Büşra kurtuluş

Büşra kurtuluş
@busramm_2638
Akdeniz Üniversitesi/Psikoloji Mesajlara bakmıyorum İncelemelerimi okumanızı rica ederim
ölüm ve ölme
Puan vermedi·376 syf.··
2025 11. kitabı
·
101 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 14:53
Öncelikle özellikle son 2 yıldır hayatımı neredeyse kontrol eden bu "dengesizliğin" her yana, dolayısıyla buraya da sıçradığını söylemek isterim. Kitabın incelemesine geçmeden önce neden uzun zaman sonra bu kitap hakkında neden bir inceleme yazma gereksinimi duyduğumu ve neden uzun zamandır buralarda da dengeli bir var oluş gösteremediğimi açıklayarak başlamak istiyorum. Bu platforma ilk adım attığımda sanırım ilk bir yıl kopamamıştım, neredeyse girmediğim insanlarla iletişim kurmadığım, yeni şeyler öğrenmediğim ve paylaşmadığım bir gün bile olmuyordu. İçimdeki o faydalı bir alan arayışına cevap vermişti çünkü. Sonrasında hayatım bir dalgaya karıştı, babam kansere yakalandı. Ben sürüklenirken arada tutunabilmek için elimi dallara tutunmaya çalışır gibi kitaplara atmaya çalıştım. Böyle bir zamanda hiçbir yere tutunmadan sürüklenmek gerektiğini iki buçuk senenin sonunda belki de daha yeni yeni sindirebiliyorum. Babam vefat edeli 2,5 ay oldu, henüz dalgalar duruldu diyemem aksi halde yalan olur. Ancak su biraz berraklaşmaya başladı ve ben yeni yeni, arada arada suyun dibini görebilme fırsatına erişiyorum kitaplarla beraber. Şimdi de kitaplar suyu tekrar çalkalıyor. Çünkü gördüğüm her berraklık zamanında görememişliğimin acısını yaşatıyor bana. Bende buna karşı çıkmadan sarsıla sarsıla barışmayı bekliyorum dalgalarla, pes etmiyorum. Bu süreçte ne zaman sular berraklaşsa beni en çok silkeleyen kitap hakkında da bir inceleme yazmasam olmazdı sanırım. Bu esere "günümüzde konuşulmak istenmeyen gerçek acının eseri" desem bence yanlış bir tanımlama yapmış olmam. Kitabı okuyan bir insanın verilmiş emeği göremeyeceğine dair bir şüphem yok. Yazar ilk önce "acı"nın eskilerdeki anlamıyla şimdiki anlamsızlığını karşılaştırarak başlamış sözlerine. İyi ki de öyle yapmış. Hemen
1000Kitap
Ölüm ve Ölme ÜzerineElisabeth Kübler-Ross · Profil Kitap · 2023203 okunma
Reklam
sevgi bir seçimdir
8/10
·226 syf.··
2025 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2025 16:34
Her insanı reels geçer gibi birkaç saniye inceleyip geçtiğimiz çağımız dünyasında, ne yazık ki (!) hala uzun zamanlar geçirebileceğimiz ve yanında kalmayı tercih edebileceğimiz insanlar bulup onlarla bağ kurmaya, ilişkiler oluşturmaya ihtiyacımız, hiç değilse ruhumuzun ihtiyacı, var. Bir diğerine ulaşmanın ve es geçmenin, emek vermeden kolayca bir şeylere ulaşabilme hayalinin, hep ama hep "önce ben" i pazarlamaya çalışan bu sistemin yıldızının parladığını dönemlerde artık aile olamıyoruz. Burada aile olmaktan kastım bir nikah kıyıp bir de çocuk yapmak değil, gerçekten iki kalbin biz olabilmesinden bahsediyorum bazen aralarda kilometrelerce mesafeler olsa bile. Artık biz olamıyoruz, artık bir insanın duygularını, ihtiyaçlarını göğsümüzde yumuşatmayı unuttuk, oysa bizimkilerin yumuşatılmasını ne kadar da istiyoruz, ama biz bunun için bir şeyler yapmaya, öğrenmeye hiç çalışmıyoruz çünkü hep ben sisteminden asla çıkamıyoruz. Dünyanın nereye gittiğini aile kurumunun ne kadar süre dahs devam edebileceğini, nasıl şekil alacağını kimse bilemiyor ama herkesin burnunu o havanın uğursuz kokusu geliyor, eminim. Bir şeyler yapmalıyız. Yeni bir şeyler, yeni bir bakış açısı, hem kendimize değer verdiğimiz hem de karşımızdakine de emek verebildiğimiz. Çünkü benim iyi olmamın amacı bir yerde karşımdakine de iyi bir ben sunabilmektir. Tabi gönül ister bu her zaman karşılıklı olsun herkes o kadar şanslı değil biliyorum. Ancak bu kitapta tek başınıza olduğunuzda bile bununla nasıl baş edebileceğiniz nasıl emek verebileceğiniz ve nasıl karşınızdakini sevgiye ve emeğe teşvik edebileceğiniz yazılmış. Evet biliyorum bu dünyaya birilerini düzeltmeye gelmedik, ama hiç değilse bizimle bir dönemde olsa güzel zamanlar geçilmiş, aslında içerisinde iyi insanlar olduğunu bildiğimiz insanlara, bize
Psikoloji
Beş Sevgi DiliGary Chapman · Koridor Yayıncılık · 201212,5bin okunma
Olmak ya da Olmamak!
