Yunan, sadece akıl ve plastik zevk harikasıdır.
Aklı uzanabileceği en uzak noktalara kadar götürmüş ve nihayet ona ,” geber, sende iş yok!” diyebilmiştir. Fakat ruhun emrinde büyük aklı bulamamıştır. Bu da zaten filozofun değil, peygamberlerin işidir. Böyleyken, tek başına rehbersiz akıl nereye kadar gidebilir, böylece nasipsiz batıya örnek olmuş tefekkür zemini…
Din olarak inandığı mitolojilere gelince , hayal gücünü belirtmeden ileriye geçemez, beşeri hırslarla dolu tanrı tasavvurlarından ibaret bir oyuncak panayırı…
İşte, batıya akıl tedarik eden, fakat nihai erişin sırrını veremeyen Yunan’ın en kısa çizgilerle portresi!…
Severek okuduğum sürükleyici ve macera dolu bir kitap. Kitap baş karakter olan Ethan’nın arkadaşı Kacey’le olan meydan okumasıyla başlıyor ve sonuç maalesef Kacey’nin ölümüne yol açıyor.
Bu durum Ethan’ı büyük bir psikolojik buhrana sokuyor. Hayata tutunması için ailesinin kararıyla Bostan’dan Palm Konat’a taşınıyorlar.
Bu şehre alışması ve kayıp anılarını bulması zaman alacaktır. Bu noktada yeni arkadaşı Coralee
ile adım atacağı yeni macera dolu hikayeler Ethan’nın hayatının şekillenmesinde büyük bir rol oynuyor. Hayatta aldığımız kararların getirdiği belirsiz sonuçların aslında nereye varacağını bilmeden yol alabilmemizi ve geçmişin sonuçlarıyla başa çıkmamız gerektiğini ele alan sıcak ve samimi bir kitap tavsiye ediyorum .
Bazen suçluluğa ya da kedere tutunuruz çünkü bizi özlediğimiz insanlara bağlayan son şey onlardır. Onları bırakmak istemeyiz çünkü geriye başka hiçbir şeyimiz kalmamış gibi hissederiz. Ama bu tehlikeli,Ethan.Asla bırakmamak.Çünkü bırakmadıkça hatırlamaya başlayamazsın.
Ve Kacey’le olan anılarını bağrına basamazsan, o zaman arkadaşın tamamen yok olur.
Hatırladığın müddetçe,hiçbir zaman gerçekten veda etmeyeceksin.