Burcu

Bir insana sevgi duyguları geliştirirse, aslında o kişide kendisine ait özellikleri sever ya da onun kişiliğinde kendisini yaşayarak, kendisine verilmiş olmasını istediği sevgiyi ona vermeye çalışır. Dolayısıyla bir başka insanın kişiliğinde aslında kendisini sever.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
İnsan bir zaman tüketicisidir. Üstelik bize ayrılan bu zaman oldukça sınırlıdır da. Ama yine de çoğumuz yapmak istediklerimizi sonsuza dek zamanımız varmışçasına erteleriz. Yaşamımız boyunca yitirdiğimiz bazı şeyleri yeniden elde edebilir ya da yerine başka şeyler koyabiliriz. Ama tükettiğimiz zamanı asla!
Sayfa 107·Kitabı okudu
Çocukluk dönemlerinde sürekli yönetilmiş ya da gerekli rehberlikten yoksun bırakılmış kişiler kendi seçimleri ile değil, tehditle güdülenirler. Tehdit sözcüğü ile anlatılmak istenen gerçek bir tehlikenin yaklaşmasından çok bir insanın yapması gereken işleri son dakikaya bırakması gibi örneklerdir. Toplumumuz bireyler oldukça yaygın bir biçimde görülen bir olguda kendi zamanının yönetim sorumluluğunu üstlenmeyi öğrenememiş olmaktır. Ne var ki eyleme geçmeyi ertelerken organizmanın harcadığı enerji o eylemi gerçekleştirerek harcayacağı enerjiden çok daha fazla olduğu gibi kişinin kendine saygısının azalmasına neden olur? Çünkü en sonunda eyleme geçmek "zorunda" kaldığımızda bu artık kendi seçimimiz olamaz. Kendi seçimimizin dışında sürüklenmiş olmanın bedeli ise mutsuzlukla ödenir. Hepimizin içinde var olan tembele de fırsat tanımalıyız ama zamanını iyi seçerek.
Sayfa 107·Kitabı okudu
..insanlar vardır, sürekli başkasının sevgisini ve onayını kazanmaya çalışır ve bunu yaparken de kişiliklerinden ödün verirler. *İnsanlar vardır, diğer insanları sürekli karşılarına alır ve dünyaya karşı sonu gelmeyen bir öfke yaşarlar.* Ya da insanlar vardır, başkalarıyla aralarına görünmez bir engel koyar, onlarla yakın duygusal ilişkiler kuramazlar.
Sayfa 59·Kitabı okudu
BAZI insanlar vardır, diğer insanlarla birlikteyken sürekli tedirgindirler. Bu duygu öylesine benliklerinin bir parçası durumuna gelmiştir ki, onu 'korku' olarak tanımlayamazlar. Çoğu kez bu tedirginliklerini maskelemeyi başarabildikleri için diğer insanlar onların ne yaşamakta olduğunu fark etmeyebilir. Çünkü insanlar sözlü olmayan davranışlara genellikle pek dikkat etmezler. Arada bir kendilerine yöneltilen bir beğeni ya da onaylayıcı birkaç söz onları geçici olarak rahatlatırsa da, kısa bir süre sonra tedirginliği yeniden yaşamaya başlarlar.
Sayfa 52·Kitabı okudu
Reklam