Puan vermedi·283 syf.··
2025 2. kitabı
·
81 günde okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 10:24
Öncelikle kitap okumaya uzunca bir ara verdikten sonra okuduğum, içinde kalmamı sağlayan, her yarım bıraktığımda merakla tekrar tekrar elime aldıran bir eserdir kendisi. O yüzden kendisine bir teşekkür borçluyum, tekrardan kitaplara dönmem gereken dönemde bana yapabileceği en iyi dostluğu yaptı. Yazarın daha önce Gece Yarısı Kütüphanesi isimli eserini okumuştum, aslında dilin kullanımı benzer, yine bizi olay odaklı bir anlatım tarzı karşılıyor ve sürükleyici bir konuyla, yalın bir dille akmaya devam ediyor kitap. Açıkçası kendi adıma okurken hiç zorlanmadım. Konusuna baktığımızda ise Dünya'ya adım atan bir uzaylının bakış açısıyla insanlarla yeniden tanışıyoruz. Dünyada yaşayan bir matematik profesörünün edindiği bilgiyi yok etmek amacıyla uzaydan gönderilen bir uzaylı görevini gerçekleştirmek için geliyor ve dünyayla, insanlarla ve en önemlisi de duygularla tanışıyor. Hepimizin içinde dönem dönem bulunduğumuz yeri çok seven, olduğumuz kişiyi, sahip olduğumuz duyguları, hissedebildiklerimizi ve hissedemediklerimizi, yeryüzündeki her şeyi sevgiyle karşılayabildiğimiz duygular yaşarız ancak bu dönemlerin arkasından bizi öyle anlar kovalar ki bir o kadar karanlık ve gaddar hatta bazen tüm bu sevgi dolu, kabul etmiş halimizi bile unutturur bize. Her şey boş gelir, her an anlamsız, amaçsız, tatminsiz hissederiz. İşte ben bu uçurumu hissettim bu eseri okurken. Maddeci bir bakış açısıyla baktığımızda şu yeryüzünde belki hiçbir anlamı olmayan bir şeyleri geliştirmeye ve değiştirmeye çalışan, az gelişmiş belki de zavallı saçma zaafları olan o insanız. Ancak öyle bir pencere var ki işte o pencereden baktığınızda bizlerin zaafları, o farklı duyguların lezzetleri, hem mutlulukla taşabilen hem de üzüntüden hastalanabilen bir kalbe sahip olmanın derin ve anlamlı olduğu bir pencere- işte tam
Edebiyat
İnsanlarMatt Haig · Domingo Yayınları · 202314,8bin okunma
Sadece kadınlar olsa...
