Her insanı reels geçer gibi birkaç saniye inceleyip geçtiğimiz çağımız dünyasında, ne yazık ki (!) hala uzun zamanlar geçirebileceğimiz ve yanında kalmayı tercih edebileceğimiz insanlar bulup onlarla bağ kurmaya, ilişkiler oluşturmaya ihtiyacımız, hiç değilse ruhumuzun ihtiyacı, var. Bir diğerine ulaşmanın ve es geçmenin, emek vermeden kolayca bir şeylere ulaşabilme hayalinin, hep ama hep "önce ben" i pazarlamaya çalışan bu sistemin yıldızının parladığını dönemlerde artık aile olamıyoruz. Burada aile olmaktan kastım bir nikah kıyıp bir de çocuk yapmak değil, gerçekten iki kalbin biz olabilmesinden bahsediyorum bazen aralarda kilometrelerce mesafeler olsa bile. Artık biz olamıyoruz, artık bir insanın duygularını, ihtiyaçlarını göğsümüzde yumuşatmayı unuttuk, oysa bizimkilerin yumuşatılmasını ne kadar da istiyoruz, ama biz bunun için bir şeyler yapmaya, öğrenmeye hiç çalışmıyoruz çünkü hep ben sisteminden asla çıkamıyoruz.
Dünyanın nereye gittiğini aile kurumunun ne kadar süre dahs devam edebileceğini, nasıl şekil alacağını kimse bilemiyor ama herkesin burnunu o havanın uğursuz kokusu geliyor, eminim. Bir şeyler yapmalıyız. Yeni bir şeyler, yeni bir bakış açısı, hem kendimize değer verdiğimiz hem de karşımızdakine de emek verebildiğimiz. Çünkü benim iyi olmamın amacı bir yerde karşımdakine de iyi bir ben sunabilmektir. Tabi gönül ister bu her zaman karşılıklı olsun herkes o kadar şanslı değil biliyorum. Ancak bu kitapta tek başınıza olduğunuzda bile bununla nasıl baş edebileceğiniz nasıl emek verebileceğiniz ve nasıl karşınızdakini sevgiye ve emeğe teşvik edebileceğiniz yazılmış. Evet biliyorum bu dünyaya birilerini düzeltmeye gelmedik, ama hiç değilse bizimle bir dönemde olsa güzel zamanlar geçilmiş, aslında içerisinde iyi insanlar olduğunu bildiğimiz insanlara, bize