Sanki şimdi belirgin, elle tutulur görülen mutluluk, çok geçmeden dağılıp bir hayale dönüşecekmiş, geriye derin ve kalıcı bir üzüntüden başkası kalmayacakmış gibi
Dünya yüzünde bize çok az mutluluk kaldı ; ancak gün gelip tadabileceğim tüm mutluluğun merkezinde sen varsın.
Boş korkuları defet;
ömrümü , tüm çabalarımı sana adamaktan memnunum.
Huzurlu bir mutlulukla büyümüştüm. Gençliğimde hoşnutsuzluk hiç zihnime uğramamıştı; bıkkınlığa kapıldığım anlar olsa bile, doğanın güzellikleri ya da insanların ürünlerindeki üstünlük ve yücelikler her zaman yüreğime merak, ruhuma esneklik katmıştı. Ama paramparça olmuş bir ağaçtım ben, ruhuma yıldırım girmişti...