Ben bu ülkede yıllardır bir yabancı gibi yaşamış,öyle eğitim görmüştüm.Çocukken Mardin’deki Lale Sinemasında gördüğüm filmlerdeki kovboylar yerine koymuştum kendimi ama Avrupa’ya ilk çıkışımda kovboy değil kızılderili, beyaz değil zenci olduğum kafama vurulmuştu. Birkaç yıl önce okuduğum, adı galiba Mutluluk olan bir romanda denildiği gibi ,biz ,bu ülkenin okuryazarları, boşluğa düşen bir trapezci gibiydik. Doğu askısını bırakmış,batı askısını da yakalayamadan aşağı düşmüştük.