füruzan
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·524 syf.··
2023 40. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2023 16:17
Ahh Füruzan. Canım kadın. Kendi soyismini bile idealleri, kalemi için feda eden cesur yazar. Sen nasıl bir kitap yazdın böyle. İçime işleyen, yer yer gözyaşlarıma, isyanlarıma, sorgulamalarıma, araştırmalarıma engel olamadığım harika bir okuma deneyimi oldu benim için. 47'liler. 47'de doğanlar. Bir kuşağın ezilen, horlanan, türlü olaylara şahit olan çocukları. Her biri birer pırlanta. Her birisi Anadolu'nun çeşitli yerlerinden okumak için ayrılmış ailelerinden, topraklarından. Tek suçları gerçekleri aramak ve haklı olmak. Haklılıklarını kabul ettirmek şöyle dursun, savunulmasına bile izin verilmeyen onlarca genç. Ve bunların içinden kitabımıza konu olanlar, Emine, Haydar, Zülkadir, Şerife, Ahmet, Melek... Bir yandan da aydın olduklarını savunan, batışılaşma merakıyla yanıp tutuşan Seçil, Nüveyra, Nemide, Kubilay, Selahattin. İki tarafın ortasında kalmış iki kardeş Emine ve Seçil. Erzurum'un soğuk evlerinde öğretmen anne babanın yanında her şeyi yaşayıp, gören öğrenen ve ikisi de farklı ideolojilere farklı hayatlara kayan iki kardeş. Bilinç akışı ve geri dönüş tekniğinin çok yoğun yaşandığı, eski kelime ve cümle kuruluşunun ağırlık bastığı harika bir roman. İyiki kesişti yollarımız canım Füruzan. İyiki... Kesinlikle okunması gereken 100 kitabın listesinde olmayı hakediyor ve kesinlikle ama kesinlikle okunulmalı.
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1975833 okunma
8/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2020 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Şubat 2020 21:19
500 küsur sayfalık kitap su gibi akıp gidiyor. sürekli görüntüler beliriyor zihinde ve sanırım bu belirtiler türk edebiyatının en sinematografik kitabına dönüşüyor. erzurum'dan ayrılma sahnesi, işkence sahneleri falan. çok iyi bir şekilde senaryolaştırılıp iyi bir yönetmene teslim edilirse, muhteşem bir sinema filmi çıkar mesela bu kitaptan. emine ve seçi'in bu iki kız kardeşin hayatları gözlerimi doldurdu. çünkü kadını çok iyi anlatmış füruzan. çok çok başarılı. olumsuz tek eleştirim ilmek ilmek örülen kitabın sonlarının biraz hızlı geçmesi-geçiştirilmesi. aceleye gelmiş gibi sanki. havada kalan bi şey yok ama kitap baştan beri o denli güzel bir anlatım ve konu derinliliği ile gidiyordu ki; bunun aynısını son sayfalarda bulamadım ben. herkesin okuması, hakkında konuşması gereken kitap. 47'liler mi...inandıkları uğruna yaşayan güzel insanlar onlar..
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1975833 okunma
7/10
·524 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2020 15:58
Kitap, 71 muhtırası ve devamındaki birkaç yıllık sürece kadar yaşananları solcuların gözüyle anlatan bir süreç. Kitapta bir adanmışlığı okumakla birlikte, bu adanmışlığa sebep olan yozlaşmayı da anlıyorsunuz. Modernizm ve batılılaşma kisvesi altında aslında esaret altına girmiş bir Türkiye’den bahsediyor kitap. Kitabı okurken o dönem sol kesimin aceleciliğinin sonuçlarını da okuyorsunuz. Aslında devrim dediğimiz şey, sessice ve sinsice gerçekleşen sabırla sürdürülmesi gereken bir süreç olması gerekirken gençliğin verdiği o tezcanlılık sonucunda işlerin geldiği noktayı bize göstermektedir. Kitap aslında tek bir kişinin anılarından yola çıkarak, bu anılara ortaklık etmiş devrimcileri konu alarak devam eder. Dili çok akıcı değil. Eski kelimeler çok kullanılmış. Devrik cümleler fazla olduğu için bazen paragrafları toparlamakta zorluk yaşayabilirsiniz. Genel olarak hikaye oldukça iyi ve çarpıcı çekilde gerçeği yansıttığı kanısındayım. Şimdiden iyi okumalar.