Puan vermedi·200 syf.··
2023 78. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Ekim 2023 09:54
Bazen sizlerin de düşündüğünüze eminim... Sadece kadınlar ya da sadece erkekler olsa ne olurdu? Devam edebilir miydik, kendimizi koruyabilir miydik? Yeterince haz almaya devam eder miydik yaşamdan? Ve daha nicesi... Hepsinin cevabını bulmak mümkün değil elbette, bir cevabı var mı o hiç belli değil. Yalnız bir yazarımız bu sorulardan bazılarını en azından kendince cevaplamaya çalışmış, yeni bir dünya yaratmaya, yeni karakterize edilip uyumlanmış kadınlar oluşturmaya çalışmış. Kitabımız 3 gezgin erkeğin kadınlar ülkesine girmeye karar vermesiyle başlıyor. Daha önce bu ülkeyle ilgili duydukları hurafeler ve küçük bilgilerle kendilerini bu ülkenin içinde buluyorlar.Bu üç karakter aslında böyle bir ülke görsek vereceğimiz tepkilerin çoğunluğunda toplanıyor. Biri böyle bit ülkenin ya da topluluğun hiçbir zaman erkeksin devam edemeyeceğini düşünürken biri hayranlık besliyor,bir diğeri de sadece gözlemlemeye ve anlamaya başlıyor. Bu ülke yıllar önce savaş, kıtlık ve benzeri nedenlerden erkeklerini kaybediyor ve bir kadın hamile kalıyor. Bir şekilde mitoz bir çoğalma yaşanıyor. Devamında kadınlar bu şekilde çoğalmaya devam ediyor ve kendilerince bir düzen kuruyorlar. Bu kadınlar ağır kozmetiğe estetik ameliyatlara vb bağımlı olmak yerine eğitim sağlık ve anneliklerine önem veriyorlar. Eğitim verme kapasitesi olan kadınlar büyütmeye çok önem veriyorlar. Sağlık sorunlarını yıllar evvel aşmışlar ve dış dünyadan kopuklar. Bu yüzden bu üç erkek geldiğinde ilk önce onları gözlemlemek ve dış dünyayı öğrenmek isteseler de devamında onların çok kirli bir yerden geldiğini anlıyorlar. Yani bizim dünyamızdan... Ve dünyalarına korumak istediklerine karar veriyorlar. Kitap yeni bir akım ve fikir oluşturulması açısından çok güzel olsa da bir çok yerde benim için eksik parçalar
Edebiyat
Kadınlar ÜlkesiCharlotte Perkins Gilman · İş Bankası Kültür Yayınları · 202119,8bin okunma
Aile nasıl bir şey?
Puan vermedi·192 syf.··
2023 76. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2023 14:09
Merhabalar, uzun süredir üniversiteye yani yurduma geçişimle çok dolu ve sıkışık olduğum için biraz boşladım burayı biliyorum. Ancak güzel bir dönüş yapıyorum ve tekrar buraya boş bol ilgi vermeye başlamaya çalışıyorum. Dönüşümün ardından ilk incelememi de bu kitap hakkında yazmak istedim. Öncelikle kitabı okur okumaz tüm arkadaşlarıma hatta erkek arkadaşıma bu kitabı okumalısın diye binlerce kez baskı yaptığımı itiraf edeyim. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir kitap okumamış, aile hakkında gerek kültürel gerek çevresel gerek kişisel olarak biz çok inancımız, bağlılığımız hatta ve hatta bağımlılıklarımız var. Ancak bunlar bize nasıl etki ediyor ya da ne kadar doğru, hepsi gerekli mi hiç düşünmeyiz. Özellikle bizim gibi kültürlerde aileler için ne yapılırsa onlara fedadır, bu inanç için gelecek hayaller bırakılır, okullar değiştirilir, bazen deli gibi çalışılır hatta bazen karı kocadan bile boşanılır. Sahiden aile nasıl bir şey ? Bizi sürekli minnet duygusuyla yaşatıp son zerresimize kadar bizden zevkle bir şeyler koparan, elimizden sütümüzden, bizi biz yapan ne varsa faydalanan bir şey mi. Yoksa aslında sadece belli bir yaşa gelene kadar bu korkunç dünyada ihtiyaç duyulan bir rehber ve yardımcı mı? Bu kitabı okuduğunuzda anlayacaksınız ki dostlarım, hepimiz ailelerimizin kurtarıcısı olmaya çalışan, daha aile olmanın ve birey olmanın arasındaki farkı ve çizgiyi kavrayamamış, aile uğruna kendini feda eden kurbanlarız... Evet! Biz, hepimiz! Bu toprakların ve bu topraklardaki anne babaların zihniyetleriyle kültürleriyle ve aileleriyle büyüyen bizler, üzgünüm ama hepimiz bir kurbanız... Lütfen okuyunuz...
Psikoloji
Kurtarıcı mısın Kurban mı?Serhat Yabancı · Destek Yayınları · 2022490 okunma
Reklam