Susanlar

Bilge Karasu
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 15 dk.
Sayfa Sayısı:
256
Basım Tarihi:
Şubat 2009
Yayınevi:
Metis Yayınları
ISBN:
9789753427098
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·
Serdar Soydan Bilge, Karasu'nun dergilerde ve gazetelerde kamış yazıları olduğunu öğrenip bunları bir araya getirir. Sonra yayınlanması için Metis Yayınevi'ne götürür. Orada Gürsoy Sökmen ile görüştüğünde çok ilginç bir tepkiyle karşılaşır. Bilge Karasu ölmeden önce çok sayıda metninin yayımlanmamasını vasiyet etmiştir... Yazıları toplanması büyük bir emektir elbette ama yazarın vasiyetine sadık kalmak da büyük bir erdem olacaktır. Bu yüzden Füsun Akatlı ile görüşülür ve Susanlar isimli kitabın şekli ortaya çıkar. Askerde iken Dücane Cündioğlunun Yenişafakta yayınlanan tüm yazılarını bir araya getirmiş, matbaada bastırmış ve ciltletip tek nüshalık kitabı kütüphaneme yerleştirmiştim. Ciddi emek vermiştim ve bugün ilkel sayılabilecek bir metodla bu işi bitirmiştim. Bendeki derlemenin son yazısı 02.08.2010 tarihli. Daha sonra Dücane Bey 05.02.2011 yılında Son Günah'ım başlıklı yazısıyla gazete yazılarına son verdiğini açıklıyordu. Birçok yazar öldükten sonra terekesinde notlar, dosyalar, taslaklar, günlükler bırakmıştır bugüne değin. ("Tereke" başlı başına bir imajdır benim için onu da vurgulamak isterim.) Mesela Kafka'nın vasiyetine ihanet edilmemiş ve terekesi yayımlanmamış olsa dünya onun varlığından haberdar olmayacaktır. Bunun tersi bir durum da vaki. Oktay Rıfat mesela... Yayınladığı kitaplar dışında tek bir satır dahi geride bırakmamıştır. Enis Batur'un ifadesi ile her şeyi temizlemiş ve izleri yok etmiştir. Kitaba gelince "Yine mi geç kaldım?" diye düşündüm kendi kendime. Özellikle bazı metinler çok güzeldi. Özellikle 17.02.1988 tarihli "Okurluk Üzerine" isimli yazısı çok güzeldi.
SusanlarBilge Karasu · Metis Yayınları · 2009131 okunma
Diyalekt bir suskun: Felsefe köklü titiz edebiyat
9/10
·256 syf.··
2022 56. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 15 Eylül 2022 04:16
Türk edebiyatının bana göre üç dikkat çeken ve değeri bilinememiş ustasından biridir Karasu, #vüsatobener ve #feyyazkayacan ile birlikte. Sait Faik'ten gelen ana damarın sonraki kuşaklarıdırlar belki, sonsözde #enisbatur 'un da dile getirdiği üzere. Felsefe eğitimi almış yazarların sahip oldukları bakış açıları, bilimin gerçekliği yanında insan hayatına dokunan yaklaşım açısından nötr şans getirir beraberinde bana kalırsa, sanat kulvarında. Yazarın bu kulvarları nasıl geçtiğini; gerek bir süre Batı'da yaşama şansından gerekse Doğu'yu eserlerinden betimleyip yansıttığı izlekler bağlamındaki (diaylektik bakışlar, Bilinç akışı, kutu içinde kutu teknikleri) işleyişinden anlayabiliyorsunuz. Gençlik dönemi hikayeler ve şiirler ile başlayan bu derleme eserin asıl önemi; dönem dergilerinde de çıkan yazıları ve söyleşilerindeki edebiyat ve sanat görüşlerinde yatıyor. Öyle ki; dönem edebiyatında dikkat çeken metinlerin yazarının verdiği cevaplar, iyi bir okur yahut yazar adayı için tadına doyulmaz bilgiler (Yapıtlarında kurduğu av/avcı ya da usta/çırak gibi diyalektler, eserleri yaratırken yıllara varabilen titizlikler, beslendiği müzik ve sinema gibi sanat...) içeriyor. Dönem okumalarımda kendisiyle birlikte önemsediğim Vüsat Bener ile Feyyaz Kayacan'ı takdir etmesi, Ataç'ın ardından yazdıkları ve yapıcı eleştirileri de anlamlı bir keyif oldu benim için. Edebiyatımızın yarattığı eserlerle ustalaşmış yazarını, gençlik yapıtları yanısıra eleştiri, sanat alanlarında da görüp, beslendiği yerleri ve düşünce evrenini de merak edenler için, ülkenin en iyi yayınevlerinden biri tarafından çıkarılmış harika bir katkı olmuş bu eser: Zor okunduğu söylenen NİTELİKLİ yazarın çözümü adına da...
