“Kırgınlığımı kontrol etmeyi, sabırsızlanmamayı ve bir şeylerin olmasını beklemeyi öğreniyorum. Sanırım büyüyor ve olgunlaşıyorum.
Her gün kendimle ilgili daha çok şey öğreniyorum ve suyun üzerindeki minik dalgalar gibi başlayan anılarım şimdi kocaman, güçlü dalgalar halinde geçiyor üzerimden…”
“Çağırmak ille de gel demek değil ya. Sen üzgün göründüğünde ben zaten kendimi çağırılmış sayıyorum. Arkadaşlık bu değil mi? Beni sen çağırdın. Çünkü üzgün görünüyordun. O zaman benim yanım senin yanın.”