Volkanların çelişkisi hem yıkımın hem de yaşamın sembolü olmalarıydı. Yavaşlayarak soğuyan, katılaşan lavlar zamanla toprağa -verimli, bereketli bir toprağa- dönüşüyordu.
Nora o an bir kara delik olmadığına karar verdi. Aslında volkandı. Volkanlar gibi o da kendinden kaçamazdı. Olduğu yerde kalıp çorak toprakları zenginleştirmek zorundaydı.
İçinde bir orman büyütebilirdi.
Korkma canımın canı, çünkü baharda gülümseyen, yazın gülen, sonbaharda inleyen doğa, şimdi de ağlamak istiyor. Bu soğuk gözyaşlarıyla toprağın derinliklerinde saklanan hayatı suluyor. Uyu çocuğum, çünkü yarın uyanacak ve dupduru bir gök göreceksin..