Burak

Ölüler geri gelmez. Birer parçamızı yanlarına alarak gitmişlerdir. Yaşamımızı sürdürdüğümüz için, kendimize yeni alanlar açmağı da sürdürürüz: Geçmişin tortusu şimdimizin öğelerindendir, ama her şimdi, geçmişi kendine göre biçimlediği için...
Sayfa 249·Kitabı okudu
Edebiyat
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Kedi: Yumuşak, istediği zaman sokulan, göçünü hep gizleyebilen, saldırıya ne zaman geçebileceği çok az kestirilebilen bir yaratık. Çocukluğumdan beri beni büyülemiştir. Kediyle ilişki hem güzeldir, hem tembelliğe, alışmışlığa izin vermez. Bu sözlerimden de kedilerimin alışılagelmiş, sokulgan, uysal, mutluluk, doygunluk içinde mırıldanıp duran kediler olmadığı anlaşılır.
Sayfa 232·Kitabı okudu
Edebiyat

Burak

, 2024 okuma hedefini güncelledi.
2024 OKUMA HEDEFİ
61/60 kitap - %102 tamamlandı
61 kitap okudu
60 kitap
12,9bin sayfa
0 inceleme
550 alıntı
ÇALINMIŞ FOTOĞRAFLAR" dediğim (başka yerlerde de kullanıyorum bu deyimi, kullanacağım da...), gözlerimizle "çektiklerimiz". Kimini, gelişigüzel, her şeyi attığımız bir kocaman zarfa atarız: gün gelir bulamaz oluruz o zarfı, sonra, gene gün gelir, kat kat tozların içinden çıkıverir karşımıza. Kimini ise, özel zarflara yerleştirir, özenle kaldırırız bir yere bu zarfları, ara ara tozunu alınz, değerli edintilerimizdir bunlar. Bir gün, bakacak oluruz içlerine, inanmak istemeyiz gördüğümüze: Yaşanmış anların doluluğunu, doluluğunun anısını, fotoğrafını çaldığımız şeyleri, ölümü, yani tarihi, usumuza hiç getirmemişizdir. (Belki kendimizi de tarih içerisinde görebilmek için fırınlarca ekmek yememiz gerekecektir. Gerçi kimimiz baştan beri her şeyin farkındadir, görüştüğünün öleceğini unutmaz. Çoğumuz içinse ölüm hep beklenmedik anlarda gelir: Sevdiklerimizi ne kadar az görmüş, tanımış olduğumuza yerinir dururuz.) Zarfta, dolu sandığımız şu zarfta, ancak birkaç fotoğraf vardır: sararmış, çizgileri erimeye yüz tutmuş... Anı dediklerimiz, durmadan ürettiklerimizdir. Bu fotoğraflarsa, anı olabilmek icin yeniden kurulmak, çizilmek ister. Ataç oleli otuz yıl oldu. Bende kalan birkaç "fotoğraf"ından üçünü, on yıl önce, kurmayı denemiştim; anılarını yazmakta ustalık gösterenlere imrenerek, bu işi beceremediğimi bilerek...
Sayfa 199·Kitabı okudu
Edebiyat
Okumayı, yaşamının bir parçası olarak görenlerin belki büyük çoğunluğunu oluşturanlar, okumağa vakit ayırabilmekte usta cambaz kesilmiş kimseler; radyonun, televizyonun, kasetlerin gazetenin yaşamdaki yerini yaşamın kendiyle bir tutmamağı öğrenmişlerdir, kalabalığın içinde bile okumanın gerektirdiği yalıtımı gerçekleştirmeği başarırlar; büyük olasılıkla da, geçimlerini sağlamak üzere yaptıkları iş, okumak değildir. Meslekleri gereği okudukları, yazınsal alana giren okumalarını besleyebilir de, beslemeyebilir de... Bu kişiler, bir ömür boyu, çok geniş tuttuğumuz yazın alanının çeşitli bölgelerini gezerler, tanımağa bakarlar. Görünür biçimde uzmanlaşırlar, ya da, uzmanlaşmaktan kaçınırlar. Okuduklarının yaşamla ilişkisini, kendi yaşamlarıyla derin ilişkisini, bilenleri de vardır, sezmekle kalanları da. Doymazlar; bir yoldan usanınca ötekine saparlar; okumak istedikleri, merak ettikleri çığ gibi büyür; çok yaşlandıklarında merak ettikleri azalır gibi olur ya, okuma isteği azalmaz. Kimi dönem yığma, kimi dönemse tüketme ile geçer.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Edebiyat