Puan vermedi·384 syf.··
2026 11. kitabı
Ana Tema: Dil emperyalizmi, kültürel bağımsızlık ve bilim dili. İnceleme: Sinanoğlu, bir milletin sömürgeleştirilmesinin ilk adımının dilinin elinden alınması olduğunu savunur. Yabancı dille eğitime karşı çıkan yazar, Türkçenin matematiksel derinliğini vurgulayarak, kendi kavramlarıyla düşünmeyen bir gençliğin küresel güçlerin uydusu olacağını sert ve vatansever bir dille anlatır. Kritik Soru: Bir toplum, kendi dilinde bilim yapmaktan utandığı an bağımsızlığını kaybetmiş sayılmaz mı?
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
Michelle Heard dan Günahkârın Gücü incelemesi
8/10
·344 syf.··
2026 65. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Günahkârın Gücü Günahkârlar serisinin 2. Kitabı. İlk kitabı Günahkârın Oyunu okuyup inceleme yapmıştım. Ve onda başrol erkek Yunan mafia sının lideri idi. Bu kitap da ise İrlanda mafyası lideri Liam'ı görüyoruz. Arka Kapağı: Hayalimdeki işe başladığımda, her şeyin yoluna gireceğini sanmıştım. Babamın bakım masrafları, geçim derdi... Hepsi geride kalacaktı. Ama çok geçmeden buranın gerçek yüzüyle tanıştım. İmkânsız talepler, bitmek bilmeyen tehditler, sessiz çığlıklar... Burası benim cehennemimdi. Ama cehennemin tam ortasında, herkesin korktuğu o adam bana elini uzattı. İrlanda mafyasının soğuk, acımasız ve ölüm kadar karanlık lideri Liam Byrne. Ama keskin bakışlarının, tehditkâr duruşunun ardında hiç bilmediğim bir sıcaklık vardı. Onun yanında yeniden nefes alabildiğimi hissediyordum. Artık güvendeydim. Ama bu karanlık dünyanın hâkimi, gerçekten sevebilir miydi? Yoksa ben, imkânsız bir hayale inanan zavallı bir kız mıydım? İncelemeye Gelirsek: Spoiler Olabilir!! Kitabın başında iş yerinde taciz gibi şeyler bulunduğunu ve ona göre okumamız gerektiğini anlatan bir uyarı yazısı vardı. Ben çok Darc Romance okuyan biri olduğum için bu uyarılara çok alışığım. Ama gerçekten ilk defa beni azda olsa tetikleyen bir şey oldu bu kitap da. Gerçekten bu başında ki uyarı yazısında bulunan şeyler kitapda oluyor ve ben okurken çok zorlandım. Kitabın içine girip o Finn denen herifi gebertmek istedim. Böyle bir şey yaşamamış olsam bile sanki Kiara ile ben tek bedendim. Hiç bir çıkış yolu yok gidip polislere söylese yada işten çıkmak istese sürekli annesi ile tehdit ediyor. Ve bu durumu gerçekten bu hayatta yaşayan insanlar var çok zor bir durum. Kiara'ya o an çok üzülsem de sonrasında "sen salak mısın kızım" dedim Böyle biri durumu yaşadıktan sonra direkt Liam dan
Günahkârın GücüMichelle Heard · Artemis Yayınları · 202673 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Matematik + Bilim + Gönül
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 18. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:44
Dil bir milletin hafızasıdır. Dil şüphesiz ki bir milletin kimliğidir. Dilini kaybeden milletler önce geçmişlerini hemen arkasından tüm geleceklerini yitirirler. Bir toplumun vazgeçilmezi olan Dil konusunda verdiği mücadele ile ön plana çıkan dahi profesörün çeşitli zamanlarda ortaya koyduğu demeç ve görüşlerinden oluşan muazzam bir çalışmayı okumuş bulunmaktayım. Her satırından ayrı bir keyif aldığım bu eser, beni aynı zamanda büyük bir karamsarlığa ve umutsuzluğu da itti. 26 yaşında profesör olan Oktay Sinanoğlu başta Amerika olmak üzere tüm dünyayı kendine hayran bırakmıştır. Yaptığı çalışmalar ile dünya bilim tarihine damgasını vurmuştur. Ülkesine döndüğünde de ülkesinin dilini kurtarmak için verdiği mücadele ile tüm dikkatleri üzerine çekmiştir. Yazarımız 1953 yılında Atatürk'ün kurduğu Türk Eğitim Derneğinin Yenişehir lisesinden mezun olmuştur. Amerika'da Berkeley ve Yale üniversitelerinde eğitim almıştır. Türkiye'de Türkçe aldığı eğitim ile üç sınıf birden atlayarak Amerika'da üniversiteyi kısa sürede bitirmiştir. 