Tam da birçok zorluk ve başarısızlıkla dolu bir hayat, sahiden yaşıyor olma ve hayatı bütün bereketiyle yaşama duygusunu verebilir insana. Oysa birçok şeyin insana pek kolay geldiği ve başarılarla dolu bir hayat, katlanılmaz bir varoluşsal hafifliğe maruz kalma duygusuna ve hayatı artık hissedememeye yol açabilir.
Ölüm, sonunda ölüm olmayan bir hayat yaşanabilir olmadığından bir anlam kazanıyor olabilir mi? Hayatın güzelliği, ancak fanilikle yüzleşerek algılanabilir hale gelmiyor mu?
Pek çok insanın yaşamın beyhudeliğini ve boşluğunu görmemek için kendini kaptırdığı bu hummanın içinde eşsiz bir sırrın barındığını anlamıştı ve kendi yaşamına da bu yolla zorla bir anlam yükleyeceğini umuyordu; gelgelelim ilk gençliğin yaşamın anlamının değil, bütünüyle çeşitliliğinin peşinde olduğunu unutuyordu tabii.
Yalnızca başlangıçtaki vesileye bakmakla yetinirseniz, bir sevginin gücünü yanlış değerlendirirsiniz. Aslında daha öncesindeki gerilime, ruhun bütün büyük sarsıntılarına zemin hazırlayan, yalnızlığın ve düş kırıklıklarının yarattığı o bomboş karanlığa bakmak gerekir. Yaşanmamış duygular burada birikerek aşırı ağırlaşır ve değeceğine inanılan ilk kişiyle karlılaşıldığında alabildiğine boşalır.
Sayfa 14 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu