Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2025 87. kitabı
BELKİ YAZ ERKEN GELİR YEKTA KOPAN 168 SAYFA Belki en güzel yılın olur bu. Yaraların kabuk bağlamaz, hayat izin vermez buna. Ama korkma. Onları nasıl saracağını daha iyi öğrenirsin belki. Bir öykü kitabı okudum sevgili Yekta Kopan kaleminden ve yine çok çok sevdim. Daha önce okuduğum "Aile Çay Bahçesi" romanıyla kalemini tanımış ve neden bu kadar geç tanıştık diye üzülmüştüm açıkçası. Aslında pek çoğumuz tanıyor bu değerli ismi ama daha çok sesiyle hayatımızda. Buz Devri'nin sevimli Sid karakterinden Alvin ve Sincapların Alvin'ine, Arabaların Şimşek McQueen'ninden Ayı Bobo'ya hayat katan bir isim. Yıldız Savaşları, Esaretin Bedeli, Geleceğe Dönüş gibi pek çoğumuzun severek izlediği bir çok filminde baş karakteri olarak yer aldı hayatımızda. Sesiyle olduğu kadar kalemiyle de öyle güzel etkiler bırakıyor ki lütfen tanışın henüz okumadıysanız bu değerli ismi. Dediğim gibi öyküleriyle eşlik etti bana sayın Kopan. Yalın bir dilin yanında biraz masalsı bir hava hissettiriyor size anlatılanlar. Hüzün, bekleyiş, yüzleşme, geçmişin ağırlığı gibi bizden hayatlar, bizden duygular yaşatıyor her bir öykü. Nergis İki Yol Köftecisi Okunmayanların Şarkısı Kabak Dolması Kaplanın Fısıltısı sevdiğim öyküler oldu ama tüm bunlardan öte beni alıp götüren bir öykü var ki... Bir kaç satırlık, tek sayfaya sığdırılmış o öykü; ️Geçmiş Zaman.️ Yakan, kavuran, ahhh dedirtip, o anı içimde hissettirip, zamanı unutturan bir öykü. Boris Vian'dan Mezarlarına Tüküreceğim; Jorse Luis Borges'den Alef; Pavese'nin Ağustosta Tatil, Yalnız Kadınlar Arasında kitaplarının yanında Savaş ve Barış, Don Kişot, Binbir Gece Masalları bahsi geçen kitaplar. Birde Fakir Bayburt, Fazıl Say, Levent Gönenç, Sylvia Plath, Truman Capote gibi değerli isimler selam veriyor satırlarda size. Ankara'lı olan sayın Kopan
Belki Yaz Erken GelirYekta Kopan · Can Yayınları · 2024829 okunma
Bir De Baktım Yoksun
8/10
·168 syf.··
2025 19. kitabı
Modern yazarlarımızdan Yekta Kopan'ın kalemi ile tanışmama bu kitap vesile oldu. Bir de Baktım Yoksun, Yunus Nadi ve Haldun Taner ödüllerine layık görülmüş bir öykü kitabı. Öyküleri tek tek değerlendirmeden önce yazar ve üslubu hakkında biraz konuşmak istiyorum. Ülkemizin dublaj (ya da seslendirme) konusunda dünyada zirvede olduğu malumunuzdur (bkz. Mazlum Kiper, Ayhan Kahya, Harun Can). Yekta Kopan da Buz Devri film serisinde Sid karakteri ile tanıdığımız, birkaç farklı karakter daha seslendiren bir sanatçı. Haliyle edebi yeteneğine ilk başta kuşku duymadım değil. Öyküler, post-modern mi denir ne; yeni nesil ve içerisinde baba-oğul ilişkisi, karı-koca ilişkisi, birey, kent yaşamı, ölüm, çocukluk gibi konuları irdeleyen yirmi otuz sayfalık öyküler. Bana üslup olarak Orhan Pamuk, Oğuz Atay ve Yusuf Atılgan'ı anımsattı. Sarmaşık (9/10): Kedisini kaybeden bir adam onu aramak için Yeşil Ev denen, korkunç bir evin arka bahçesine gidiyor. Burada babasıyla, daha doğrusu babasının hayaletiyle karşılaşan, adam geçmişi sorguluyor. Güzel bir hikayeydi. Portobello 22 (9/10): İngiltere'ye geziye giden bir adam. George Orwell'in evinin önünde İngiltere'de yaşayan Türk bir kadınla tanışıyor. Kitaplar, müzik, tiyatro hakkında konuşmalar ve bir günlük mükemmel bir ilişki. Tabii fena bir sonuyla yarım kalıyor. Oldukça beğendiğim bir öyküydü. Kırmızı (9/10): İstanbul kokusunu içimize çektiğimiz bir öykü. Karakterimiz ve arkadaşı Ayfer, ihtiyar bir sanatseverin yaşam öyküsünü dinliyor. Edward Hopper düşkünü bu ihtiyar üzerinden sanata bir bakış. Hakeza, güzel bir hikaye. Battaniye (9/10): Baba-oğul, baba-kız, karı-koca, anne-oğul ilişkilerinin tek bir öyküde irdelendiği, aile içi ilişkilerinin değerlendirildiği ve birey psikolojisine değinilen sürpriz sonlu bir hikaye. Kertenkele
Edebiyat
Bir de Baktım YoksunYekta Kopan · Can Yayınları · 20141,255 okunma
Reklam
Puan vermedi·142 syf.··
2025 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 00:00
Yekta Kopan'ı bu sene okumaya başladım ve kalemini inanılmaz sevdim. Evet Buz Devri Sid'i ülkemizde seslendiren adam, ondan da öte sağlam bir yazar. Adını sıkça gördüğüm Aile Çay Bahçesi iki kız kardeş olan Müzeyyen ve Çiğdem'i baz alarak anlatan bir aile hikayesi aslında. Birbirine zıt karakterler olarak kitap boyunca tanıdığımız bu iki kızın aslında tamamen gri iki insan olduğunu okuruz. Annelerini kaybetmeleri üzerine farklı yollara biri bebeklikten biri çocukluktan savrulan kızlar birbirlerini gerçekten yıllar sonra başka bir acı olayla karşılaştıktan sonra tanıyıp tam anlamıyla "kardeş" olacaklardır. Ben çok sevdim, bir öncesinde Kediler Güzel Uyanır kitabını okumuştum. Bu kitaptan sonra da okuma listeme epey kitabını dahil edeceğim gibi...
Aile Çay BahçesiYekta Kopan · Can yayınları · 20132,538 okunma
Ustam bana bir acılı dinozor dürüm
9/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2024 46. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 01 Ekim 2024 12:24
Günümüzde dünya üzerinde dinozorların yaşadığı kayıp bir plato olsa ve bunun bilim adına kanıtlanması gerektiğinden bu platoya doğru bir yolculuğa çıkmak için gönüllü olur muydunuz? Orada yerliler, insansı maymunlar, kocaman bitkiler, çeşitli böcekler, zehirli yılanlar, Jura dönemine ait canlılar ve devasa dinozorlar var. Günümüz insanı olarak o platoda bulunan yerlilerin daha ilkel canlılarla savaşını ve insanların onlardan kat be kat büyük dinozorlarla savaşını da görme imkanını yakalamak ve dünyada buna tanık olacak sayılı şanslı insanlardan olma onuruna erişmek... Gelecek nesillere bunu miras bırakmayı kim istemez ki! Kitap öncelikle bir aşk konuşması ile başlıyor gazeteci olan kahramanımız (olayları da onun gözünden okuyoruz) Malone, sevdiği kadına layık olabilmek için bir macera arıyor ve karşısına Profesör Challenger çıkıyor. Challenger Güney Amerika'da bir plato keşfettiğini ve orada Jura dönemine ait birçok canlı olduğunu iddia ediyor. Bilim camiası Profesör'ün bu iddialarını kanıtlamak için bir grup göndermeye karar veriyor. Maceraya katılan kişiler: bir zooloji profesörü, bir sporcu-avcı, bir gazeteci. Maceraya katılan karakterler de çok iyi betimlenmiş, 4 ana kahraman var ve hepsinin hikayeye farklı bir yönden katkısı var. Kitabı okurken arama geçmişim komple dinozor adları ve primat adlarıyla doldu. Onları da buraya yazacağım çünkü okurken kitabı bölüp bakmak zorunda kalmıştım maalesef. Pterodaktil: tr.m.wikipedia.org/wiki/Pterodactylus Kitap bu devasa kanatlı ile başlıyor. Iguanadon: en.m.wikipedia.org/wiki/Iguanodon Otçul bir kertenkele ama devasa Plesiosaurus: tr.m.wikipedia.org/wiki/Plesiosaurus Okyanusların efendisi Protoceratops: tr.m.wikipedia.org/wiki/Protoceratops Jurassic Parkta da çokça gördüğümüz o sevimli
