Her yeni kahramanın yaşamında kendimden bir şeyler olduğunu gördüm. Kitapta yaşamından söz edilen her kahramanın aslında içimizde her gün verdiğimiz savaşlardan dolayı orada bulunduğunu ve tedavilerinin ise çok basit bir kavramdan geçtiğini gördüm, ölüm. Ölmek çoğumuzun her sıkıştığında aklının bir köşesinde alternatif olarak kazınmış bir çıkış yoludur. Aslında ölümün hepimizi bir gün yakalayacağını ve buna teslim olmak yerine geçen zamanı en verimli şekilde değerlendirmemiz gerektiğini bu kitap sayesinde tekrar tekrar idrak ettim. Bu kitabı hayatımın kitabı kategorisine koyuyorum ve yaşam elimden alınana değin onu layıkıyla yaşamaya çalışacağıma kendime söz veriyorum...
''En karanlık an, şafak sökmeden önceki andır.''
Umut her zaman vardır ve onu var edebilecek en güçlü etmen yüreğimizdir, yeter ki yolumuzdan dönmeden ilerleyebilelim.
Peşin hükümlülüğün sadece suçla itham edilen şahsa değil, suçun etrafındaki çoğu insana da ne denli zarar verebileceğini anlatan sürükleyici bir hikâye.
Sevgi, aşk, sadakat, merhamet, yoksulluk, çaresizlik...
Ele aldığı tüm konular günlük yaşantımızla öylesine bağdaşmakta ki her bir satırda kendimizden bir şeyler çarpıyor gözümüze.