Sese Nazîreler/20.02
Üsküdar sahilinde bir kız kulesine bakıyorum bir galataya ve ikisinin kavuşma ihtimalini düşünüyorum, telefonda beni sevmediğini anladığım zaman içimde oluşan boşluğu andırıyor bu ihtimal, bir güvensizlik neşet ediyor kalbimin köklerinden, tüm güven tohumlarımı sanki kökünden sökmüşler, talan etmişler. Dünya iğreti evet iğreti bir hâl alıyor gözümde, oysa ben Üsküdar'da, Eminönü'nde, Pier Loti'de seninle yürüme hayali kurmuştum, seninle çay içmek, yüzündeki tebesümü görmek, gözlerini görmek, İstanbul âh İstanbul , bunca güzel bunca hasretlik, bunca hüzün barındırmayı nasıl başarırsın.. Varsın ama yoksun, uzatsam parmaklarımı sanki dokunucam ellerine, insan hisseder derler ya ben de hissediyorum işte. Bir şiiri başa sarıp sürekli aynı şiiri dinlemek nedir bilir misin, bıkmadan usanmadan, üzüldüm, yaralandım, kırıldım, insanlar insanlar beni çok kırdı ve evet sen de kırdın, yine de beni kırmak istemiyceni biliyorum, bir sebep vardır diyorum, hiçbir sebebin kâr etmeyeceğini bildiğim kadarki kadar çok biliyorum bu gerçeği, bir daha kavuşamayacağımızı bildiğim kadar çok, o koca kalabalıkta o hıncahınç kalabalıkta bir tek seni aradım, bir tek seni, sen yoktun. Ellerin, gözlerin, sesin, sesin, sesinnn yoktu.
-é