Beyza Gül Biçer

Beyza Gül Biçer
@bwyzagull
O SON NEYDİ ÖYLE!?
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 21:09
Eveet, çok uzun zamandır bir inceleme yazmamıştım okul, etkinlikler derken. Şimdi buradayım. İnceleme SPOİLERlı olacak haberiniz olsun. Çok uzun tutmamaya çalışacağım. Açıkçası kitaba ilk başladığımda dünyası beni içine almıştı olaylardan önce. Zalindov adında ölümcül bir hapishane, bu hapishanede çalışan bir şifacı, taht ve taç kavgaları, kimsenin birbirine güvenemediği bir hayatta kalma mücadelesi ve on yıldır hayatta kalmayı başarmış bir genç kız... Ben kitabı okurken sıkılmadım diyebilirim. Bence sizi belirli bir tempoda tutuyor kitap. Sürekli bir merak unsuru mevcut. Ana karakterimiz Kiva tutarlı bir karakterdi ve diğer karakter ile olan ilişkisi gayet dinamikti. Uğruna savaştığı şey ve karakter gelişiminin fiderek büyüdüğünü gördüm. Jaren, uzun süredir okuduğum en iyi erkek karakterlerden biriydi benim için, kim ne derse desin. İkili arasındaki dinamik büyüledi beni. Ama favori karakterim NAARİ. Ölürüm bu kadına. Açıkçası tüm hikaye boyunca en çok güvendiğim, kendimi yakın hissettiğim karakterdi diyebilirim. Tipp benim küçük yavrum. Ölecek diye aklım çıktı valla. Şimdi kitaba dair özellikle bahsetmek istediğim kısma geliyorum. Kitapta beni biraz sıkan tek şey olacakların bir kısmını önden tahmin edebilmem oldu sanırım. Belki buraya kaydettiğim/kaydetmediğim bir sürü fantastik ve distopik kitap okumaktan kaynaklanan önsezimdendir. Evet kivanın şifaya dair büyüsü olduğunu tahmin ettim. Jaren'ın elemental güçlere sahip olduğunu, muhtemel bir kraliyet üyesi olduğunu ve mide hastalığının aslında bir zehir olduğunu anlamıştım. Fakat bunların dışında Kiva'nın asi prenses olduğu aklımın ucundan bile geçmemişti. Annesinin Tilda olduğu ve bütün kitap boyunca bunu anlamamış oluşuma da şaşırdım açıkçası. Bazı okuduğum incelemelerden ötürü kitaba başlarken biraz düşük
Hapishane ŞifacısıLynette Noni · Artemis Milenyum · 2023910 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 12:23
Serinin en iyi kitabı Bu kitap beni mahvetti, daha ne kadar kötüsü olabilir dediğimde bin misli o kadar kötüsü oldu. Bu kitap Başkan Snow'un acımasızlığını en şeffaf şekliyle okuduğumuz kitap bence. Katniss'in üçlemelerine o kadar çok benzerlik vardı ki. Aslında hiçbir şeyin tesadüf olmadığını incelikle işlendiğini görüyoruz. Suzanne Collins öyle iyi bir iş çıkarmış ki ağlamaktan helak oldum. İnceleme biraz uzun olacak yani. (SPOİLER) Haymitch'in doğum gününün hasat günü olması başta sizi hikayenin içine çekiyor zaten. Sonra biricik aşkı Lenore'u korumaya çalışırken haksız yere hasat edilmesi... Ve bu daha hiç bir şey. Tamam diyorum sonra her türlü oyunlara katılacaktık zaten. Kitabın yarısına kadar arenadan önceki hazırlıkları okuyoruz. Maysilee Açıkçası ne derseniz deyin benim favorimdi. Bu yüzden ayrı bir başlık altında değinmek istedim. Benim kitaplarda en çok sevdiğim ikili ilişki olan kardeş temasının Haymitch ile gitgide gelişmesine bayıldım ne kadar içimden onunla vedalaşmamız gerekeceğini bilsem de. İleride Katniss'in sembolü olan kuşlar tarafından öldürülmesi ve sesini almaları... Son ana kadar başı dik mücadele etmesi, sözünü esirgememesi nedense bana acayip Johanna Mason'ı hatırlattı Ateşi Yakalamak kitabındaki. Finnick Katniss'in zamanındaki Maysilee'ydi sanki. Ölümünde o kadar ağladım ki bir ara kitabı okuyamadım göz yaşlarımın bulanıklığından. Louella'nın ölümü beni başta o kadar sarsmamıştı ama sonda onu Katniss'e benzetmesinde yine kendimi tutamadım. Beetie'ye kendi oğlunun ölümünü izlemek zorunda bırakmaları beni bitirdi. Bana Ampert Rue hissiyatı verdi. Dediğim gibi kitap o kadar paralellerle doluydu ki her farkındalıkta kalbime başka bir ağrı saplandı. Wiress'ı ilk gördüğümde gayet aklının yerinde olduğunu fark edip şaşırmıştım. E bu kadın
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025880 okunma
9/10
·380 syf.··
Beğendi
·
2025 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 17:50
Açıkçası nasıl başlayacağımı bilmiyorum. İnceleme neden bu kadar geçe kaldı ondan da emin değilim. Fakat kitap çok iyiydi. Bu seneki favorilerime girdi. Kısaca bahsetmek gerekirse ana karakterimiz Pip yıllar önce kapanmış bir cinayet davasını projesine konu alıyor çünkü cinayeti işleyenin gerçekten tutuklanan kişi olduğuna inanamıyor. Burada da hikayemiz başlıyor. Ana karakterimiz de biraz şanslı. Okursanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. Genelde okuduğum Agatha'nın tarzından farklı bir kurgu ve yazım tarzı vardı. Uzun süre başlamaya elim gitmemişti aslında ama bir aldım mı aktı gitti. Eğer zamanım olsaydı tek oturuşta da bitirirdim. Kitap boyunca kendim dışında herkesten şüphelendim diyebilirim. Olaylar sizi öyle bir sürüklüyor ki ne ara bu noktaya geldik diyorsunuz. Ayrıca sona kadar gizem sürüyor, kitapta tutuyor sizi. Hiç beklemediğim bir yerden vuruldum finalde. Ana karakter zeki olduğundan hiç bir şey boğucak kadar uzun tutulmamış ama üzerinden öylede geçilmemiş. Ben kesinlikle tavsiye ederim. Özellikle polisiye-gizem tarzında bir eser arıyorsanız okuyun gitsin!
