Sizin alınız al,inandım.
Morunuz mor,inandım.
Tanrınız büyük, âmenna.
Şiiriniz adamakıllı şiir,
Dumanı da caba.
Ama sizin adınız ne
Benim dengemi bozmayınız.
Hayat, kısa bir nefesten öte değildi aslında, kasırgada hafif bir soluktu, ama yaşamayı yine de öyle çok seviyordu ki, bu sevginin boşluğundan duyduğu hüzün yüreğini parçalıyordu.
Kadın şimdi orada oturmuş bekliyordu, tıpkı çocukluğundan beri yaşam geçip giderken bir şeyi ya da birini beklediği gibi... Alma, "yarı yaşanmış" yaşamından söz ederken sıklıkla böyle derdi.