Kalbinin haddinden fazla pırpırlanmasını istemiyorum. Bu Kalpler bize lazım Kamurancım. Heyecanımızı bile dirhemle koymalıyız artık içine. Bakma sen çaktırmasam da, ikimizinkine de ihtimam gösteriyorum.
Yaşıtlarımız! Ardı ardına ölüyorlar.Bir Zambak dalından koparılırken nasıl çıt diye bir ses çıkarır, öyle çabuk öyle olağan ve sonra öyle hızlı unutulan...
Işıkları çoktan sönmüş acıklı bir panayır yeriydi hayatımız. O tahtaya benzeyen evimizde kısılıp kalmıştık. Meçhule doğru ha babam yürürken, yıllarca durup birbirimize bakmamıştık. Ne fırıl fırıl dönmekte olan o iki kişilik dünyadan inebilmiş ne yan yana gelebilmiştik.