Aynı hataları tekrarlayıp duruyorsanız bir şey öğrenmiyorsunuz demektir. Ama her seferinde yeni ve farklı hatalar yapıyorsanız, yeni şeyler yapıyor ve öğreniyorsunuz demektir.
Bir insan beynindeki odaları kullanabileceği eşyalarla döşemeli ve geri kalanları da istediği zaman çıkarıp kullanabileceği bir yere, kütüphanesine yeleştirmelidir.
Daha “farkında” olarak yaşanan bir hayata dönük ortak arzu, ânın tadını çıkaramama duygusundan gelir. 'Şimdide' yaşamıyor olma düşüncesinin sonucu, deneyimimizin yeterince yoğun olmadığı hissidir. Hayatın yanı başımızdan geçip gittiği ve “gerçekten” yaşamadığımız duygusu ortaya çıkar: Deneyimler gelip geçer ama herhangi bir anlamları yoktur. Sık sık özel bir günü iple çekeriz, ama sonrasında duygusal açıdan olaya samimi bir şekilde katılamamışız gibi görünür. Olan biteni umduğumuz kadar bilinçli bir şekilde yaşayamamışızdır. Yaşanan deneyim yeterince yoğun değildir. Ancak çok geç olduktan sonra hayıflanırız. Çoğunlukla, hayatımızın ne kadar düşüncesizce ve şuursuzca geçtiğini fark etmek için kaderin sillesini yemek gerekir.