Sovyetler Birliğinde bir film vizyona çıkmadan önce Sinemacılar Birliği'nden bir komisyon toplanır ve Birinci Kategori, İkinci Kategori veya Üçüncü Kategori şeklinde bir sınıflandırmaya tabi tutulurdu. Birinci kategori alan bir filmin hem bilet fiyatı biraz da ha pahalı olur, hem de yönetmene daha fazla prim ödenirdi. Şöyle ki, yönetmenler, senaristler, görüntü yönetmenleri, kısacası bir filmde çalışan her meslekten insan belirli bir stüdyonun kadrolu elemanı olduğu için çalışsa da, çalışmasa da mutlaka her ay maaşını alır. Yani bir yönetmen on yıl film yönetmese de her ay yaklaşık olarak bir profesör maaşı alırdı. Bir senarist de aynı şekilde on yıl senaryo yazmasa yine maaşını alırdı. Yönetmen film çektiği zaman film bittikten sonra veya senarist senaryo yazdığı zaman senaryonun çekimi onaylandığında 10 bin ruble gibi bir prim alırdı. (Film tek seriliyse) 10 bin ruble Sovyetler Birliğinde başka hiçbir geliri olmasa bile bir aileyi en az üç yıl çok rahat geçindirirdi. Eğer yönetmen aynı zamanda senaryonun yazarıysa hem senarist hem de yönetmen primi, yani 20 bin ruble alırdı. Dolayısıyla, Sovyetler Birliği tek kelimeyle bir sanatçı cennetiydi.