Kayıp DünyaArthur Conan Doyle · İthaki Yayınları · 20201,211 okunma
Puan vermedi
Yekta Kopan “Hanım hanım, bunlar benim yavrularım!” gibi şahane bir repliği hayatımıza kazandıran çok iyi bir yazar. Buz Devri Sid seslendirmesini izlemekten keyif aldığım gibi kitaplarını okumaktan da çok keyif aldığımdan yazdığı her kitabı kitaplığıma mutlaka ekleyeceğim - “Yüzünü unuttuğun birinin sesini duyuyorsun. Sesini unuttuğun birinin yüzünü hatırlıyorsun. Hayat seni bir köşede sıkıştırıyor. Sırlardan oluşan ağaç, yapraklarını dökmeye başlıyor. Yaptığın sıradan iş, olağanüstü bir büyüye dönüşüyor. Bir hedef beliriyor. Aniden.” - “Ağaçları, kuşları adlarıyla bilmeyen bütün insanlara okkalı bir küfür savurdum içimden. Ağaç değil onun adı; zeytin, çınar, elma, kavak... Kuş değil onun adı; güvercin, serçe, karga, saka... İnsan değil bizim adımız; yalancı, katil, ikiyüzlü, rezil…”
Edebiyat
Aile Çay BahçesiYekta Kopan · Can yayınları · 20132,538 okunma
Sıradan Olmayan Yazar
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 17:00
Yekta Kopan'i Ntvde yapmış olduğu programlardan tanıyorum. Çok fazla programlarini da izlemedim. Kendisini iyi bir sunucu olarak biliyorum. Kendisinin beni şaşırtan özelliği ise efsane Buz Devri animasyonunda Sid'i seslendirmesi olmuştu. İçten içe vay be NTV'nin kibar sunucusunda ne cevherler varmış demiştim. Yekta Beyin yazarlık yönü olduğunu bilmiyordum. Kıymetli bir dostum inceleme konusu "Sıradan Bir Gün" kitabını önerdiğinde biraz şaşırmıştım. Çok bir beklentim olmadan kitabı aldim. Senelerin ekran yüzünün kendisine ve arkadaş çevresine bir nevi hatıra olsun diye kitap yazdığını düşünmüştüm. 2024 yılının büyük surprizlerinden biri de okumuş olduğum bu kitap oldu. Yekta Kopan, 2002 Yılı Sait Faik Hikâye armağanına; 2010'da Haldun Taner ve Yunus Nadi öykü ödülüne değer görülmüş, eserleri yabancı dillere çevrilmiş kıymetli bir yazarimizmis. Yazarı benim gibi bilmeyenler için ön bilgi mahiyetinde bilgi de vermek istedim. Eserine gelecek olursak öncelikle içerik hakkında bilgi vermeyeceğimi belirteyim. Eserin başlarında alkol etkisindeyken ne dediği anlaşılmayan insanlar olur ya aynı o şekilde okuduğum kitapta sorun mu var diye düşündüm. Giriş olmadan alakasız olaylar silsilesinde buldum kendimi. Anlaşılmaz göndermeler ve saçmalama mi bulacağım korkusu sardı beni. Girişteki bocalamadan çok kısa bir süre sonra çok akıcı bir dil ile olaylar silsilesi içinde buldum kendimi. Kitabın baskahramani bir yazar. Takma isimle kişisel gelişim kitabı yazması ana temalardan biri. Bir yazarın sıradan bir günü gibi gözüküp sıradan olmayan gününde çok etkileyici olaylar ve düşünceler sizleri bekliyor. Kitabın isminden de yola çıkarak sıradan bir yazar olarak düşündüğüm aslında çok kıymetli ve yetenekli sıradan olmayan yazarımızın daha fazla eserini okumak istiyorum. Ve elbette bu
Edebiyat-Düşünce
Sıradan Bir GünYekta Kopan · Can Yayınları · 20181,209 okunma
Reklam
Reklam