Hayat rutini içinde varlığının farkına varmadan ya da varlığını hiiç önemsemediğimiz yanından geçip gittiğimiz o kadar çok şey hatta ne kadar çok şey var.. fayda esasına dayanan dar kalıplı yaşantılarımız ve dar dünyalarımız.. ya da kendimize dar ettiğimiz dünyalarımız belki de.. çok düşünüyorum bazen böyle.. bi sarsıyorum kendimi ara ara.. yeryüzünde yenebilecek ne kadar meyve ve sebze tatlı vs varsa bi insan ne kadarını yiyebilir?? En baba gurmeler en fazla ne kadar yiyecek tatmıştır mesela.. ve yeryüzünde giyilebilecek ne kadar elbise ayakkabı çanta varsa, abiyesi, gece kıyafeti svarovskilisi, tüllüsü, güpürlüsü, yılan derilisi, tilki derilisi, kaplan postu, zebra desenlisi, puantiyelisi falan bir manken ya da bir artist sadece giyip çıkarsa bile en fazla ne kadarını giymiştir mesela.. bir apartmanda yaşıyorsanız kaç komşunuzun evini hiç görmediniz, ya da kaç akrabanızın evine hiç gitmediniz, kaç tane tarihi mekana yanından geçip gittiğiniz halde içine adım dahi atmadınız, en gezeğen gezgin olsanız görmediğiniz ne kadar köy kasaba şelale dağ bayır kalırdı.. mesela.. hiiç koklamadığınız çiçekler.. hiç yakından görmediğiniz hayvanlar.. hiç binmediğiniz araçlar.. en en en zenginlerin bile sahip olamadığı sonsuuz sayıda varlık.. hissetmediği duygu ve deneyimlemediği olaylar.. çok karışık değil mi !.. Dünya içinde milyonlarca milyarlarca dünyalar.. akan bir trafik gibi birbirine değmeden yapılan yolculuk, bazen de en olmadık yerde taak diye kesişen çarpışan hayatlar.. kafanız karıştıysa hemen dönün rutininize.. ben de bir müddet sonra kafa karışıklığımı ve o kadar varlık içinde kaybolmamak için kendi rutinimin güvenli alanlarına geri dönenlerdenim tabii ki.. çook çook büyük işlerim var ya hani yapmazsam dünya batar filan !! Neyse..
Karaoğlan diyorum ben ona.. simsiyah