Edebiyat
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1975833 okunma
Puan vermedi·524 syf.··
2020 75. kitabı
Geldiler degil mi demisti Evet Onlar midir Baskalarinin olacagini sanmıyorum Saat kac? Sabahin ücü Onlardir degil mi Evet Haydar Efendim? Emine hazirsin degil mi? Geldiklerinde saat üctü..... Cipe iki saat sonra bindirilmislerdi. Füruzan'in 1974 yilinda yayimladigi ve 1975 yilinda TDK Roman ödülünü alan 47'liler ilk sayfasundan son sayfasina kadar insani derin bir hüzne bogan hepsi 47 ile 50 dogumlu genellikle 68'liler diye bildigimiz bir kusagin yasamlarini cilelerini anlatan huzunlu bir roman.Okurken yureginiz burkuluyor goz yaslariniz akip akmamak arasinda kararsiz kaliyor midenize bir seyler oturuyor eliniz ayaginiz kalkmiyor.Kendinizi Emine Semra Kozlu olarak,Haydar olarak ,Melek olarak,Cemsit olarak Gümüsüm Ahmet olarak Istanbuldan Anadolu'dan yurdumun dort bir yanindan okumaya ODTU'ye,ITÜ'ye,Hacettepeye okumak icin geliyorsunuz hayalleriniz var ama bir de gercekler var.Acili bir kusagin yasadigi tramvalari okumak onlarla birebir hissetmek oldukca zor bir yolculuk bastan diyeyim hele ki mevsim de hüzün mevsimiyse Roman üzerine soylenecek cok sey var lakin bazen susmak zorunda oldugunuzu hissedersiniz yureginiz konusur bunu bu eserde daha yogun hissettim.Sözün bittigi yerde dolanip durursunuz an be an Romanda sadece bir kusagin yasadiklari yok kadin olmanin zorluluklari Cumhuriyetin ilk yillarinda kadinlarin nasil dirayetli durmak zorunda olduklari ekonomik ozgurluk bireysel ozgurlukleri icin ne cok mucadele etmeleri gerektigi kadinin en büyük düsmaninin yine kadin oldugu Iclal ogretmenle cok da güzel anlatilmis. Ve egitimcilerimiz egitimin ne zor bir is oldugu bir ogretmenin asli görevini hicbir zaman unutmamasi gerektigi yoksullukla cahillikle mucadelenin yolunu gostermis bizlere Füruzan. Yakin tarihin dramatik bir dönemini belgesel tadinda biyografik tarzda
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1975833 okunma
Puan vermedi·524 syf.··
Beğendi
·
2020 55. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Temmuz 2020 17:48
47'lilerde, 12 Martı yaşayan 47 doğumlu gençlerin hikayelerini anlatarak o döneme bir bakış sunuluyor. Emine, Haydar,Ahmet, Şerife,Cemşit, Seyhan, Zülkadir...niceleri.Yaşamla derdi olanlar,kırsaldan gelenler,okuma fırsatını binbir zorlukla sağlamış olanlar yanısıra okumuş ama dünyası kendi çevresi kadar olanların çocukları, onların aileleri ile de ters düşen yaşantı ve görüşleri. Emine 'nin iç konuşmaları, özellikle annesi ile hesaplaşmaları,çok fazla anlatılmamasına rağmen anlatıldığı kadarı ile bile beni nefessiz bırakan işkence anları. Genç insanların yokoluşları, insanın ruhunu inciten bir dönem.Ne yazık ki sonraki yıllarda da benzer olaylar yaşandı, bunu bilmek de rahatsız edici.Füruzan'ın anlatımı akıcı, zorlasa da iyi ki okudum diyorum.Yazarın Okuduğum ikinci kitabı. İlk Parasız Yatılı 'yı okumuştum.47 'liler Füruzan'ın ilk romanı ve 1975 'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü almış.
