Edebiyat kelimesi ne Farsça'da var, ne de Arapça'da. Fransızca “Littérature”ü karşılamak için Tanzimat'tan sonra uydurulmuş. Kökü: edep. “Edep”le “edebiyat”, Batı ile Doğu’dur; “İrfan”la “kültür” gibi. Edep, insanın bütün davranışlarını kucaklayan bir kelime.
İbn Haldun, Ortaçağın karanlık gecesinde muhteşem ve münzevi bir yıldız; ne öncüsü var, ne devamcısı. #Mukaddime, çağları aydınlatan bir fecir, girdapları, mağaraları, zirveleriyle...
Orientales'in basılışından kırk yedi yıl sonra 1876'da Victor Hugo defterine şunları yazmaktadır:
"4 haziran, Sultan Murat V., Orientales'i Türkçe'ye çevirtmiş.
5 haziran, V. Murat Orientales'i öyle güzel çevirmiş ki boğdurmuş Abdülaziz'i"