Aborjinler, Çinliler gibi iken kapkara olmuştur. Çinlilerin gözleri neden çekiktir? Çinlilerin ataları Sibirya'dan gelmiştir, Buz Devri'nde gözlerini korumak için gözlerinin üstündeki göz kapağı yağ bezesi haline gelmiştir. Türkler de aynı şekilde çekik gözlüdür çünkü kuzeyden, Doğu Sibirya'nın ormanlarından gelirler.
Sayfa 41·Kitabı okudu
Bahtiyar Vahapzade
Bahtiyar Vahapzâde, ilk defa 1972 yılında Varlık dergisinde Fuzülíye saldıran bir yazara verdiği uzun ve susturucu cevapla dikkatimizi çekmişti. "Yel Kayadan Ne Aparır?" başlığını taşıyan bu yazı gerçekten güzeldi. Daha sonra aynı imzaya Türk Edebiyatı dergisinde sık sık rastlamaya başladık. Azerbaycanlı bir yazarın muhafazakâr bir dergide yazması çok şaşırtıcıydı; çünkü Sovyetler Birliği'ne bağlı Türk cumhuriyetlerinde, bırakın Türkiye'de "sağcı" diye bilinen kişilerle temas etmeyi, Türk kelimesini telaffuz etmek bile son derece tehlikeliydi. Türkiye'ye gelme imkânı bulan yazarların peşlerinde ikişer üçer KGB ajanının gezindiğini biliyorduk, çünkü birkaç defa şahit olmuştuk. Gorbaçov döneminde uygulamaya konulan glasnost ve perestroika politikalarının sağladığı kısmî hürriyetten yaarlanarak Türkiye'ye gelip gitmeye başlayan aydınlar arasında Vahapzäde de vardı. Kendisiyle o günlerde tanıştık. Tercüman gazetesine ziyaret maksadıyla geldiğinde uzun uzun sohbet etmiş ve bu sohbetin önemli kısımlarını röportaj hâline getirerek yönettiğim sayfada yayımlamıştım. Çok iyi hatırlıyorum, aynı günün akşamı beni telefonla buldu ve telâş dolu bir sesle söylediklerinden bazılarının kullanılmamasını rica etti. Aslında çıkarılmasını istediği sözler bizim açımızdan hiç de tehlikeli görünmüyordu. Ancak ömürleri, nefes alışlarını bile kontrol eden korkunç bir rejimin demir yumruğu altında geçenler ihtiyatlı olmak gerektiğini ve hangi sözlerinin kendileri için tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini çok iyi biliyorlardı. Hemen gece sekreterine telefon ederek röportajda gerekli değişiklikleri yaptırtmıştım. … Binlerce aydının katledildiği, binlercesinin de Sibiryalarda süründürüldüğü Stalin dönemi, özellikle 1937 yılı, sadece SSCB tarihinin değil, insanlık tarihinin en karanlık dönemidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Buz devri
Ne sıradışı bir gerçektir ki, hangisinin daha olası olduğunu bilmiyoruz: bizi çağlar boyu sürecek dondurucu soğuklara maruz bırakacak bir gelecek mi, yoksa aynı derecede uzun sürecek bunaltıcı sıcaklara boğacak bir gelecek mi? Kesin olan tek şey var: Bıçak sırtında yaşıyoruz. Gerçi buzul çağları uzun vadede gezegen için hiçbir bakımdan kötü haber sayılmaz. Kayaları ufalar, arkalarında muhteşem zenginlikte yeni topraklar bırakır, yüzlerce canlı türüne bereketli beslenme olanakları sağlayan tatlı su gölleri kazarlar. Canlıları göç etmeye kışkırtır, gezegenin dinamik kalmasını sağlarlar. Tim Flannery' nin dediği gibi: "Bir kıta halkının akıbetini belirlemek için sormanız gereken tek bir soru vardır: “Buzul çağın iyi geçti mi?” Bunu aklımızda tutarak, buzul çağı gayet iyi geçmiş bir maymun türüne bakmanın sırası geldi artık.
Sayfa 379·Kitabı okudu
Bilim
Buz devri
Buzulbilimci Gwen Schultz'un belirttiği gibi: "Buz katmanlarının oluşum sebebi ille de yağan karın miktarı değil, miktarı ne kadar az olursa olsun karın yağdığı yerde kaldığı gerçeğidir." Sıcaklığın mevsim normallerinin altında seyrettiği tek bir yazın bile bir buzul çağını başlatabileceği düşünülüyor. Kıştan artakalan karlar ısıyı yansıtır ve soğuma etkisini şiddetlendirir. "Kendi kendini büyütücü nitelikte, durdurulamaz bir süreçtir bu ve buz bir kere birikmeye görsün, hareket etmeye başlar," diyor McPhee. Böylece ilerleyen buzullarınız ve bir buzul çağınız olur.
Sayfa 373·Kitabı okudu
Bilim
Buz devri
1815'te Endonezya'daki Sumbawa Adası'nda, görkemli Tambora Dağı'nın uzun süren sessizliğini bozup korkunç bir patlamayla püskürmesi ve patlamayı izleyen tsunamiler neticesinde 100.000 insan hayatını kaybetti. Bugün hayatta olan hiç kimse böyle bir şiddete tanık olmamıştır. Tambora'nın püskürüşü on bin yılın en büyük volkanik patlamasıydı: St. Helens Dağı'nın püskürüşünden 150 kat etkili, Hiroşima' ya atılan bomba büyüklüğünde altmış bin atom bombasına eşdeğerdi. *** Bahar hiç gelmedi, yazın hava hiç ısınmadı: 1816 "yazsız sene" olarak hafızalara kazındı. Ekinler her yerde sararıp soldu. İrlanda'da yaşanan kıtlık ve tifo salgını 65.000 insanın ölümüne yol açtı. New England'da 1816 yılı herkesçe "Eigh-teen Hundred and Froze to Death" (Bin Sekiz Yüz Donarak Öl) diye anılır oldu. Sabah donları Haziran'a kadar devam etti ve ekilen tohumların neredeyse hiçbiri filiz vermedi. Yemsiz kalan çiftlik hayvanları telef oldu ya da vaktinden evvel kesilmeleri gerekti.
Sayfa 368 - ***: Aradaki kısımları kestim.·Kitabı okudu
Bilim
Buz devri
Bir düş gördüm, Hepsi düş olmasa da. Parlak güneş sönmüştü ve yıldızlar Kaybolmuştu uzayın sonsuzluğunda...
Sayfa 367 - -Byron, "Karanlık"·Kitabı okudu
Bilim