Edebiyat
SusanlarBilge Karasu · Metis Yayınları · 2009131 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2026 10:23
Susanlar, sessizliğin bir erdem değil, kuşaktan kuşağa aktarılan yıkıcı bir yük olabileceğini gösteren sarsıcı bir roman. Ayfer Tunç, bir ailenin bastırılmış sırlarını, konuşulmayan suçlarını ve ertelenmiş yüzleşmelerini parçalı bir kurgu içinde açığa çıkarır. Roman ilerledikçe suskunluk; korku, utanç ve iktidar aracı olarak görünür hâle gelir.
SusanlarBilge Karasu · Metis Yayınları · 2009131 okunma
8/10
·256 syf.··
2021 89. kitabı
Bilge Karasu'nun dergilerde ve gazetelerde yayınlanmış, edebiyatın değişik kollarında verdiği ürünlerin titizlikle araştırılmasıyla ortaya çıkarılmış bir kitap "Suskunlar". Hangi türde yazarsa yazsın hissedilen o mükemmelliyetçilik arayışı her sayfada hissediliyor. Kurulan dünyanın küçük gibi görülmesinin yanılgısı bir cümledeki tek bir sözcükle yok oluyor. Belki de yazdıklarının sihri ve efsunu bunda gizlidir. İsminin güzelliğiyle okurunu baştan tavlayan, külliyatı tamamlamak açısından okunması gereken bir kitap.
SusanlarBilge Karasu · Metis Yayınları · 2009131 okunma
Bilge Karasu , Susanlar
8/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2023 320. kitabı
"Ama işin en önemli yanı, okurların nasıl okudukları... Çok söyledim (bir de burada yinelemek gerekli mi?) okuma da, yıllar yılı uğraşarak öğrenilen işlerden biridir . Dili öğrenme süreci, bana kalırsa, hiç bitmez. Yazı yazmak için dili kullanacak olanlar, düşüncesini yazı ya da söze aktaracak olanlar, dili durmadan düşünmek zorunda değiller mi? Durmadan eşelemek, durmadan yoğurmak, durmadan denemek zorunda değiller mi?"
Edebiyat
SusanlarBilge Karasu · Metis Yayınları · 2009131 okunma
7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 00:00
Kitap derleme bir kitap. İçinde ne var derseniz ; - Öyküler -Şiirler -Denemeler -Gazete ve dergi yazıları -Söyleşiler Aklımda kalanlar ilk çıkan öyküleri olması , Nurullah Ataç'ı ve kedileri çok seviyor olması , William Faulkner'i çok okuması.
