İnsan, yeryüzünün herhangi bir yerinde böyle çiçekler açtığını bilse, dünyayı diyar diyar dolaşır da, bu çiçekleri, Kafdağını'nın ardında da olsa arar bulur da görür.
Ölüm cezasına karşı güçlü bir toplumsal ve insani eleştiri sunulan kısa ama sarsıcı bir eseridir. Roman, idama mahkûm edilen bir adamın son günlerini iç sesiyle anlatıyor. Kahramanın umutla umutsuzluk, korkuyla kabulleniş arasında gidip gelen ruh hâli içinizi cız ettiriyor. İdam kararının açıklanmasından, hücrede geçen bekleyişe, ailesiyle vedalaşma çabasından darağacına yürüyüşüne kadar tüm süreç, bireyin yaşadığı psikolojik çöküş üzerinden işlenmiş. Ancak bence yazar bunlarla birlikte idam cezası karşısında toplumun duyarsızlığını da ortaya koymak istiyor. Bu yönüyle eser, yalnızca bir mahkûmun hikâyesi değil, aynı zamanda adalet, vicdan ve yaşam hakkı üzerine evrensel bir sorgulama yapmamıza da olanak sağlıyor.
Turgenyev’in Babalar ve Oğulları, kuşaklar arasındaki çatışmayı anlatırken aslında insanın kendi kimliğini bulma mücadelesine ışık tutmuş. Bazarov’un duygusallıktan kaçıp güçlü görünme çabasının altında yatan incinme korkusunu, anne-babasının sevgisini küçümsemesi yakınlık kurmanın getirdiği kırılganlıktan nasıl kaçtığını gözümüze gözümüze sokmaktadır (Ki şu devirde ve şu yaşta ben anne-babama öyle davransam yemediğim laf kalmaz). Arkadiy ise daha esnek, duygularla teması olan bir karakter olarak ilişkilerinde dengeyi bulan birisidir. Bu tezatın içerisinde varoluş ve yok oluşun hikayesi göreceksiniz.
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,8bin okunma