Bir gün bana anneni nasıl bulacağımızı sordun, gökyüzü o kadar büyüktü ki, kaybolmak işten bile değildi. Ben de sana gökyüzünün büyük bir otele benzediğini, yukarda herkesin bir odası olduğunu, birbirlerini seven insanların o odalarda buluşup sonsuza dek birlikte kaldıklarını anlatmıştım. Bu açıklamam seni bir süre rahatlatmıştı. Ama dördüncü ya da beşinci akvaryum balığın ölünce, konu gene gündeme geldi ve bana şöyle dedin: “Peki ya yer kalmazsa?” “Yer kalmazsa” diye yanıtladım seni, “gözleri bir an için yumup bir dakika boyunca ‘genişle oda!’ diye düşünmek yeterlidir. O zaman oda büyür ve yer açılır.”
Her zaman yapılan yanlış nedir, bilir misin? Yaşamın değişmez olduğunu sanmak, trenin ray değiştirmeden sonsuza kadar gideceğini düşünmektir. Oysa kaderin hayal gücü bizimkinden daha renklidir.