Buse Özdinç

"... Ben yalanı severim! Yalan, insanların bütün öteki yaratıklara karşı biricik üstünlüğüdür! Yalan söylersin ve böylece gerçeğe ulaşırsın! Ben yalan söylediğim için insanım. Önceden on dört kez, hatta belki de yüz on dört kez yalan söylemeden hiçbir gerçeğe ulaşılmamıştır. Ve bu kendine göre onurlu bir iştir. Oysa biz yalanı bile kendimiz kıvıramayız! Bana bir yalan söyle, ama bu yalan senin olsun, senin uydurduğun bir şey olsun, alnından öpeyim! Kendine ait bir yalan, başkalarına ait gerçekleri tekrarlamaktan belki de daha iyidir. Birincisinde sen bir insansın, ikincisinde ise bir papağan! ..."
Sayfa 248·Kitabı okuyor
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
..."Bir keresinde şöyle dediğinizi hatırlıyorum, Mr Darcy; kolay kolay affetmediğinizi, bir kez darılmayagörün, kininizin geçmek bilmediğini söylemiştiniz. Darıltılmamak için çok tedbirli davranıyorsunuz, sanırım." "Öyle," dedi Darcy, tok bir sesle. "Peki önyargının sizi kör etmesine izin verdiğiniz olmaz mı?" "Umarım olmaz." "Görüşlerini hiç değiştirmeyenlerin ilk başta doğru yargıya varmaları bilhassa zorunludur."
Sayfa 107·Kitabı okudu
"Bir zamanlar hayatımda en önemli şey, annemin beni sevmesiydi ama bu sevgiyi delicesine özleyen, durmadan onu ispatlayacak bir işaret gözleyen çocuk artık burada yok. Şimdi annemin beni sevdiğine inansam da bu beni mutlu etmiyor."
Sayfa 92·Kitabı okudu
"Amerika özgürlükler ülkesi olarak betimlenmiştir. Önceleri bu, kendin olma özgürlüğü, çalışma ve toprak sahibi olma özgürlüğü demekti. Şimdi ise daha çok, yemek alacak paran yoksa açlıktan ölme özgürlüğü demektir."
Sayfa 75·Kitabı okudu
"Büyüklerin en kötü huyu bence bu: Hayatlarında bir kere bile hata ettiklerini veya sorumsuzca davrandıklarını itiraf etmezler. Başkalarını hemen yargılamaktan çekinmezler ama kendileri hakkında, asla aynı şekilde hüküm vermezler."
Sayfa 44·Kitabı okudu