1954 yılından itibaren ülkemizde yabancı dille eğitim veren okullar eğitime başlamış. Hızla yabancı dille eğitim yaygınlaşmıştır. Yazar birçok söyleminde yabancı dille eğitimin ancak sömürge devletlerinde olacağını ifade eder. Yabancı dille eğitim ile iki kuşak sonra Türkçenin biteceğini ortaya koymaktadır. Tarihten iki örnek ile düşüncelerini temellendirir. Romalıların Keltlere kendi dillerini zorla öğreterek onları nasıl asimile ettiğini anlatır. Aynı zamanda İngilizlerin İrlandalılara kendi dillerini öğreterek onları asimile ettiğini hatırlatır. İngilizcenin asla bilim dili olamayacağını ifade eden yazar, İngilizcenin terim türetme konusunda çok zayıf olduğunu ortaya koymaktadır. İngilizcenin yüzde altmışının Latince, yüzde yirmisinin Fransızca,
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
Ana Huang dan Forvet incelemesi
8/10
·592 syf.··
2026 63. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Forvet Ana Huang'ın nerdeyse bütün kitaplarını okumuşumdur. O yüzden yeni bir serinin ilk kitabını çıkarttı mı hemen okurum. Serinin adını bilmiyorum ama kapağından anlaşıldığı üzere serinin asıl teması spor romantizm Ve futbol. Daha türkçeye çevrilmeden önce görüyordum sürekli pinterestten flan. Karakterlerin görselleri çıkıyordu önüme. Okumak da şimdiye nasip oldu. Arka Kapağı: O, İSTEDİĞİ AMA ASLA SAHİP OLAMAYACAĞI TEK KADINDI. Asher Donovan yaşayan bir efsane, Premier Lig'in gözbebeği ve -belki de-dünyanın en büyük futbolcusuydu. Ancak pervasız hareketleri ve yakın zamanda başka bir takıma transfer oluşuyla medyada büyük yankı uyandırmıştı. Ezeli rakibiyle takım arkadaşı olduktan sonra büyük bir kavga etmiş, bu yüzden de takımı şampiyonluğu elinden kaçırmıştı. Şimdiyse onunla bağ kurmak için yan yana antrenman yapmak zorundaydı. Yaz boyunca bu antrenmanlara katılmak o kadar da zor olmamalıydı... Ta ki Asher yeni antrenörüyle tanışana kadar. Scarlett DuBois hem çok güzel hem de çok yetenekli bir kadındı ve Asher ne kadar uğraşırsa uğraşsın onu aklından çıkarmayı başaramıyordu. Fakat ortada bir problem vardı, o ezeli rakibinin kız kardeşiydi ve Asher'a tamamen yasaktı. Scarlett DuBois, kariyeri trajik bir kazayla son bulan eski bir baş balerindi. Şimdi prestijli bir dans akademisinde eğitmenlik yapıyor olsa da hâlâ geçmişinin hayaletleriyle boğuşmaya devam ediyordu. Üstelik isteyeceği en son şey, bütün yazını Asher Donovan'la çapraz antrenman yaparak geçirmekti. Ancak ağabeyi acil bir durum nedeniyle Londra'dan ayrılınca, Scarlett kendini yakışıklı ve çekici forvet oyuncusuyla tehlikeli derecede yakın bir mesafede bulmuştu. İşin antrenman tarafıyla baş edebilirdi. Peki ya aşk tarafı ne olacaktı? Bu kesinlikle söz konusu dahi
ForvetAna Huang · Martı Yayınları · 202596 okunma
Dil adaletin temelidir; Türkçeyi korumak hakka ve vatana borçtur.
