Yüzde 1 oranında bir iyileşme dogrudan dikkat çekmese de özellikle uzun vadede çok daha anlamlıdır.
Hesap şöyle:
1 yıl boyunca her gün yüzde 1'lik iyileşme kaydetseniz,
Yıl sonu geldiğinde 37 kat daha iyi olursunuz.
Tam tersi şekilde, her gun yüzde 1 kötüye gitseniz, neredeyse 0 a inersiniz.
Arkadaşlar bazi kadınlar neden çıplaklık için birbiriyle yarışıyor? Daha fazla gösterince altın mı takıyorlar? Hava atma cabasi varsa hepimizin totosu var. Totosuz olan var mi? Yok kendim icin giyiniyorum diyorsa da niye evde giymek yerine dışarda giyiyor?
E bakma bakmiyorum zaten. Instagrami da bilgi almak icin kullaniyorum. Buna ragmen konserlerde şu sunu giymis, yeni dizi çıkmış fantezi elbisesi giymis. Ben niye maruz kalıyorum?
Isteseydim onlarin konserine giderdim. Isteseydim onlarla hasir nesir oldurdum. Bu kadar kaçtigim halde niye çıplaklığa maruz kaliyorum yeter ya
Açıklık yuzyillardir var olan bir sey. Ama çıplaklık bambaska mevzu.
Özgürlük eşitlik savasimiz ciplaklik icin mi?
Laik diyecek olan varsa laiklik git sen soyun demiyo. Sacma sapan yerlere cekmeyin.
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1. Yemin ederim o kıyâmet gününe.
2. Yemin ederim pişmanlık duyup dâimâ kendini kınayan nefse ki, siz mutlaka diriltilip hesâba çekileceksiniz!
3. Ne o, yoksa insan kendisinin kemiklerini toplayıp bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor?
4. Evet! Hem de özel çizgileriyle birlikte parmak uçlarına varıncaya kadar bizim onu yeniden yaratıp düzenlemeye gücümüz yeter.
5. Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyâmeti inkâr etmek ister.
6. Alay ederek: “Ne zamanmış o kıyâmet günü?” diye sorar.
7. Korkudan gözlerin kamaşıp kararacağı,
8. Ayın ışığının silinip gideceği,
9. Güneşle ay bir araya getirileceği zaman:
10. İnsan o gün: “Kaçacak yer neresi?” diyecek.
11. Hayır! Kaçıp sığınacak hiçbir yer yoktur!
12. O gün herkesin varıp duracağı yer, yalnız Rabbinin huzurudur!
13. O gün insana yapıp önden gönderdiği ve yapmayıp geride bıraktığı her şey haber verilir.
14. Artık insan kendi aleyhinde bir şâhit ve bir delildir;
15. Kurtulmak için türlü türlü mazeretler ileri sürse de!
16. Rasûlüm! Sana vahyedilen âyetleri hemen ezberleyip bellemek için dilini kıpırdatma.
17. Çünkü onu senin kalbinde toplayıp ezberletmek de, onu dilinde akıtıp okutmak da bize aittir.
18. Biz onu sana okuduğumuzda, sen de onun okunuşunu tâkip et.
19. Sonra onu açıklamak da elbette bize ait bir iştir.
20. Hayır, hayır! Siz peşin olan dünya hayatını ve onun fânî nimetlerini çok seviyorsunuz.
21. Âhireti ise bir kenara bırakıyorsunuz.
22. Yüzler var, o gün mutluluktan ışıl ışıl parlayacak.
23. Sonsuz bir huzur ve saâdet içinde Rablerinin cemâline bakacak.
24. Yüzler de var, o gün asılacak, buruşacak.
25. Çünkü kendisine, bel kemiklerini kıracak belâlı ve korkunç bir şeyin yapılacağını anlayacak.
26. Hayır, hayır! Can köprücük kemiğine dayandığı,
27. “Yok mu bunu