SusanlarBilge Karasu · Metis Yayınları · 2009131 okunma

Yazar Hakkında

Bilge KarasuYazar · 21 kitap
Bilge Karasu (1930, İstanbul - 13 Temmuz, 1995), Türk öykü, roman, deneme yazarıdır. Aynı zamanda felsefeci yanı olan Karasu, metinlerinde felsefi sorunları işlemiş ya da onun metinleri felsefi incelemenin konusu olarak görülmüştür. Postmodern romanın Türkiye'deki önemli isimleri arasında değerlendirilmektedir. Yaşamı Bilge Karasu 1930'da İstanbul'da dünyaya geldi. Genellikle sanıldığının aksine, Musevi asıllı Osmanlı siyasetçi Emanuel Karasu ve onun yeğeni dünyaca ünlü yoğurt şirketi Danone Grubu'nun kurucusu İzak Karasu ile herhangi bir akrabalık ilişkisi bulunmamakla birlikte, Bilge Karasu'nun daha sonra Müslümanlığı seçmiş bulunan anne ve babası da Musevi asıllıdır. Şişli Terakki Lisesi'nde ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nde öğrenim gördü. 1963 yılında, Rockfeller bursuyla gittiği Avrupa'dan 1964'de dönerek çevirmenliğe başladı. Basın-Yayın ve Turizm Genel Müdürlüğü'nde ve Ankara Radyosu dış yayınlar servisinde çalıştı. Ankara Radyosu için radyo oyunları yazdı. 1974 yılından ölümüne kadar Hacettepe Üniversitesi' Felsefe bölümünde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Ankara'da Nilgün Sokak'ta yıllarca küçük bir bodrum katında yaşadı. 14 Temmuz 1995'de pankreas kanseri tedavisi sürerken Hacettepe Üniversitesi Hastanesi'nde öldü. Cebeci Asri Mezarlığı'na gömüldü. Çalışmaları Yazmaya 17 yaşında başladı. İlk yazısı 1950'de, ilk öyküsü de 1952'de Seçilmiş Hikayeler Dergisi'nde yayımlanan Bilge Karasu, bireyin sorunlarına ağırlık veren, onun günlük hayatındaki açmazlarını işleyen bir yazardır. Her insanın hayatında en az birkaç kere kafasından geçirdiği ya da yaşadığı "sevgi", "dostluk", "yalnızlık", "tutku", "inanç/inançsızlık", "korku" ve "ölüm" gibi kavramları imgesel bir dille anlatır. Okuyucu günlük hayatına tanıklık ettiği hikayedeki kahramanda ya da kişilerde kendinden parçalar bulur. Böylece kullanılan imgeleri de rahatlıkla bilinçaltında kendi yaşamına göre şekillendirip yorumlar, hikayeyle okur arasında bir bağ oluşur. Çünkü Karasu, insanla/insanüstüyü, olağanla/olağanüstüyü yapaylığa düşmeden, metnin doğal akışı/hayatın da kurgusal akışı içinde verir. Okurun hayal gücünü bir noktaya kadar özgür bırakır. Karasu kelimelerini özenle seçer. Dili işlenmiş, üzerinde çok çalışılmış, oynanmış bir dildir. Kullandığı arı Türkçe başka yazarlarda yapay ve zorlama dururken, onun metinlerinde hoş bir tat bırakır. Çünkü ritim düşünülerek, ses düşünülerek, görsellik düşünülerek kurulmuş, kurgulanmış, kusursuz olması istenmiş bir dille yazılmıştır. Türkçe edebiyatın en özgün kalemlerinden biri olan Karasu "Gece" adlı kitabıyla Amerika'da verilen "Pegasus Ödülü"nü kazanan tek Türk yazardır; bu ödülle birlikte kitapları İngilizceye çevrilmiş ve ABD'nin çeşitli üniversitelerinde romanı Türk edebiyatı üzerine konferanslar vermiştir. Ölümünden önce yayınlanan kitabı Narla İncire Gazel (1995), ölümünden sonra 1996'da yayınlanan son kitabı ise Altı Ay Bir Güzdür. Anısına Bilkent Üniversitesi Türk Edebiyatı Merkezi 13-14 Aralık 2010 tarihlerinde Bilge Karasu'nun doğumunun 80, ölümünün 15.yılı dolayısıyla "Altı Ay Bir Güz" başlığı altında Uluslararası Bilge Karasu Sempozyumu düzenledi. Başkanlığını Talat Halman'ın yaptığı sempozyuma Bilge Karasu'dan ingilizceye yaptığı çevirilerle 2004'te ABD'nin en önemli çeviri ödülünü (National Translation Award) kazanan Aron Aji ve kimi kitaplarını Fransızcaya çeviren Alain Mascarou ile edebiyat dünyasından isimler katıldılar.