Puan vermedi
Akademik disiplinin ve entelektüel namusun omuzlarıma yüklediği o sarsılmaz mesuliyetle, adaletin sadece mahkeme salonlarında veya yayınevi koridorlarında değil, tarihin, sosyolojinin ve en nihayetinde dilin kalbinde aranması gerektiğine inanan bir fani olarak bu satırları kaleme alıyorum. İsmimin ve inandığım hakkaniyet ilkelerinin hakkını vermek adına, bugüne kadar emeğin sömürülmesine karşı verdiğim her mücadelede olduğu gibi, kültürel mirasımızın ve anadilimizin sömürülmesine karşı da sesimi yükseltmek benim için sarsılmaz bir ahlaki ödevdir. İşte tam bu noktada, dünya bilim arenasının zirvesine henüz 26 yaşında Amerika’da profesör unvanı alarak çıkmış dahi bir vatan evladının, Oktay Sinanoğlu’nun Türk kültür tarihinin en büyük uyanışçı çığlıklarından biri olan "Bye Bye Türkçe" adlı eserini masaya yatırmak, sıradan bir kitap incelemesinin ötesinde, bu topraklara borçlu olduğumuz vatandaşlık bilincinin mutlak bir gereğidir. Sinanoğlu bu başucu eserinde, bir milletin varoluşsal gayesini sadece kuru bir tarihsel kronolojiyle değil; dili, sosyolojiyi, şehir tarihini ve kültürel mirası bütüncül bir potada eriterek ele alıyor ki, bu analitik ve tavizsiz yaklaşım benim de hayatım boyunca savunduğum o yüksek entelektüel standartlarla kusursuz bir biçimde örtüşmektedir. Kitabın ana konusu ve yegane amacı; dilini ve dolayısıyla kültürünü kaybeden bir toplumun hafızasını, liyakatini ve en nihayetinde bağımsızlığını nasıl kaybedeceğini gözler önüne sererek, plansız ve programsız eğitim politikalarına karşı milli bir duruş sergilemektir. Eserde beni derinden sarsan ve adalet arayışımın dil boyutundaki o asil karşılığını bulduğum şu satırlar, Sinanoğlu’nun bakış açısının ne denli haklı ve keskin olduğunu kanıtlar niteliktedir: "Kendi diliyle eğitim yapmayan bir ülke,
Bye Bye TürkçeOktay Sinanoğlu · Bilim & Gönül Yayınevi · 20195,7bin okunma
J bree den Kopuk Bağlar incelemesi
6/10
·288 syf.··
2026 60. kitabı
Yeni bir kitap ile geldim Kopuk Bağlar Bu seriyi bilmeyen, duymayan hatta okumayan kalmamıştır. Bi ben okumamıştım galiba ben de okudum. Normalde hiç Fantastik türü okuyabilen biri değilim. Bunu profilime gittiğiniz de okuduğum kitaplardan anlamış olursunuz zaten. Ama hiç bir zaman bu türü seveceğime dair olan umudumu yitirmedim. Kendimi tamamen bıktırmadan yavaş yavaş alıştırmaya çalıştım. Ve her zaman ki gibi yine bir fantastik kitaba daha şans vermek istedim. Fakat övüldüğü kadar güzel değil di. Evet ilginç bir konusu vardı. Kırk yılda bir görülecek değişik bir Fantastik turüydü. Ama ben bu kadar övüldüğüne değer bir seri olduğunu düşünmüyorum. Şimdi şey diyebilir siniz "Daha serinin ilk kitabından böyle konuşmak biraz erken değil mi?" Evet aslında erken ve ben seriye devam etmeyeceğimi söylemiyorum. İlk başta dediğim gibi ben zaten bu türü seven biri değilim. Yani sorun kitap değil de tamamen benim bu türü sevmemem. Arka Kapağı: Annem ve Bağlananlarının ölümünden sonra kendi Bağlarımı bulduğum için rahatlamıştım. Onlar yanımda olduğu sürece her şeyin yoluna gireceğini düşünüyordum. Ama öyle olmadı. Toplumumuzun kaderi benim ellerimdeydi. Hepimizin İyiliği için yalnız olmam gerekiyordu. Beş yıl boyunca onlardan saklanarak kaçak hayatı yaşadıktan sonra yakalandım ve kaçtığım Bağlarımla yüzleşmek için geri getirildim. Kaçarak herkes için doğru olanı yaptığımı sanıyordum. Şimdiyse bundan o kadar emin değilim. North, Nox, Gryphon, Atlas ve Gabe beni asla affetmeyecek gibi görünüyorlar. Ama aslında ben kendimi asla affetmeyeceğim. İncelemeye gelirsek: İlk başta başladığım da beklentim çok yüksekti. Serinin ilk kitabı çok önceden çıkmış olduğu halde ben okumayıp biraz daha devam kitaplarının çıkmasını bekledim. Ve hiç ara vermeden böyle değişik, güzel konusu olan bir
Kopuk BağlarJ. Bree · Olimpos Yayınları · 2024834 okunma