Ayşe Nur

Ayşe Nur
@buzruhu
Buz: Soğuk, sert, köşeli, varoluşunu sürdüremeyen. Kapak fotoğrafı: Ankara. İlk karın güzel kokulu sabahı. Sanat benim içindir.
Dr
1996
22 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Psikologa gitmeyi denedim. Her şeyi anlattım. Annemin var olan yokluğunun beni derinden sarstığını, annem tara­fından bir nevi terk edildiğimi söyledi. “Geçmişten bugüne gelince anneniz olmaya aday belirlediğiniz bir eş bulmuşsu­nuz ancak o da sizi terk etmiş. Biliyor musunuz insan aşina olduğu duyguya yapışır. Yani o duygu onu zedelemiş bile ol­sa güvenilir gelir. Çünkü anneden gelmiş ve aşinasınız. Böy­le bir eş seçmeniz onu anne yapmanız ve terk edilmeniz ço­ cukluğunuzun tekrarı” dedi. Bunu biliyoruz da ne yapacağız, Aslı’yı özledikçe annemi öldürmek istiyorum, diyemedim. Bir sonraki seansta görüşmek ve bir daha asla görüşmemek üze­ re randevulaştık. Sonra köye döndüm.
Sayfa 166·Kitabı okudu
Reklam
Bana “Senin kadar olmamış bir insan görmedim, beş yaşında kalmışsın. Bir an önce büyüdüğünün farkına varsan iyi edersin, çünkü kimse seni büyütmeyecek. Kimse annelik yapmayacak sana. Anlıyor musun? Ben senin karınım. Annen değil. Karın. Dünya senin etrafında dönmüyor küçük bey!” de­diğinde kırk beş yaşındaydım ve o an hatıralarımın arasında annemin çıkıp gelmesini yine de çok isterdim.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Annem hakkında çok düşündüm. Hep. Çocukken yatağıma yatar ve annemin gelmesini beklerdim. Zaten gelme huyu yoktu. Yani her akşam geliyordu da birkaç akşam gecikmiş değildi. Hiç gelmiyordu. Beni Esma Hanım yatırıyordu yata­ğa. Sonra büyüdüğüme kanaat getirmiş olmalı, o da gelmez ol­du. Sadece akşamları odamın kapısını çalıyor, bir isteğim olup olmadığını soruyordu. Genelde bir isteğim oluyordu. Bu yaşta­yım ve hâlâ annemi düşünüyorum. Hele şurada, İstanbul’da­ki yaşantımdan çok uzak olan bu köy evinde yalnız geçirdiğim her gece kapının açılıvermesini ve içeriye annemin girmesini istiyorum. Nasılsın Serdar, dese yeterli gelebilir. Ben ona yine iyiyim derim. İyi değilim ama öyle derim. Sonra ona “Anne be­ni niye böyle bir insan yaptın?” diyebilmeyi çok isterim. Bu so­ruyu çok soruyorum hayalimde ve çok cevap veriyorum. "Ben yapmadım Serdar, sen kendin böyle oldun. Ben sana hiçbir şey yapmadım.” "Evet anne ben de onu diyorum. Sen bana hiçbir şey yap­madın."
Sayfa 160·Kitabı okudu
Doğuştan getirdiğim ve kaplumbağa gibi sırtımda taşıdı­ğım bu kasvetli hal yüzünden hiçbir ideale tutunamadım. Bü­tün muvaffakiyetlerim can sıkıntısının ürünüdür. Bütün arka­daşlarım profesör oldular, doktorluk bana kâfi geldi. Yeterince süklüm püklüm dolaştıktan sonra çocukluğumun geçtiği, anne babamın ve ablalarımın yaşadığı kasabaya geri döndüm, bir özel hastaneye attım kapağı. Öyle mutsuzdum ki, mümkün ol­sa anamın rahmine geri dönecektim. Ama olmuyordu. Mecbu­ren bir sabaha uyanıyor, bir akşamı bekliyordum.
Sayfa 137·Kitabı okudu
İşsizlik böyle bir şey. Bulduğun işi idareli kullanacaksın. Mesela ben evimi asla bir günde temizlemiyordum. Bir gün süpürüyorsam ertesi gün siliyor­dum. Sonraki gün lavaboya çamaşır suyu döküyordum. Baş­ka bir gün evi topluyordum. Kuru fasulyeyi, pilavı bile aynı gün yapmıyordum. Yaparsam ertesi güne iş kalmazdı. Bu za­man yönetiminin nasıl bir şey olduğunu işsizler dışında kim­se anlayamazdı.
Sayfa 74·Kitabı okudu
Reklam