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1975833 okunma
12 Mart'a Doğru
6/10
·518 syf.··
2021 63. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2021 21:48
Uzun zamandır okumak istediğim bir kitaptı Kırk Yedi’liler. Benim için okuması hem kolay hem de zor bir kitap oldu. Bilinç akışı tekniği ile yazılan, zaman sıçramaları sıkça kullanılan bir eser. Kitabın zorluğu nereden geliyor diye soracak olursanız, çok ağır ilerleyen bir kitap. Hem ağır ilerleyip hem de kitaptaki tek bir diyaloğun bile paragraflarca sürdüğü için kitabın çoğu yerinde okurken sıkıldım. Hatta birkaç sefer yarıda bıraksam mı diye de düşündüm. Kitap üç farklı dönemde geçmekte. Tüm bu dönemlerin merkezindeki kişi ise kitabın kahramanı Emine. Emine’nin çocukluğunun geçtiği Erzurum kitapta önemli bir yer teşkil etmekte. Öğretmen anne-Baba’nın ortanca kızı olan Emine’nin ileriki zamanlarda kişiliğini oluşturan unsurları burada okuyoruz. Özellikle anne-kız ilişkileri bu kısmın esas konusu. Bu ilişkiler annesinin hem Emine ile hem de ablası Seçil ile olan ilişkileri üzerinden aktarılmış. Bu kısımda Cumhuriyet’in ilk kuşağını oluşturan aydın çevresine bir eleştiri de mevcut. Zira kitabın kötü olmasa bile samimi olmayan şahsiyeti Emine’nin annesi Nüveyre. İkinci dönem ise Emine’nin üniversite hayatı ve solculuk ile tanışıp bir eylem insanına dönüşmesini okuyoruz. Bu kısımda sadece Emine’nin değil Emine’nin dava arkadaşlarının hayatlarına da giriyoruz. 1961 anayasasının getirdiği özgürlük ve hakları kaybetmemek için verdikleri mücadele esnasında hayatını kaybeden bir sürü aydın genç. Okudukça üzüleceğiniz sayfalar…Ayrıca bu kısımda ablası Seçil ve eniştesi üzerinden modern Türk romancılığının olmazsa olmazı burjuva yozlaşması da aktarılmış. Son kısım ise Emine ve arkadaşlarının işkence gördüğü aşağılandığı mahpus kısmı. Kırk Yedi’liler bir 12 Mart dönemi romanı olmasına rağmen 12 Mart’ın önemli figürlerinden hiç bahsetmiyor. Kitapta ne İlhan Selçuk’un ne Doğan
Edebiyat
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023833 okunma
Seveceğimiz insanı da siz mi ayırıp, bulup getireceksiniz?
9/10
·518 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 13:32
“Onlar ölüme dokunmuşlardı. Onlar çıkarsız girişimlerinin üstlerine kapatılan çıkmazında direnip ayakta kalmışlardı. Kan ılık ılık dudaklarında tadını duyurmuştu.” s.457 47liler; 70li yıllarda ülkemizde yaşananlara geniş bir perspektif sunuyor. 46,47,48 civarı doğumluların üniversite gençliği olduğu o dönemlere. Füruzan çok akıcı ve güzel bir dille anlatmış bu romanı. Ama çok acı şeyler anlattığı gerçeğini değiştirmiyor bu. Uzun sürede okumamın bir sebebi de budur zira. “—Kitapların çoğunu yaktık Emine. Seninkilerin bazılarının bizde olduğunu bilmiyordum. Baban da söylememişti, yaktık korkudan. Üstelik hem öğrenci, hem de delikanlı falan olan bir evde kitap barındırmak bu günlerde zor. İnan ki ruhsatsız silahtan beter. Ankara'da kalorifer kazanlarında günlerce kitaplar yakıldı.” s.455 Sanırım dönemin özetini gözler önüne seriyor bu cümleler. Acı, çok acı ama gerçek, çok gerçek.. “Çıkarları gereği yalan söyleyerek bu yalanları egemen güçlerin payandalamasıyla doğrulaştırmaya çalışanları daha