Viktor Emil Frankl öyle bir eser bırakmış ki biz okurlar için, büyük bir nimet olduğunu düşünüyorum. Kitabımız iki bölümden oluşuyor. 1. Bölümde yazarımız toplama kampı deneyimlerini anlatırken 2. Bölümde genel ilkeleriyle logoterapiyi bizlere aktarıyor. Naziler döneminde en büyük toplama kampı olan Auschwitz kampı, çoğunlukla Yahudilerin ve diğer inançlara sahip kişilerin genç yaşlı demeden toplanan ve (sözde) çalıştırılmak üzere götürülen sistematik katliam ve imha kampıdır. Frankl o kamptan sağ kurtulanlardan biri ve orada yaşadığı olayları, durumları çok güzel aktarmış. Okurken gözlerimin dolduğu o kadar çok kısım oldu ki. İnsanların o kampta çok kötü koşullar altında nasıl yaşama tutunmaya çalıştıklarını ve ne olursa olsun yaşamak için mücadele verdiklerin bahsediyor. Muhakkak okunması gereken bir kitap, yaşantınıza dokunacağına eminim.
Elif Şafak kitapta biz okurlar için farklı farklı karakterlerin (hepsi birbiriyle bağlantılı) bir araya toplanarak harmanlandığı bir eser bırakmış. Fırat nehri yakınlarında bir köyden, Londra’ya oradan Abu Dabi’ye kadar birbirinden farklı yerlerde geçen, Türk Kürt yapısını da içine alan bir roman olmuş. Ben beğendim açıkçası eser sizi içine alıp farklı düşüncelere, kültürlere ve yerlere götürüyor. Okuyacak kişilere şimdiden keyifli okumalar.
İskenderElif Şafak · Doğan Kitap · 201121,3bin okunma