Her mucizenin gerçek hayatta bir yansıması yok muydu ve oluşmakta olan bir hayatın ânı, erişilemez olanın ışığı, asla tahmin edilemeyenin rüzgârı değil miydi?
Hayata tırmanışın son ânında, başını kaldırıp yukarıya bakılan, önce adım atma isteği hissedilen ama sonra yanlış bir yolda olunduğu düşünülerek korkulan ve son bir hareketle öne doğru atılmak isterken cesaretsiz kalmaktan ürküten bir hayata izleyici olmaktan daha kötü bir şey yoktur.