iyi tanımalıyız. Tarih bağışlar mı sanırsın? Gönüllü kanışların aydınlar arasındaki geçerliliği, sanımca en tehlikeli olanıdır. Nasıl kullanıldıklarını bilmezlerse başa çıkılmaz olurlar. O aydın kibirliliği yok mu, odur onlara halkı unutturan. Tüh rezilliğe bak! Nasıl kolaycacık senteze varılmış hep.” s.460 Tarih bağışlar mı dersiniz? Hangimizi bağışlar? Nasıl bu kadar kolay sonuçlara varılabilir, açıklanamaz? “Söze döndürebileceği bir duygu değil içini alan karanlık. Çığlıkları, böğürmesi nerdeyse çıksın gelsin. İçine ateşlenen elektriğin acısı hep bir öncekinden daha etkin, paralayıcı, hain.” s.373 Sen Emine Semra. Ama ben sana Emine diyeceğim senin de istediğin gibi. İliklerime kadar hissettim seni, tüm yaşadıklarını. Ağladım, hem ne çok ağladım. Çaresizlik, tükenmişlik,
1000Kitap
47'lilerFüruzan · Bilgi Yayınevi · 1974833 okunma
Puan vermedi·518 syf.··
2020 50. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2020 11:56
Firüzan’ın 12 Mart dönemini yaşayan kuşağı, o kuşağın nasıl yetişip Türkiye’de o noktaya nasıl gelindiğini irdeleyen romanı Kırk Yedili’ler. Yakın tarihimizdeki o karanlık dönemde yaşananlara da tanıklık ediyorsunuz kitapta yer yer; fakat arka kapakta belirtildiği gibi kitap aslında o dönemi yaşayan kuşağın hikayesi, bunu da Cumhuriyet döneminin idealist öğretmenlerinden olan bir anne-baba ve onların kızları Emine’nin hikayesi üzerinden okuyoruz. Türkiye’nin yakın siyasi tarihine ya da Türk Edebiyatı’ndaki dönem romanlarına aşinaysanız, anlatılanlar sizin için yeni olmayacağından kitap sizi çok sarsmayabilir. Ancak Firüzan’ın gerçekten çok çarpıcı ve muazzam tespitleri var, bunlar hem kişisel anlamda aile içi ilişkiler, kuşak çatışması, anne-kız ilişkileri, evliliklerle ilgili tespitler hem de toplumsal anlamda aydınların durumu ve ülkemizdeki sosyal sınıflarla ilgili tespitler. Bunun yanında, Firüzan kitapta bilinç akışı ve geriye dönüş tekniklerini harikulade şekilde kullanmış. Baş karakter Emine’nin zihninde dolanarak okuyoruz hikayeyi ve bir ses, his, kokunun başka bir olayı çağrıştırmasıyla zamanda yolculuk ederek Emine’nin küçüklüğünden yetişkin bir kadın olmasına dek hayatının tüm önemli noktalarına tanıklık ediyoruz. Özetlemek gerekirse muazzam tespitleri olan harika bir dönem romanı. Türk Edebiyatı eserlerinden ve dönem romanlarından hoşlanan herkese mutlaka tavsiye ederim. Bu kitabı severek okuyanlara da Adalet Ağaoğlu, Vedat Türkali ve Sevgi Soysal önermeden geçmek istemem.
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023833 okunma
Puan vermedi·672 syf.··
2026 1. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 22:32
47’liler uzun zamandır okumayı çok istediğim kitaplar arasındaydı. Füruzan’ın bir dönemi insan hikâyeleri üzerinden anlattığı kahramanımız Emine’nin hayatı etrafında şekillenen roman, 1947 kuşağının umutlarını, hayal kırıklıklarını ve yaşadıkları kırılmaları etkili bir şekilde anlatıyor. Kitapta politiklik arka planda hissediliyor ama asıl ağırlığı insanların iç dünyasına veriyor. Füruzan’ın yalın be samimi bir dili var okurken karakterleri kolayca anlayabiliyorsunuz. Dönemi anlamak ve insan hikâyeleri okumayı sevenler için etkileyici bir kitap tavsiye edilir.
