bilemiyorum ya.
ilk kitap sular seller gibi akıp gitmişti ve sırf bu yüzden tam ikinciden de aynı etkiyi beklerken evdeki hesap çarşıya uymadı. sorun kitabın akıcı olmaması değil, tam olarak bir noktadan sonra ben niye bunu okuyorum dedirtmesi. sırf ikinci kitabı ekleyip seriyi devam ettirmek için yazılmış bir kitap olduğunu hissettim ve elim gitmedi.
şimdi, kitapla ilgili bir sürü sorum var.
böyle akılda soru işareti bıraktıran eserleri çok seviyorum ve bu kitap en sansasyonellerinden biri, bu konuda şanslıyım.
esas büyük soru yazarın niyeti. o kadar yoruma açık paragraflar ve istenilen yöne çekilebilecek kısımlar var ki her bir satırın üstünde durup uzun uzun tartışmak istiyorum.
etrafımda bu kitabı okuyan birilerine ihtiyacım var, LÜTFEN OKUYUN VE SORULARIMA CEVAP VERİN.
üçüncü kitap için birazcık bekleyeceğim sanırım, o derece acil hissettirmedi.
HAH, bir de, bu İngilizce isimlendirme mevzusu tüm ciddiyetimi yok etti ya. little people demek yerine farklı bir şey bulunsaydı, komik çünkü. o atmosfere girmemi zorlaştırdı, bu yazarın mı tercihi yoksa yayınevi bilerek mi böyle bırakmış araştıracağım.
birkaç gün daha benimle yaşayacak 1q84, sonra da kendisine ara vereceğiz.
Büyülü bir hikaye Carmen. Okurken İspanya topraklarında gibi hissetmemden ne kadar etkili bir kitap olduğu gerçeğini çıkarabilirim. Kendisi ne kadar kötü gösteriliyor olursa olsun, eski zamanlarda yazılmış bir kitapta bir kadının hikayesini okumak güzeldi. Kitabı okurken kafamda Lana'nın Carmen şarkısını dolandırıp durdum ve aslında Carmen'den ilham almanın ne kadar basit olacağını anladım. Kitaplığımda uzun yıllar durup, masalları özlendiğimde tekrar tekrar okuyacağım bir kitap oldu.
Son olarak şu sözlerle kısa süreli bir veda etmek istiyorum bu kitaba: Ama Carmen daima özgür olacak. O Calli doğdu Calli ölecek.
:")
CarmenProsper Mérimée · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20212,714 okunma
özür dilerim ama sonunu kabullenemiyorum, bu kadar özgün bir kitap anca bu denli mahvedilebilirdi. yine de, güz dönemlerimi farklı gözden görmemi sağladığın için teşekkür ederim.
ugultulu tepelerle dogru zaman dogru insan iliskisi yasadık. yıllardır erteledim, elli sayfa okudum bıraktım sonra bastan basladım derken 2026ya kadar bitiremedim kitabı. demek ki bu seneye kısmetmis, hayatta daha görmem gereken seyler varmıs.
ben ugultulu tepeleri nasıl anlatacagım ki? kalbimi dökmem gerekir, acıklayamam. hayatımda bundan daha fazla agladıgım bir kitap hatırlamıyorum. neydi beni etkileyen diye düşünüyorum, bir cevabı yok. fakat her sayfasında kalbimin agrıdıgını hissettim, bu kitaptan nasıl ayrılacagım? gercek hayata nasıl dönecegim? catherine ve heathcliffi nasıl unutacagım? her kitap elestirisinde "aradıgım ask bu degil." yazıyordum, sanırım bu sefer buldum.
ben bu kitabı unutmamak istiyorum. sonsuza kadar...
tanrım, bize ingiliz edebiyatını bagısladıgın icin tesekkür ederim.