mehmet rauf'un sanırım okuduğum ilk kitabı fakat ya yazarın zayıf bir üslubu ve tarzı var ya da bu kitap tamamen para kazanmak amacıyla yazılmış, bilemedim.
ay Hüseyin Rahmi bildiğimiz Hüseyin Rahmi yine incecik şu kitapta bile kendi söylemek istediklerini karakterlere o kadar güzel söyletmiş ki, o kadar güzel cümleler, dersler ve günümüze uygunluk çıkıyor ki tahmin edemezsiniz. müthiş öngörülü bir adammış vesselam.
okurken fark ettiğim birçok şey oldu fakat ne yazık ki aklımda kalmadı. aklımda kalanlar ise şunlar: halid ziya gerçekten kadınların ruhunu çözmüş ve gençliğimizde izlediğimiz o dizi gerçekten kaliteli bir uyarlama.
Sadık Hidayet'in okuduğum üçüncü eseri. her seferinde nasıl böyle etkileyebiliyor anlamış değilim. hâlâ en sevdiğim yazarlar listesinde kendisi. bu hikâyeler kitabında en sevdiklerim "taht-i ebu nasr", "karanlık oda" ve "vatanperver" öyküleri oldu. ne kadar karanlık yazarsa yazsın, doğru cümleleri söylemekten asla cekinmemis.
çok fazla Japon kültürü hakkında bilgi istiyor, okurken ya sürekli araştırma yapmalısınız ya da daha önceden araştırmış olmalısınız. çerezlik şeklinde yaklaştığım için maalesef tatmin olmadım. ince fakat dikkatle okunması gereken kafa yoracak bir eser.