47'lilerFüruzan · Milliyet · 1979833 okunma
47'liler
Puan vermedi·518 syf.··
2023 30. kitabı
Füruzan'ın kalemiyle tanışmama vesile olan 12 Mart'ı anlatan Kırk Yedi'liler romanının her ne kadar dili sade ve anlaşılır olsa da akıcı olmayan sıcak ve soğuk ilişkilerin yer aldığı uzun bir sergüzeşte sahip. Uzak yolun töresidir ağlamak. Ne marifetleri ne günahları vardır ki insanoğlunun başkalarınca ayan olmadığında kişim kişim kişileyiverir ortaya. Niye sıkılıyoruz demeyiz de, çoğunluk 'canım sıkılıyor' deriz. Çünkü özümüzü duyarız sıkılırken. Acı duyarken, severken, sevilirken. Sevginin ölmezliği doğrudur. İnsanlık bilincine varmış, varma hakkını elde etmiş, emeği ile dünyayı her gün kuran bütün insanları kapsayan bir sevgi anlattığımız, önerdiğimiz. Sevmenin kadın erkek ilişkisinde de yücelticiliğini yadsımıyoruz. Asıl geçici olan etsel tutkudur. Sizse sanırım sevgi diye bunu tanımlıyorsunuz. Sevgisiz yapılan her şey insanları sonunda kötüleştiriyor. Sanırım susarak yatıştırılmış hüzünler, acılar kişiye giderek daha derinden koyuyor.Söylenecek sözlerin hepsinin canı cehenneme. Ben sana yakıştırıp söyleyeceğim sözleri uygun bulamadım. Ölüm yaşamayı bilince anlam kazanıyor. Sana, seni ne çok sevdiğimi desem de istediğimce anlamıyorsundur. Seni dehşetli seviyorum. Niye sevdalara sakınmadan yer bırakmadık içimizde? Has güzellikleri yumuşatırız diye görmezlendik. Nasıl şeydir? Sorarım. Yaşamayı özüyle, insana yatkın doğruluğuyla tutmaya gönül vermiş bizim gt gibiler, sevmeyi arkaya ittik. Katı bir yanım var, onu koruyorum. Acımak yerinde harcanacağı günü bekliyor. O ezik duruşum, uzun sürmüş bir düşüncenin arasındaki yerde sabırla bekleyiştir. Bazan yüreğin en iyi gördüğü söylenir. Benim yüreğimle gördüğüm insanlarım bırakılmışlığın kör karanlığındalar.
1000Kitap
Kırk Yedi'lilerFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023833 okunma

Yazar Hakkında

FüruzanYazar · 20 kitap
Feruze Çerçi veya tanınan adıyla Füruzan (d. 29 Ekim 1932, İstanbul), Türk yazar. Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisidir. Türk öykücülüğünde genellikle "küçük insanlar" diye adlandırılan toplumun ezilmiş, hakkı yenmiş, duyarlıklı iç dünyaları keşfedilmemiş insanlarını yazmıştır. Öykünün yanı sıra şiirden, romana, gezi yazısından, denemeye, şiire ve çocuk kitabına kadar edebiyatın farklı türlerinde eserler vermiş, öykülerinin bazıları tiyatro sahnesine ve sinema perdesine taşınmıştır. 1970'li yıllarda en çok dikkat çeken üç kadın yazardan biri olarak Sevgi Soysal ve Adalet Ağaoğlu’yla birlikte anılır. Gülsün Karamustafa ile birlikte yönettiği Benim Sinemalarım filmi, Türk sinema tarihinin en başarılı eserleri arasında sayılır. Hayatı 29 Ekim 1932'de İstanbul'da doğdu. Esnaf olan babasını küçük yaşta kaybetti. 1946 yılında Yalova Demir Köyü İlkokulu'ndan mezun oldu. Ailesinin kısıtlı ekonomik imkanları nedeniyle ortaöğrenimi tamamlayamadı. 1950'li yıllarda tiyatrocu olmaya karar verdi. Bir süre Küçük Sahne’de tiyatro oyunculuğu yaptı. Uzun bir süre resim ile ilgili çalışmalar yaptıktan sonra tamamen edebiyatla ilgilenmeye karar vererek çalışmalarını bu alana yöneltti. İlk öyküsü Olumsuz Hikâye, 1956’da Seçilmiş Hikâyeler Dergisi’nde yayınlandı. 1956’dan 1958'e dek öykülerini Türk Dili, Yenilik ve Pazar Postası’nda yayımladı. 