Burak

9/10
·214 syf.··
2024 41. kitabı
Eskişehir'e gidip dönerken trende okudum. Daha etkileyici oldu çünkü kitap o bölgede geçiyor sayılır. Osmanlı aydınının milli mücadele döneminde halkla olan ilişkisini hayali bir karakter olan kolunu kaybetmiş bir subayın hikayesi üzerinden anlatıyor. Tabii ki kitapta tasvir edilen halk oldukça bilgisiz. Bir bakıma kendi geleceklerini ateşe attıklarının farkında değiller. Subay ise vicdanlı bir karakter gibi anlatılsa da onların arasında yaşadıkça onlara ayak uyduruyor. Tabii ki abartılı ve romantik bir şekilde yazılmış ama bazı gözlemleri de güzeldi.
YabanYakup Kadri Karaosmanoğlu · İletişim Yayınları · 202154,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·88 syf.··
2024 33. kitabı
Platon yine bildiğimiz gibi. Akıl yürütüyor ama pek iler-tutar tarafı yok. İşine geleni anlatıyor. Benim ana fikrim, dönemin yaşantısına dair oldu. Eşcinsel ilişki erkekler arasında bir standartmış. Kadınlar ise sanırım hizmetçi rolünde. Bu kitap, benim şarkılarımdan birine ilham kanyağı olmuş olabilir. Antik döneme dair bilgiler içeriyor. Özellikle önceki ve çağdaş olan filozoflara dair bilgi ve yargılar var. Bunları görmek keyifli. İleride tekrar okunabilir.
LysisPlaton (Eflatun) · Kabalcı Yayınevi · 2011828 okunma
10/10
3000 yıl kadar önce yazılmış bu kadim kitabın sahibi bir Çinli komutandır. Savaşı stratejik olarak ele alır ve kısa maddeler halinde öğütler verir. Genel anlamda çıkarılacak derslerden biri, kutunun dışında düşünmek olabilir. Düşmana galip gelmenin tek yolunun çarpışma olmadığını; yiyecek, moral, zeka, arazi gibi unsurların ustaca kullanılmasıyla savaş kazanılabileceğini anlatıyor. En vurucu öğütlerinden biri, en iyi zaferin savaşmadan kazanılan zafer olduğuna dair olanı. Zamanına göre muazzam bir birikimin vücut bulmuş halidir. Bu kitabın Atatürk tarafından da okunup uygulandığına inanıyorum.
Savaş SanatıSun Tzu · İlgi Kültür Sanat Yayıncılık · 201749,5bin okunma
7/10
·303 syf.··
2024 36. kitabı
Bu kitaptan birçok detay öğrenmek mümkün. Atatürk'ün o dönemdeki ruh halini iyi yansıtıyor. Anlatılana göre Mustafa Kemal, Samsun'a gitmeden önce birtakım kişilerle hazırlıklar yapmış. Samsun'da görevinin gereğini yaptıktan sonra Havza'ya geçmiştir. Bu süreçlerde halka ulaşmak için fırsatlar aramıştır. Daha sonra görevden alınacağını anladığı için güvenlik nedeniyle Amasya'ya gitmiştir. Burada bir vaaz verdirmiş. İlkelerini bir imamın ağzından halka anlattırarak halkı kazanmaya çalışmıştır. Kitabın anlatımına göre, Amasya'ya daha sonra gelen Ali Fuat, Rauf ve Refet Beyler, Atatürk'ün direktifleriyle yaratılan Amasya Tamimi'ni imzalamak zorunda kalmışlardır. Bu esasında bir ihtilal kararnamesi imiş. Bu karar genelge olarak pek çok yere iletilmiş. Kazım Karabekir gibi bazı komutanların onayı ise uzaktan alınmış. Bundan sonra Karabekir, İlk kongrenin Erzurum'da yapılmasını istemiş ve Atatürk kabul etmiştir. Ardından Sivas Kongresi yapılmıştır. Bunlardan sonra Ekim 1919'da Amasya'da İstanbul hükümeti temsilcisi Salih Paşa ile görüşülmüştür. Bu görüşmedeki belgeler ise Amasya protokolü olarak geçer. Üçü imzalanmış, ikisi gizli denilerek imzalanmayıp İstanbul tarafından "yalan edilmiş" 5 belgeden oluşmaktadır.
Amasya Belgelerini Yeniden OkumakHikmet Özdemir · Amasya Valiliği Kültür Yayınları · 20041 okunma
7/10
·104 syf.··
2024 17. kitabı
Kitap etkileyici öngörülerde bulunuyor. 1900'lü yılların başında yazılmış olmasına rağmen 2000'lere kadar olan süreci cesurca tahmin etmiş ve bazı noktalarda başarılı da olmuş. Öykü genel olarak dünyayı kasıp kavuran bir hastalıktan sağ kurtulan yaşlı bir adamın, eski dünyadan bihaber olan torunlarına yaşadığı eski zamanları anlatışını ele alıyor. Çocukların daha önce hiç görmedikleri bir dünya ve kavramlar hakkında verdikleri tepkileri okumak keyifliydi. Bu öngörülerden başarısız olanlardan bir tanesi kayda değerdi. Yazar, salgının patlak verdiği 1970'li yıllarda Türkiye hatta Türkistan sınırlarının Alman ve Avustralyalı askerler tarafından savunulacağına dair bir kurgu-öngörüde bulunmuş. Bugün bu öngörünün absürt görünmesi bizim adımıza çok sevindirici. Kitabın sonundaki diğer kısa hikayenin ise ikna ediciliği düşüktü. Japonya önce Çin'i işgal edip sonra da tarih sahnesinden siliniyordu. Yine de fantastik bir öykü olarak değerlendirildiğinde ilgi çekiciydi..
Kızıl VebaJack London · İthaki Yayınları · 202047,7bin okunma