》Gülseren Hanım 'dan okuduğum üçüncü kitap Camdaki Kız. Severek okuduğum, kendime dersler aldığım, ufkumun genişlediği bir kitaptı. İnsanların hayatını okumak, travmalarını psikolojilerini anlamaya çalışmak, kader motifi üzerinde düşünmek beni etkiledi her seferinde.
》Kader motifi kavramı hep ilgimi çekmiştir ve Gülseren Hanım'ın kitaplarında bu kavrama sıkça yer veriliyor. Okudukça kendi hayatımın kader motifini düşünmeye başlıyorum tabii.
》Bu kitapta üç farklı insanın hayatı yer alıyor ama esas hayat hikayesi Nalan'ın. Tabii onunda hayatında etkin rol oynayan kişileri de okuyoruz.
》Her cümlesinde ayrı ayrı notlar tuttuğum bir kitap benim için. Duru bir Türkçe ile yazılması da çok hoşuma gitti. Herkese tavsiye ederim
》Klasik bir Rus edebiyatı örneği olan Oblomov ile geldim bu sefer.
Okuması hem keyifli hem de uzun süren bir serüven aslında oblomov. Kendi içinde dinamikleri olsa da genel olarak tek düze bir kitap. Buna rağmen dili akıcı, uzun betimlemeler sıkmıyor insanı.
》İlk 100 150 sayfa İlya İlyiç'in yani Oblomov'un bir şeyler yapmasını, hareket etmesini bekliyoruz. Örneğin çorabını bile kendi giymesini bekliyoruz şaka değil Sayfalar ilerledikçe Oblomov'un da hayatından günler eksiliyor ama kendisi uyuşmuşluğuna karşı koyamıyor. Ardından aşık oluyor ve hayatına renk ve hareketlilik geliyor ama kısa süreli...
》İlya İlyiç'in hayatını, aşkı bulmasını, aşkını kaybetmesini ve eski düzenine geri dönmesini okuyoruz. Onun hayatına eşlik ediyoruz.
》Oblomovluk veya Oblomov olmak da onun hayatını ifade eden bir kavram. Oblomovluk, üşenmeye bile üşenmektir. Onun da hayatı bu üşengeçliğin içinde eriyip yok olmuştur.
》Kitabı okurken kendimden de benzerlik buldum tabii. Hepimiz bazen "oblomov" değil miyiz sizce ? Üzerimizde bir ölü toprağı hissederiz ve bunu nasıl atacağımızı bilemeyiz. Hiçbir şey yapmadan zamanımız geçer gider. İşte böyle bir hikaye İlya İlyiç'in hayatı da. Hiçbir şey yapmadan, yapmayı düşünerek veya düşünmeyi düşünerek geçen bir hayat.