Bir çocuğun ağrıyan gülüşü vardı mermilerden önce.
Onu gizlice öperdim.
Onu sürüngen yumurtaları ve mezarlarla
birbirine açılan karanlık mağaralarla öperdim.
Öyle sessiz, öyle gelişmeyen bir yangına
bir insan kıvranışını bırakırmış gibi
bir acı saplanırmış gibi sol böğrüme
ellerime Mori’yi eklerdim.
Ağzım ağızla doluydu mermilerden önce.
Kadın. Kadını bir dilime katık ettiler
Markuuuut ! Torbanı sarkıt.
Siz büyüyün kan kuşları siz büyüyün
Güzün gelişi bir öğürtüdür korkmayın
Korkmayın ölüm başka bir ağzıdır yarasaların.
Dünyaya geldim gitmeye kitabı hiç bitmesin istiyorum bu yüzden yavaş yavaş okumaya çalışıyorum ama ilginç bir şekilde sürekli beni kendisine çekiyor… Muhteşem bir sohbetin içine dalmış gibiyim… işin en güzel tarafıda istediğin zaman durdurup devam edebilmek 🕊️