Bu kitaba uzuuuuun uzuuuun inceleme yazarım çünkü çok anlamlı ve dokunaklı bir kitaptır gibi düşünmüştüm aslında. Ama hiç öyle değilmiş ya…
Kitabın açıklamasında “ Cinsiyetlerin yer değiştirdiği bu ters dönmüş dünyada da bireyin sıkıntıları, düşleri, beklentileri yine birbirine benziyor. Ruhun en karanlık noktalarının derinliklerine başarıyla inen Orhan Kemal bize mizah yüklü anlatımıyla yeniden insanı sevmeyi öğretiyor.” Yazıyor fakat azıcık mizah dışında -ki o bile rahatsız ediciydi bana göre- hiçbir şey yoktu.
Çok basit, saçma ve anlamsız bir kitaptı. Baştan sona kötüydü maalesef. Okurken ‘Ne yani koskoca hayat denilen şey sadece bu anlatılan basit olaylardan mı ibaret? Kadının ve erkeğin tek derdi, tek sorunu bunlar mı? Cinsiyetlerin rollerinin değişmesiyle bir şeylerin farkındalığı artabilecekken bu muydu cinsiyetlere atfedilen tek şey?’ Diye diye sinir olarak okudum.
Fikir çok güzel evet işleyiş ise bir o kadar kötü. Bambaşka beklentiler içerisindeydim büyük hayal kırıklığı yaşattı bu kitap.
Zaman kaybıydı benim için.