1000Kitap
İyi Bir Kızın Cinayet RehberiHolly Jackson · Epsilon Yayınevi · 20223,717 okunma
9/10
·444 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2025 14:34
Tırpan serisinin ikinci kitabını tamamlamış bulunmaktayım ve söylemeliyim ki ilki kadar etki yarattı bende. Kitabı okuma sürecinde araya bir boşluk girdi bu nedenle baştaki detayları tamamıyla doğru hatırlayamayabilirim, şimdiden kusura bakmayın. Eveet, kitabın başındaki hikaye gidişatından gayet memnunum. Bu sefer tırpanların günlükleri yerine fırtına bulutunun düşüncelerini okumak aslında insanların bu kadar güvendiği yapay zekanın gerçekten o kadar güvenilir olup olmadığını sorgulattı bir ara. Fakat fırtına bulutunun çok zeki olduğunu kabul etmeliyim. Tırpan da olduğu gibi bu kitapta da bir boşluk göremedim. Hatta bu sefer oluşturulmuş dünyaya dair daha detaylı ve önemli bilgiler edindiğimizi söyleyebilirim. Ters köşelerden bahsetmiyorum bile. !(spoiler)! Biraz da karakterlerin gelişimine ve gidişatlarına bakalım. Rowan'ın kendi içindeki çatışmayı sonlandırma çabası ve bu kaostan kurtulmak için kendini doğru olduğunu düşündüğü yola adaması gayet iyiydi. Bu çocuğun atlattığı travmalar, yaşadıkları... Çocuk gün yüzü görmedi. Citra'nın hem yeni hem de eski kafalı tırpanları, tamamen kendisinin oluşturduğu bir sistemle insanları devşirerek şaşırtmasına bayıldım. Curie ile onun üzerlerine çektiği tehlikeler son dakikaya kadar çözülmeyerek merak içinde bıraktı beni. Ve tabi ki Greyson. Geçmişi olsun, yaptıkları olsun, fırtına bulutuyla olan bağlantısı olsun, zekası olsun tamamıyla olmuş bir karakterdi, oturmuştu yani, gerçekti. Faraday hakkında konuşmaya gerek yok zaten. Zekası ile en az kısma sahip olmasına rağmen yine en büyük etkiyi o yarattı. Goddard. Öl be adam. İçindeki öfke, intikam o kadar büyük ki nereye kadar gideceğini kestiremiyorsunuz. Bunu da yapmaz, diyemiyorsunuz. Sadece bu kadarını söylemek bile yeterli. Sona gelirsek beni biraz
Edebiyat
Fırtına BulutuNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024492 okunma
8/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
Kitaba bayıldım. Labirent ve açlık oyunları serilerinden sonra okuyacağım kaliteli bir distopya kitabı arayışındaydım ve Tırpan ilaç gibi geldi. Kitabın atmosferine bayıldım. Oluşturulan sistem oturmuştu. Kurguda bir hata veya boşluk göremedim ben. Gerek tırpanların uyması gereken kurallar, gerek fırtına bulutunun sınırları yerinde belirlenmişti. Giderek artan yozlaşma okuyucuya gayet aktarılıyor bence. Hatta bazı kısımlarda bu kadar da olabilir mi? dediğim yerler bile oldu. Kısacası özgün ve yazarın da sindirdiği bir altyapı vardı. (spoiler) Karakterlere gelecek olursak ben diğer yorumlarda okuduğum gibi Citra'dan gıcık kapmadım. Hatta karar veriş biçimini, zekasını kullanış halini, bir şeyin önünü-arkasını düşünüşünü sevdim. Lakin Rowan'a aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Başlarda çok sevdim ve arka planda kalmanın verdiği hissi anlayarak empati kurabildim onunla. Fakat kitabın ilk yarısından sonra yeni tırpanların eğitimi altına geçince Faraday'in anlattıklarını çok çabuk unutup Goddard'ın direttiği değerlere biraz hızlı dayanmaya başladığını düşünüyorum. Yani Rowan'a olan sempati yüzdem kitap boyunca farklılık gösterdi. Tırpan Curie ile Faraday'ın geçmişi detayına bayıldım. Kitabın sonunda Citra'nın zekasına hayran kaldım. Çünkü çözümünü okuyana kadar bu işten nasıl sıyrılacaklar ki? diye sorup durdum hep. Ayrıca Curie ile Citra'nın arasındaki ilişki, Haymitch ile Katniss'in arasındaki ilişki gibi hissettirdi. Curie'nin ne olursa olsun Citra'nın arkasında duruşu aynı onlar gibiydi bence. Kısacası ben kitabı gerçekten beğendim. Eğer sürükleyici bir distopik roman arıyorsanız ve zaten labirent, açlık oyunları, uyumsuz gibi serileri okuduysanız bu kitaba şans verin derim. İyi okumalar<3
1000Kitap
TırpanNeal Shusterman · Juno Kitap · 2024996 okunma