4 Temmuz 1958'de karikatürist Turhan Selçuk ile evlendi. Boşanma ile sona eren bu evliliğinden kızı Aslı dünyaya geldi. Eserlerinde evlenmeden önce Füruzan Yerdelen, evlendikten sonra Füruzan Selçuk, eşinden ayrıldıktan sonra Füruzan imzalarını kullandı. Yazarlığının ilk dönemini “gençlik hevesi” olarak tanımlayan Füruzan, asıl eserlerini 1960’lı yıllarda vermeye başladı. 1964-1972 arasında Dost, Yeni Dergi ve Papirüs’te yayınlanan öyküleriyle dikkat çekti. İlk kitabı Parasız Yatılı ile 1972 Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanınca ünlendi. Bu ödülü kazanan ilk kadın yazar ünvanını aldı. Parasız Yatılı'yı Kuşatma (1971) ve Benim Sinemalarım (1973) adlı öykü kitapları izledi. Öykülerinde kötü yola düşmüş kadın ve kızların, çöküş sürecindeki burjuva ailelerin, yeni yaşama koşullarından bunalan, yurt özlemi çeken göçmenlerin, yoksulluk içinde yaşama savaşı veren, tek silahları sevgi olan yalnız kalmış kadınların, çocukların dramlarına sevecen bir bakışla eğildi. Benim Sinemalarımkitabının ardından öyküye 9 yıl ara verdi. 1973'te ilk romanı Kırkyedililer 'i yayımladı. Türkiye tarihine '68'liler olarak geçmiş, devrim ve isyancı bir kuşak olan 1947 doğumluların hikayesini anlatan eser, geniş bir kitle tarafından sevildi, 1975'te Türk Dil Kurumu Roman Ödülü'nü aldı. 1975 yılında Alman Akademik Değişim Servisi (A.A.D.D) adlı bir sanatçı programı kapsamında davet edildiği Berlin'e gitti ve bir yıl kaldı. Bu şehirde Türk işçilerle röportajlar yaptı. Röportajlarını Yeni Konuklar adlı kitabında topladı (1977). Dokuz Çağdaş Türk Öykücüsü (1982) adlı antolojisini ve Türkiye Çocukları (1979) adlı çocuk kitabını da Berlin'de hazırladı. Füruzan, daha sonraki yıllarda da göçmen ve gurbetçi işçi soranları üzerinde durmuştur. 1988'de yayımlanan ve belge niteliğinde bir kitap olan Ev Sahipleri 'nde Almanya'nın önde gelen aydınları ile göçmenleri konuşturdu. 1988'de yayımlanan ikinci romanı Berlin'in Nar Çiçeği 'nde de Almanya'daki göçmenlerin hayatını işledi. Ah Güzel İstanbul öyküsünden uyarlanan aynı isimdeki filmi 1981’de Ömer Kavur ile birlikte yönetti. Film, hiçbir filmin birinciliğe değer görülmediği Antalya Film Festivalindeikincilik ödülü aldı. 1982'de yayımladığı Gecenin Öteki Yüzü kitabında yer alan ve kitapla aynı adı taşıyan öykü, 1986'da TRT tarafından dizi olarak çekildi. Dizi, TRT ve Modern Gazeteciler Kurumu tarafından en iyi dizi olarak seçildi.[5] Bütün çekimlerde sette bulunan Füruzan,[3] bu deneyimden sonra kendisi film yapmak üzere cesaret buldu. 1988-1989’da "Benim Sinemalarım" adlı öyküsünü senaryolaştırdı ve 1989’da Gülsün Karamustafa ile birlikte aynı adla sinema filmi olarak çekti. Film, uluslararası festivallerde büyük ilgi gördü. Yazar, Redife'ye Güzelleme, Kış Gelmeden ve Sevda Dolu Bir Yaz adlı öykülerini ise oyunlaştırmıştır. "Kış Gelmeden" ve "Sevda Dolu Bir Yaz" Ankara Devlet Tiyatroları tarafından sahnelendi. 1991'de Lodoslar Kenti adlı şiir kitabını yayımladı. Bosna Savaşı esnasında Balkanlar'ı kapsayan yolculuğunun izlenimleriniİşte Bizim Rumeli (1994) ve yeni baskısı Balkan Yolcusu (1996) kitaplarında paylaştı. Yapıtları başta Almanca olmak üzere İtalyanca, İngilizce, Fransızca, Boşnakça, Bulgarca, Farsça gibi çeşitli dillere çevrilmiştir. 2006 yılında Ankara Öykü Günleri Onur Ödülü alan yazar[7], 2008 yılında 27. İstanbul Kitap Fuarı'nın Onur yazarı olarak seçilmiş[8] ve hakkında Füruzan Diye Bir Öykü adlı kitap hazırlanmıştır.