Düşünceleri karmakarışık olmuş, onun ellerini sıkmış, göğsüne bastırmış, hüzünlü bir hareketle ona doğru eğilmiş, alev alev yanan yanakları birbirine değmiş. Dünyayı unutmuşlar.
Bakın, örneğin çok eski bir anım bu aralar çok sıkıyor canımı. Birkaç gün önce pek canlı olarak hatırladım onu, o günden beri de unutulamayan hüzünlü bir müzik parçası gibi aklımdan çıkmıyor. Bu arada ondan da kurtulmam gerekiyordu. Yüzlerce böyle hatıram vardır; ama kimi zaman yüzlercesinden biri öne çıkar, boğacak gibi olur beni.