İnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak göremediğimiz, onun varoluşuna çeşitli yüce anlamlar yüklediğimiz için, gövdeden akan kanın, can denilen şeyi çekip almasını, dolayısıyla o kişinin ölmüş olmasını bir türlü kavrayamadığımızı düşünüyorum. Hayvanlar ölümü anlıyor ama insanlar anlayamıyor. Can denen şey, her türlü yaralanmaya, berelenmeye açık hâldeki insan bedeninden bir saniyede çıkıp gidiveriyor ve insanlar bunun sonucunda aklını kaçıracak kadar sarsılıyorlar.
Aşk en kötü bencillik.. dirsek çeviriveriyorsunuz dünyaya.. zavallı insanlara, güzel insanlara, insanların yaralılarına, vurulmuşlarina, iyilerine, üstünlerine. Hatta sevdiğinizin yaralarına, berelerine bile. Bütün meseleler dümdüz.. küçük mü küçük her şey; varsa aşkımız, yoksa aşkımız. Tiksiniyorum aşktan.
Öyle efendim, öyle... yanıltıyor aşk. Sonra en ağır, en ciddi.. yazık, en güzel duyguları hafife aldırtıyor, kendisinden ayrı bütün güzellikleri.. değerleri atlatıyor. Halbuki dünyada bir o yok..