Büşra

Büşra
@busraxylmz
Muhasebe ve Finans Uzmanı
Uludağ Üniversitesi
İstanbul
İstanbul, 27 Mayıs 1999
133 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
10/10
·129 syf.·
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Bir kadının kendi kendini tamir etmesinin büyük zarafetinden bahsedeceğim sizlere bugün. Kitapta yalnızca bir kadın karakter var ve Osman ile ayrılığının ardından büyük bir boşluğa düşüyor. Bu boşluğun getirdiği psikolojik sorunları rahatlıkla görebilir, Sadece Osman’a olan vedasını da değil; kendi benliğini sorgulaması, yazdıkça olgunlaşması ve kendini bulmasına şahit olabilirsiniz. Sayfaları çevirdikçe karakterin ağladığını, güldüğünü, kızdığını hatta Osman’a anlattıklarının aslında kendi sorunları olduğunun da farkına varabileceksiniz. Okurken bir aşk kitabı havası aldığımı sanırken, vaktinde edilemeyen bir veda kitabı olduğunu aynı zamanda kendini bütün hücrelerine kadar yeniden keşfeden bir kadının zarafetini bütün kalbimle yaşadığımı söyleyebilirim. “Artık hiçbir şeyle kavga etmek gelmiyor içimden. Ellerimi kaldırdım, teslim oluyorum. Savaşmayı bırakan insana kim ne yapabilir ki? Yenilmek kadar büyük özgürlük yok, şimdi kazananlar düşünsün Osman.” - Sayfa 82 - Kafa dergisinde yazdığı Osman serisini bu kitapta birleştiren yazar, üzerine yeni bir bölüm de ekleyerek okumaya kıyamayacağınız bir veda mektubunu kapınızın önüne bırakıyor sanki. Hem ayrılığı hem de özlemi bir baş etme yöntemi olarak kullanan yazar, okurken sanki bir yandan yaralarımızı hatırlatıyor, bir yandan da yaralarımızı sarıyor gibi bir his bırakıyor içimize. Bu kitabı okurken, sırtımdaki ağır küfeyi bir kenara bırakıp, bir ağacın altında soluklanıyormuşum gibi hissetmekten kendimi alamadım. Bazı kitaplar bazen aynada kendine bakmak gibi hissettir. İşte bu eser tam olarak bunu yaşattı bana. Sizleri aynadaki suretinize bakmaya bu kitapla davet ediyorum. Kim bilir hangi kimliğinizi nasıl görüp kucaklayacaksınız benim gibi... Okurken hissettiklerimden daha fazlasını hissetmeniz
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,7bin okunma
Reklam
10/10
·330 syf.·
Beğendi
·
2022 2. kitabı
Merhaba, Öncelikle belirtmek istiyorum ki bu uygulamayı keşfetmeden önce dahi kendimi bildim bileli okuyorum. Ve ne yazık ki Livaneli'nin kalemi ile yeni tanışmış bulunmaktayım. Daha öncesinde de büyük bir zevkle okumuş olduğum `Serenad` romanı dışında az önce bitirmiş olduğum `Kardeşimin Hikayesi` romanı sanırım daha önce okumuş olduğum kitaplara kıyasla böylesini hiç okumadığımı söyleyebilirim. Belki de Livaneli edebiyatını salt kurgudan ibaret olarak yansıtmak yerine kitaplarında yer yer verdiği doğrucu ve çarpıcı sözler ile bizlere hayatın gerçekliğini bir kez de olsa bu satırları okumamızı sağlayarak göstermek istiyordur. Sizlere ne yazık ki kitabın konusundan, nelerden bahsettiğinden söz edemeyeceğim. Sanırım bunu tarif edemeyecek kadar kitap beni içine çekmiş durumda. Lakin bilmelisiniz ki her Livaneli kitabı gibi Kardeşimin Hikayesi kitabı da oldukça akıcı bir dil kullanılarak ve sürükleyici bir anlatım ile oluşturulmuştur. Bana göre okurken asla sonunu tahmin edemeyeceğiniz bir kitap doğrusu. Bir dakika dahi elinizden bırakmak istemeyeceğiniz, devamlı bir sonraki sayfaya geçmek için can atabileceğiniz bir kitap ile sizleri baş başa bırakıyorum. Okurken hissettiklerimden daha fazlasını hissetmeniz dileğiyle. Sevgim üzerinizde olsun. Büş.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2019126,6bin okunma
Puan vermedi·516 syf.·
2021 7. kitabı
Masumiyet Müzesi hakkında dile getireceklerim, kitabı beğeniyle okuyanlar tarafından belki de bu incelemem büyük bir eleştiri alacak. Lakin samimiyetle belirtmeliyim ki, kitabın bazı kısımlarını oldukça bayağı buldum. Kitapla ilgili beklentim başlarda oldukça yüksekti fakat bir çok kez kitabı bırakma isteği ile dolup taşmam nedeniyle büyük bir hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Kitapta ` aşk ` adı altında anlatılan hikayenin bana kalırsa korkunç bir takıntıdan ibaret olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Belki de sevgili Orhan Pamuk' un ele aldığı bu kurgusu benim benliğime ve bakış açıma oldukça tezat bir yapıya sahip olduğu için bir türlü beni içine çekemedi. -Yine de her kitabı okurken yazara ve emeğe duyduğum saygı nedeniyle kitabı zoraki bir şekilde bitirdiğimi söyleyebilirim.- Her okuyanın farklı anlamlar ve yorumlar çıkaracağı bir kitap ile sizi başbaşa bırakıyorum. Sevgim üzerinizde olsun. Büş.
