“Ya sizin cennetiniz?” diye sordum.
“Hep sonu gelmez bir yaz, meyvelerin, çiçeklerin ve büyüyen her şeyin olgunlaştığı bir yıl.”
Başımı itiraz eder biçimde sallayıp dişlerimin arasından homurdandım:
“Sizin cennetinizi sevmedim. Hüzünlü bir yer, sakin bir yer, zayıflara, hadımlara ve şişko, salya sümük erkek müsveddelerine göre bir yer.”