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
8/10
·183 syf.·
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Küçük bir dünyaya aralanan hüzünlü bir kapıyı kapattım az önce. Zeze ve onun küçük kalbinin duyduğu büyük acılara seyirci kalmak ve sevgisizliğin bir insanı nasıl incittiğini görmek, belki Zeze kadar olmasa da eminim, kalbinizde derin yaralara sebep olacak. Hiç şeker portakalı insanın damağında acı ve kötü bir tat bırakır mı? Bırakıyor… Her tatığınızda o şekerin acı tadını daha şiddetli hissediyorsunuz. Kitapla ilgili pek spoiler verme taraftarı değilim. Çünkü her birimizin okudukça farklı anlamlar ve konular çıkaracağını düşünüyorum. Lakin belirtmem gerekirse; bana göre Şeker Portakalı bir çocuğun, çocukluğunu yitirişinin öyküsüdür. Sizlere satır aralarına sığınabileceğiniz; kendinizden, çocukluğunuzdan, saflığınızdan bir iz bulabileceğiniz, tebessüm ederken ağlayabileceğiniz muhteşem bir eser bırakıyorum. Okurken hissettiklerimin daha fazlasını hissetmenizi diliyorum. Sevgim üzerinizde olsun. Büş.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2025275,4bin okunma
10/10
·68 syf.·
Beğendi
·
2021 2. kitabı
Kısacık kitaba sonsuz duygu ve koca bir yaşam sığdırmayı başaran yazar deyince aklıma Stefan Zweig 'den başkası gelmiyor artık... Bugün sizlere sevgili Zweig' in inanılmaz derin duygular barındıran `Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu` kitabından bahsedeceğim. Kitap, bir yazar olan Bay R.’nin evine gelen mektupla başlıyor. Bir kadının ağzından yazılan bu mektup, detaylı bir betimlemeyle zenginleştirilmiştir. Öte yandan duygular o kadar net bir şekilde tasvir edilmiş ki kendinizi o duygu paletinde renklere bulanmış bir şekilde bulmanız oldukça mümkün. Bu bilinmeyen kadına başlarda kızıyorsunuz. Onun neredeyse obsesifliğe varan tek taraflı aşkını küçümsüyor hatta abartılı bulabiliyorsunuz. Lakin kitap sizi öyle bir içine çekiyor ki, kendinizi kadının yerine koyarken buluyor, bu kez bu tek taraflı aşkın yöneldiği adama kızmaya başlıyorsunuz. Kitabın sonunda ise; Bay R. 'nin mektuba karşı olan soğukkanlılığı beni biraz hayrete düşürdü diyebilirim. Çünkü okurken istemsiz dudaklarımdan dökülen `nasıl ya...` diye bir tepki verdiğimi çok net hatırlıyorum. Bu durum beni biraz öfkelendirse de mektubun tamamen tek taraflı bir aşktan ibaret oluşu beni biraz dizginledi. Sevgili Zweig'i takdir etmek gerek; bir erkeğin, adından bile bahsetmeyen bir kadının ağzından, aşkı böyle naif ve ince anlatabiliyor olması mucize gibi. Bu nedenle; ben okurken kitap okuyormuş gibi değil de bir hayatı izlemişim gibi hissettim. 68 sayfalık bu kitap; hem bir ömür gibi hem de bir ömürden geçen bir an gibiydi... Benim kitapla ilgili tek eleştirim; ne olursa olsun bir adama ya da bir kadına olan `saplantılı`olarak nitelendirdiğim bir sevgi yüzünden kendi hayatımızdan vazgeçmeyi yanlış buluyor olmam. — Unutmayalım ki kimse sizin kadar hiç bir zaman değerli olamayacaktır. Eviniz sizsiniz. — Sizlere, kitap
Bilinmeyen Bir Kadının MektubuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022266,6bin okunma
Reklam